Ambarseki köyünde sanat turları başlattı

Gönderi Zamanı: 9 Eylül 2012 20:35 Okunma Sayısı:397 Kategori: Son Yazılar

Turizm, sadece kalabalık kitlelerin katıldığı bir etkinlik olmadığı gibi, bu alandaki girişimlerin de her zaman büyük sermaye grupları tarafından yapılması gerekmiyor. Bu tanıma örnek olarak,  Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) kökenli tiyatrocu Şıh Ali Yalçıner’in “Kavimler Kapısı”’ adını verdiği, İzmir’in Karaburun yarımadasına bağlı Ambarseki köyünde kurduğu atölye girişimini verebiliriz.
Yalçıner 20 yıldır Hollanda’da yaşayıp ve orada da tiyatro ile uğraşıyor. 12 yıl önce Ambarseki köyüne gelip,  burada çok ortaklı eski bir zeytin değirmenini satın aldı. Uzun uğraşlar sonunda, bahçesinde asırlık çınar ağacı, kurnasından sular akan bir çeşmesi de olan mekânı, sanat atölyesine çevirdi.
Sanat atölyesi aynı zamanda herkesin birlikte yemek pişirip birlikte yemek yediği bir mutfağı ve en fazla 20 kişinin konaklayabildiği bölümleri de bulunuyor. Konaklama dediysek öyle aklınıza 5 yıldızlı otel konforu gelmesin!  Etrafları cibinlikle kaplanmış yer yataklarının serildiği bir ‘koğuş’tan ibaret…

Yalçıner, koğuşun üstünün açılır kapanır olduğunu, bunu da geceleri yatarken gökyüzü ve yıldızları seyretmek için yaptıklarını söylüyor. Sanat atölyelerinde herkese konaklama imkânı söyleyen Yalçıner, “Konaklamanın bedeli ne kadar diye soranlara gidip pansiyonda kalmalarını söylüyoruz. Çünkü biz burayı kâr amaçlı olarak yapmadık. Burada Şeyh Bedrettin, Mevlana, Pir Sultan Abdal, Nazım Hikmet, Âşık Veysel ve Aşık Mahsuni gibi nice değerleri bağrından  çıkaran Anadolu’nun paylaşımcılık kültürünü yaşatıyoruz” diyor.

“Uyku tulumu ve kalplerini alıp gelsinler”
Kavimler Kapısı sanat atölyesinde her yaz, Börtlüce Şiir Günleri, tiyatro ve film gösterileri gibi etkinlikler yapıldığını kaydeden Yalçıner, “Sınır tanımayan artistler grubunun üyesiyim. Her yıl gruptan sanatçılar uyku tulumları ve kalplerini alıp atölyeye geliyor. Buraya Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden dostlarımız geliyor. Onların destekleriyle burası yaz akademisine dönüşüyor. Köylü çocuklara tiyatro eğitimi veriyoruz” diyor.

Tiyatronun belli bir kesimin malı olmadığının altını çizen Yalçıner bu konudaki görüşlerini şöyle özetliyor: “Her gün, boş zamanlarında 10-15 çocuk atölyeye geliyor. Biz de çocuklarla böyle bir oyun kuruyoruz. Dans öğreniyorlar, tiyatro öğreniyorlar, buradaki imkânlarla video çekimi yapıyorlar. Birlikte oyunlar için mask yapıyoruz. Amsterdam Tiyatro’sunun direktörü geliyor. Çocuklar rap yapıp,  tango öğreniyorlar. Büyüklerini taklit ediyorlar, burada birlikte ekmek yapıyoruz, hayallerimizi topluyoruz.”

Sanat atölyesinin kültür turizmine hizmet ettiğine işaret eden Yalçıner, başta köylüler olmak üzere herkesin Ambarseki ‘nin ekolojik dengesinin korunmasına yardım etmesi gerektiğini belirterek “Köylü pansiyonculuğa açık.  Buradaki girişimler köyün ekolojik dengesine zarar verecek boyutta olmamalı. Bunun olması halinde kimsenin burayı görmek istemeyeceğini anlatıyoruz. Bazen buraya Çeşme veya Bodrum’dan sıkılanlar geliyor. Gözlerine kestirdikleri bir bahçeye hemen ev kondurmak istiyorlar. Bu tür girişimlere dur demezsek burası da yakında herkesin sıkılacağı bir yer haline gelir.”

Bir Yorum Yazın