Belgrad Türk turistleri bekliyor

Gönderi Zamanı: 7 Kasım 2015 13:16 Okunma Sayısı:399 Kategori: Son Yazılar

Sırbistan’ın başkenti Belgrad vizesiz seyahat edip, farklı yerel lezzetleri tatmak ve canlı gece hayatının keyfini sürmek isteyen Türkleri bekliyor. Belgrad, 1.5 saat gibi kısa sürede ulaşılması, Osmanlı’dan kalma görülmeye değer tarihi yerleri, kültür, festival ve eğlence konusunda sunduğu çeşitlilikten dolayı tercih ediliyor.

Sırbistan, Avrupa’nın doğu ve batısını birbirine bağlayan yolların kesiştiği, Balkan Yarımadası’nın merkezinde yer alıyor. Avrupa’nın en uzun nehri olarak bilinen Tuna’nın bir kolu olan Sava kıyısına kurulan Belgrad UNESCO korumasındaki Panoniyen ve Sumadiya doğal alanlarını içeriyor.

Türk Havayolları, Hyatt Regency Oteli, Grand Casino, Central Bar ve Amber Restaurant’ın katkılarıyla düzenlenen “ Belgrade Day & Night Life ” konseptli geziye katılarak Belgrad’ı tanıma fırsatı bulduk. Öncelikle Sırbistan’ın Türklerden vize istemediğini hatırlatmakta yarar görüyoruz. Başkent Belgrad’a Air Serbia ve THY İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan, Pegasus ise Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan seferler düzenliyor.

Günümüzde Avrupa’nın ucuz destinasyonlarından biri olarak karşımıza çıkan Belgrad’a seyahat acenteleri 3 ila 7 gece arasında değişen sürelerde turlar düzenliyor. Turların fiyatı da kişi başı 199 Euro’dan başlayıp, 499 Euro’ya kadar çıkıyor.

Osmanlı’nın izleri var

Belgrad, Türk misafirlerine Osmanlı’dan günüzüme kadar gelen birçok tarihi mekanı görme imkanı sunuyor. Bunlar arasında padişah Üçüncü Ahmed’in kızı Fatma Sultan ile evlenip, Peter Varadin Muharebesi’nde şehid düşen Damat Ali Paşa’nın türbesi, Bayraklı Camii gibi mekanlar en dikkat çekenleri oluşturuyor.

Şehri gezerken aşina olduğunuz birçok Türkçe kelimeyi görürseniz hiç şaşırmayın. Buna örnek olarak kentin en bilinen tarihi ve kültürel yerlerinden biri olan Kalemegdan’ı (Belgrad Kalesi ) gösterebiliriz. Açık hava müzesi olarak hizmet veren Kalemegdan, Tuna nehrinin kolu Sava’nın manzarasına hakim bir tepede bulunuyor. Kuruluşu 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarına uzanan Skadarlija’da, dönemin en tanınmış sanatçıları, entellektüel kişileri, şairleri ile ülkenin önde gelenlerinin buluştuğu taverna ve restoranları hala hizmet veriyor. Neşeli, sanatsal atmosferi ve bohem havasıyla Paris’in ünlü bölgesi Montmartre’yi andırıyor.

İstanbul’un İstiklal Caddesi varsa Belgrad’ın da Knez Mihailova’sı var. Burası tahmin edeceğiniz üzere kentin önemli açık hava alışveriş merkezi. Başta Ortodoks’lar olmak üzere inanç turizmine meraklı turistler, Avrupa’nın en büyük Ortodoks kilisesi olarak bilinen Saint Sava’yı ziyaret ediyor. 5 bin yıllık geçmişi bulunan kentte, 40’tan fazla Ortodoks, 8 tane Roma Katolik kilisesi, camiler ve sinagoglar bulunuyor.

Kıbrıs’a rakip geliyor

Belgrad, her türlü canlı ve makine oyunlarından hoşlandığından Kıbrıs’a gidenlerin karşısına yeni bir seçenek olarak çıkıyor. Bu makinelerin bulunduğu mekanların en büyüğünü Avrupa’nın en uzun nehri Tuna nehrinin kolu Sava’nın hemen yanında kurulu bulunan Belgrad’ın en önemli eğlence kompleksi

Grand Casino oluşturuyor. Bu mekanda, 4 değişik restorantta yerel lezzetlerin yanı sıra, uluslararası mutfakların en güzel örnekleri de misafirlere sunuluyor. Grand Casino Pazarlama Direktörü Milos Simic, resmi makamlardan alınan bilgilerin bu yılın ilk dokuz ayında Türkiye’den Belgrad’a gelenlerin 45 bini aştığını söylüyor. Simic, casinolarına gelen yabancılar içinde Türk misafirlerin ilk sırada yer aldığını vurguladıktan sonra “Casino’muzdaki Diva Bar, Las Vegas tarzında şovlar ve canlı konserlerler misafirlerimize Belgrad’ın gece hayatını yaşatıyor” diye ekliyor.

