Akdeniz’de ibre Türkiye’ye dönüyor

Gönderi Zamanı: 21 Ocak 2013 08:51 Okunma Sayısı:199 Kategori: Bir Zamanlar Yazmıştım

Akdeniz Bölgesi’ndeki turizm hareketlerinin önemli oyuncularından Türkiye’nin, bu alandaki yıldızı parlamaya devam ediyor. Sıra, yakalanan başarıyı sürekli hale getirecek eylem ve girişimlere geldi. Eylem, sektördeki temel eksiklik ve hastalıkların giderilmesi, girişim ise farklılık yaratıp tesisleri çekici hale getirmek olarak özetleniyor. Son zamanlardaki gelişmeler, her iki alanda umut verici girişimlerin sinyali olarak algılanıyor.

1akdenizTürkiye, turizm alanında son üç yıldır başarılı bir grafik çiziyor. Geçen yıl dünya turizmi yüzde 1.3’lük gerileme kaydederken Türk turizmi, tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 12 büyüdü. Bu da Akdeniz bölgesinde yıldızımızın parlayacağına işaret ediyor. Uzmanlar, gelinen noktada yapılanların arkasının getirilmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü 1997 yılında da turizmde başarı yakalanmıştı. Ancak çıtayı yukarı taşıyacak girişimlerde bulunulmaması, birkaç yıl sonra turizmde ciddi yaprak dökülmelerine yol açtı. Piyasanın önemli aktörlerinden olan Türk tur operatörleri havlu atıp şirketlerini yabancılara satarken, bazı şirketler piyasadan silinip gitti.

Uzun vadeli plan şart

Kamu kesimi ve sektör temsilcilerinin önceki hatalardan ders çıkarması halinde manzaranın 1997’den farklı olması çok zor değil. Manzarayı farklı hale getirecek girişimlerin başında ise kamunun uzun vadeli plan yapması, sektör temsilcilerinin de ürün yelpazelerini geliştirip para harcayan turisti ülkeye çekmesi gerekiyor.

Bu noktada, aktif olarak turizm işini yapanlara göre kamu kesiminin dersini tam olarak çalıştığı söylenemez. Turizmciler cephesinde ise bir yandan tek çatı altında toplanma istekleri, diğer yandan tesislerinde farklılık yaratma çabaları umut vaad ediyor. Öte yandan euronun dolara karşı değer kazanmasıyla Türkiye’nin bu yılki turizm gelirlerinin yaklaşık 500 milyon dolar daha artabileceği söyleniyor.

Akdeniz’deki yerimiz

Türkiye’nin içinde bulunduğu turizm pazarı ‘Akdeniz Çanağı’ olarak adlandırılıyor. Bu bölgedeki rakiplerimiz İspanya, İtalya, Fransa, Portekiz ve Yunanistan, turizme bizden önce başlayıp önemli yol aldılar. Diğer rakiplerimiz ise Mısır, Cezayir, Malta, Fas, Tunus, Bulgaristan ve eski Yugoslavya’da ise kıpırdanışlar var.

Akdeniz Bölgesi, Avrupa’nın her zaman öncelikle ve yoğun olarak tercih ettiği bir turizm pazarı özelliğini taşıyor. Akdeniz pazarında seçilen ülke ve yörelerin zaman içinde pazar payları değişiyor. Bu da ekonomik tercihten kaynaklanıyor. Dünya turizm pastasından en çok pay alan ABD, İspanya, Fransa, İtalya ve Avusturya’dan sonra Türkiye 14’üncü sırada yer alıyor.

Popüler ülkeler

Bir zamanların gözde ülkeleri olan Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkelerin güncel popülerliği azalırken, Türkiye, Mısır ve Yunanistan önem kazanıyor. Önceki hafta bu konuda gazetelerde bazı haber ve yorumlar yer aldı. Türkiye’nin İspanya’nın tahtına oturduğu şeklindeki bu haberlerin ne kadar doğru ve yerinde olduğu, turizmciler tarafından tartışmalı bulunuyor.

Ancak Akdeniz pazarında diğer rakiplerimize oranla daha fazla tercih ediliyor olmamızın doğru tahlil edilmesinde yarar var. Örneğin, Türkiye’ye gelen turist sayısı artarken, kişi başına sağlanan gelir rakamı düşük kalıyor. Bu da kalite/fiyat dengesinin doğru kurulamamasından kaynaklanıyor.

Taşlar oturuyor

Turizm Uzmanı İşletmeci Zafer Cengiz’in yaptığı bir araştırma, durumu net olarak ortaya koyuyor. Cengiz, Almanya’nın en büyük turizm şirketlerinden olan Neckermann’ın sekiz Akdeniz ülkesindeki 445 otelin fiyatını kapsayan kataloğunu karşılaştırmalı olarak inceledi. Araştırma, Türkiye’nin fiyat açısından bölge ortalamasının yüzde 26 gerisinde olduğunu gösteriyor.

Cengiz’in tur operatörlerinin kataloglarından derlediği bir araştırmaya göre Antalya’da 3 yıldızlı otelde kişi başına ortalama çıplak fiyat 1988’de 75 Mark (41 dolar)’dı. Bu fiyat 13 yıl boyunca düşe kalka bocaladıktan sonra 2001’de 24 Mark (11 dolar) seviyesine geriledi.

Sevindirici gelişmeler

Şimdi, Türkiye’nin bu fiyatı yukarı çekmesi gerekiyor. Türk turizmine damgasını vuran temel eğilim, kalabalıkları içeren kitle turizmi. Belli bir gruba yönelik, içeriği farklı, fiyatı birkaç misli yüksek tur paketleri yeni yeni keşfediliyor. Örnek olarak sadece Heavy Metal tutkunlarına, izcilere, gençlere, emeklilere, kadınlara veya bekarlara yönelik hizmetin planlandığı tesisler gösterilebilir.

