2008 Turizm Trendleri

Gönderi Zamanı: 22 Aralık 2012 17:27 Okunma Sayısı:256 Kategori: Turizm Trendleri

Çevre bilinci “Aheste Turizmini” gündeme gelecek, 68 kuşağı torunlarını alıp tatile çıkacak, otel odalarının “sessiz” olması talep edilecek. Tur operatörleri fiyatsız katalog yayınlayacak

1ekoTurizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED) yerli-yabancı çeşitli kaynaklardan da yararlanarak 2008’in öne çıkan turizm trendlerini saptadı. TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, 2008’de turizmde; çevre-sosyal sorumluluk, sessizlik, yavaşlık ve kısa tatillerin öne çıkacağını söylüyor. TUYED’in araştırmasına göre, 2008’in 10 turizm trendi şöyle belirleniyor:

Aheste Turizm: 2008’de dünyada slow (yavaş) turizm öne çıkacak. “Yavaşlık Güzeldir” anlaşından hareketle, turizmde bir yerden bir yere koşuşturmayı değil, aheste aheste gezerek, gidilen yerin keyfinin çıkarıldığı tatiller tercih edilecek. Uçakların havaya saldığı karbon miktarını gözönüne alan “Yavaşlık Güzeldir” taraftarları, seyahatlerini trenle yapacak.

Türkiye golfte moda olacak: Araştırmalar golf turizminde İspanya ve Portekiz’in yerini Türkiye, Dubai ve Güney Afrika’nın alacağını gösteriyor. Türkiye 2008’de sadece golfte değil,  Çin, Tunus, Japonya, Libya, Vietnam, Suriye ve Kenya’nın yanı sıra, turizmde “Moda Ülkeler” arasında sayılıyor.

Sessizlik Güzeldir: Otelde konaklayan müşteriler artık yan odadakinin horultusunu, odalarındaki minibarın motor sesi veya klimanın gürültüsünü duymak istemiyor. İş seyahatine çıkanların yüzde 42’si tatildeyken gece deliksiz bir uyku çekmek istiyor. Tüketicilerin bu eğilimini dikkate alan dünyanın önde gelen zincir otelleri “sessiz odalar” yaratmak için yalıtıma para harcamaya başladı.

Halal Turizm: Muhafazakar kesimin taleplerine uygun olarak tasarlanan ve “Halal Turizm” olarak bilinen turizmin bu türü Türkiye’nin yanı sıra, dünyada da yayılıyor. Batılı oteller bu pastadan pay almak için birbiriyle yarışırken, Dubai merkezli Elmulla Grubu, alkol satılmayan, kumar oynanmayan ve helal yiyeceklerin verileceği ilk lüks otel zinciri projesi 2008’de hizmete açıyor.

Dede-torun gezmeleri: ABD’de savaş sonrası 1946-1964 doğan ve Batıda “baby boomer” kuşağı olarak bilinenler emekli oluyor. Batılı emekliler çocuklarından yüzde 25 daha paralı. Bankada paraları var. Bu kesimi Türkiye’de tatile çekmek için hazırlanan kampanya Şubat ayında İstanbul’da düzenlenecek EMITT Turizm fuarında tanıtılacak.

Otelde beğen, satın al evine gelsin: Otellere mobilyadan bornoza, yemek takımından yatağa kadar ürün veren firmalar, otelleri birer pazarlama alanı olarak da kullanıyor. Artık, otelde konaklayan tatilci, odasında kullandığı yatak çarşaf takımını, çalışma masasını, havluyu, bornozu kısaca neyi beğendiyse satın alıyor. Satın aldığı ürün de kendisine evinde teslim ediliyor.

Butik Jet Havayolları: Business class’ın ötesinde hizmet bekleyen müşterilere artık özel jetle seyahat etme şansı tanınacak. Dünyanın önde gelen havayolu şirketleri, lüsk arayanların talebini karşılamak için kendi özel jet filolarını oluşturmaya başladı.

Kataloglar fiyatsız olacak:  Batılıtur operatörleri uzun süredir tatil kataloglarının esnek ve günlük fiyatlı olması gerektiğini ısrarla savunuyor. İnternetten çevrimiçi tur satanlarla başa çıkamayan devler, katalogların fiyatsız yayınlanması için baskı yapıyorlar. 2008’de  kataloglardaki fiyatları kaldıramazlarsa, fiyatları tavan ve taban olarak verecekler.

 Sorumluluk varoş turizmi: Sosyal sorumluluk çerçevesinde Brezilya, Meksika ve Afrika’daki varoşlar, kenar mahallerine insanların durumunu yerinde görüp, onlar için yapılabilecekler konusunda görev almayı içeren turlar yapılacak.

Kısa tatiller:  Bir yandan fazla yer görme isteği, diğer yandan dünyanın başına musallat olan terör belasından dolayı 2008’de iki haftalık uzun tatillerin yerini kısa tatiller alacak.

Diaspora Turizmi: Son dönemde Doğu Avrupa’da gelişiyor. AB’nin doğuya genişlemesi ile birlikte bu ülkelerden batıya doğru göç artmaya başladı. Bu da turizmi etkileyecek. 2 milyar dolarlık olarak tahmin edilen pazarın müşteri kitlesini Doğu Avrupa ülkeleri oluşturuyor. Diaspora Turizmi’nin miras (atalarını daha iyi tanıma), mülk yatırımı (para kazanıp ülkesinde yatırım yapma) ve evlilik şeklinde üç bölümde gelişeceği belirtiliyor.

Kırsal yeşil turizm:  BaştaAvrupalılar olmak üzere Türk tatilci de kendi özüne dönme çabasında. Bu da insanları doğayla barıştıran “Kırsal” turizmin ön plana çıkmasına yol açıyor. Tarladan sebze meyve toplama, ağaca, toprağa dokunmak isteyen, plaza hayatının yorgunları ruh ve bedenlerini dinlendirmek için “yeşil turizme” yönelecekler.

Aralık 2007

Yorum Kapalıdır.