Nikola Tesla’nın memleketi
Belgrad aynı zamanda günümüz dünyasının en önemli teknolojilerinden bazılarının mucidi olan Sırp asıllı Amerikalı fizikçi Nikola Tesla’nın memleketi. Tesla, telsiz ve radyo alanında Mors koduyla yapılan haberleşmeyi aşarak uzaktan kontrol mekanizmasını keşfetti. O’nun 1898’de New York şehrinin Madison Parkı’nda telsiz ile uzaktan kontrollü gösterisi, günümüzde adını taşıyan müzede, uzaktan akım verilerek ziyaretçilerin eline
tutuşturulan floresanların yakılmasıyla birebir yaşatılıyor. Floresan, radar, manyetik rezonans (MR) ve kablosuz elektrik teknolojileri onun teorileri temel alınarak geliştirilmiş.

GDO’nun uğramadığı ülke

Sırbistanlılar ülkenin her yerinde yetiştirdikleri GDO’suz organik besinleriyle övünüyor. Hatta bu konuda halk arasında dolaşan şehir efsanesine göre, kendilerine tohum verip üretim yapmak isteyen Fransızların tekliflerini ellerinin tersiyle itmişler.

Sırbistan mutfağı, bizim damak zevkimizi yakalayan ve hatta Avrupa’da yabancılık çekmeden doya doya yemek yiyebileceğimiz ender ülkelerden birisi. Et ve tavuk ürünleri ise dünyanın pek çok ülkesi ile rahatlıkla rekabet edebilecek kadar lezzetli. Nitekim konakladığımız Hyatt Regency’de sahanda yumurta siparişi verdik, gelenin kokusuyla lezzeti bizleri yıllar öncesine, annaannelerimizin bize sunduğu lezzetlere götürdü. Burada kendi mutfaklarının yanı sıra, Türk, Macar ve Avusturya mutfağının da etkilerini görebilirsiniz. En uygun bedelle, yiyebileceğiniz en lüks ve en lezzetli yemekleri Belgrad’da bulma şansına sahipsiniz.

Eski liman bölgesi Betonhala’da bulunan Ambar Restaurant Balkan mutfağının en iyi yemek uygulamalarını bulabileceğiniz seçeneklerden biri olarak karşımıza çıktı. Özellikle tavuklu yemek seçeneklerini çok beğendik. Geleneksel yemeklerin modernize edilerek sunulduğu mekanda geniş şarap menüsü ile Fransa ve Califronia ile rekabet edebilecek şarapları bulma şansınız da var.  Burada üzüm ve erikten yapılan milli içecekleri rakija’ya denemenizde yarar var.

Bu arada Ambar’ın da bulunduğu eski liman bölgesinde yol boyunca sıra sıra dizilen yüzlerce gece kulübü, disco, bar ve canlı müzik dinleyebileceğiniz mekanların sabaha kadar açık olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Kişiye özel hizmetler veriyor

Belgrad gezimiz boyunca bizleri bir an olsun yalnız bırakmayan Monja (Monya okunur) Uzunovic’in girişkenliği ve gittiğimiz her mekanda iyi ağırlanması dikkatimizi çekti. Kendisine ne iş yaptığını sorduğumuzda ‘Lüks Concierge Hizmeti’ diye yanıt verdi. Girişimci genç kızın anlattığı bu hizmet Türkiye’deki gençlerin de ilgisini çekebilir diye biraz ayrıntı vermesini istedik. İşiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Yurtiçi ve yurtdışında gezerken birçok kez hem benim hem de çevremdeki insanların kendilerine özel, farklı talepleri olabildiğini gördüm. Bu farklı taleplere tek elden yanıt veren bir oluşum olmadığını görünce geçen yıl Concierge Belgrade Service (CBS) şirketini kurdum. Türkler de dahil, dünyanın neresinden gelirse gelsin Sırbistan’a gelen misafirlere terzi usülü özel hizmetler veriyoruz. Örneğin, bebekli eşler bizden kendileri şehir gezisi yaparken bebeklerini emanet edebilecekleri bir bakıcı isteyebiliyor. Ya da ailesine farklı bir mekanda farklı lezzetler tattırmak isteyenler bizden kendilerine özel restoranlar bulmamızı istiyor. Talep edilmesi halinde şoförlü-şoförsüz her türlü araç temin edebiliyoruz. Otelde kalmak yerine bir evde konaklamak isteyenlere bütçe ve tercihlerine göre ev veya villa da buluyoruz. Zaten bu yüzden mottomuzu ‘24 saat yılın 365 günü kişiye özel hizmet veriyoruz’ şeklinde belirledik. İş veya eğlence amaçlı çok farklı, kişiye özel hizmet talep edenler bize www.concierge-belgrade.com adresinden ulaşabilirler.”

Yayınladığı yer ve tarih: Para Dergisi, 1 Kasım 2015

Yorum Kapalıdır.