Bazı tesis sahipleri de mevcut tesislerindeki ürünlerini çoğaltarak bir farklılık yaratıyor. Antalya’da bulunan Gloria Golf Resort , Xanadu Resort, Cornalia, Hillside, Şampiyon Tatil Köyü, Topkapi Palace, Fethiye’deki Lykia World gibi tesisler bunun başında geliyor. Gloria Golf Resort ve Xanadu yöneticileri, tesis içinde oluşturdukları süper lüks villalarına geceliği 800 ile 1.000 dolar (yaklaşık 2.2 milyar lira) arasında değişen fiyattan müşteri bulmakta zorlanmıyor.

Gelirleri artıracak öneriler

  • Dünya turizm pazarındaki gelişmeleri sürekli olarak takip edip yorumlayın, çağdaş ve teknik gelişmelere ayak uydurun.
  • Rakiplerin durumlarını özellikle yakından izleyin, piyasayı bilgilendirerek kamuoyu oluşturup, diğer piyasalardan örnek dersler çıkarın.
  • Birbirine benzeyen tesislerin zamanla ucuz fiyattan satılacağını unutmayın, bu yüzden otelinizde farklılık yaratıp rekabet ve fiyatta öne geçin.
  • Sektördeki temel eksiklikler, hastalıklar ve kötü alışkanlıkları giderecek şekilde eylem birliği yapın, iyileştirme amacıyla dayanışmaya gidin.
  • Sektörler ve kuruluşlar arasında uygulamalı işbirliği platformları oluşturarak yaşanan sorunlar üzerine planlı programlı çözümler üretip uygulayın.
  • Kısa vadeli küçük hesaplarla değil, uzun vadeli gerçek ortak çıkarlara göre hareketi öğrenip, ürün ve hizmet kalitenizi artırın.

Turizmciler liderlik için ne öneriyor?

“Farklı ürünler, gelirleri artırır”

Antalya Kepez’de bulunan THK’ye ait havaalanının özel uçaklara açılması gerektiğini belirten Turizm Uzmanı İşletmeci Zafer Cengiz, farklı ürünlere yönelmenin önemini şöyle anlatıyor: “Elimizde bulunan potansiyeli iyice kullanıp oturtmadan yenilerinin peşinde koşuyoruz. Eskiden Kemer’deki bir tesise dünyanın çeşitli ülkelerinden izciler geliyordu. Tesis, bir holdinge tahsis edildi ve yeni sahipleri izcilerle ilgilenmeyince onlar da küsüp gitti. Gücümüzü öncelikle eldekileri korumaya harcarsak Antalya, dünya izcilerinin tatil merkezi haline gelebilir. Antalya’da binlerce kişiyi konser ve benzer aktiviteler için buluşturacak mekanlara da ihtiyaç var.”

“Aile turizmi gelişiyor”

Turizmde rekabetin iç kapışma yerine farklılık yaratmada olması gerektiğini dile getiren Şampiyon Tatil Köyü Genel Müdürü Osman Ayık, şunları söylüyor: “Çevremizdeki tesislerin birbirine benzemeye başlaması, bizi farklı bir alana yönelmeye itti. Yaptığımız araştırmalar sonunda kalabalık ailelerin tatilde rahat edecekleri tesisleri tercih ettiğini gördük. ‘Aile Turizmi’nde temel farkın konaklamada olduğunu fark ettik. Normal ev gibi, biri çocuklara diğeri ebeveynlere yönelik iki odalı yaptık. Bununla da kalmayıp, çocuklara yönelik etkinlikleri çoğalttık. Sezon açıldığından beri yüzde 80’i aşan bir dolulukla çalışıyoruz.”

“Turist tesis dışına çıkmalı”

Turistik varış noktalarının (destinasyon) kalitesinin artırılması gerektiğine işaret eden Vasco Turizm Koordinatörü Dr. Yusuf Örnek, şunları söylüyor: “İyi bir tesiste kalmak yetmiyor, tesis çevresinin de kaliteli olması gerekir ki, insanlar tesis dışına çıksın. Son aylarda Her Şey Dahil Sistemi’yle (HD) ilgili olarak bir bardak suda fırtına koparanlar, bu gerçeği görmezlikten geliyor.

Neden İspanya ve Yunanistan’da bu sistemi kullanan tesis sayısı artmıyor? Çünkü, insanlar çoğu kez tesislerin yakınındaki ‘bodega’ ya da ‘taverna’ türü yerlerde iyi bir servisi uygun fiyata satın alabiliyor. Gelirin artması, ancak otel dışındaki harcamaların artmasıyla sağlanabilir.”

“Tematik oteller ilgi görüyor”

Tüketici eğilimlerini dikkate aldıklarını söyleyen WOW (World Of Wonders-Harikalar Diyarı) Oteller Zinciri Koordinatörü Vadi Karatopraklı, şu bilgileri veriyor: “İlk otelimiz Topkapi Palace, kendine özgü bir mimari özellik taşıyor. Tesis, sahip olduğu farklı mimarisinden dolayı yer aldığımız tüm kataloglarda hemen dikkat çekiyor. Tematik otelin tutması bizi yeni tesisler açmaya zorladı. Nitekim, sırada Moskova’daki Kremlin Sarayı, ABD’deki Beyaz Saray ve Avusturya’daki Schönbrunn Sarayı temalı otellerimiz var. 2003’te açılacak olan Kremlin Sarayı için, Rus turistlerden daha şimdiden rezervasyon teklifleri geliyor.”

Yayın yeri ve tarihi: Ekonomist, 25/08/2002

Yorum Kapalıdır.