Bırakınız turistler keyifle gezip alışverişlerini yapsınlar…

Gönderi Zamanı: 7 Temmuz 2015 13:25 Okunma Sayısı:274 Kategori: Son Yazılar

Birileri düğmeye bastı ve akıl almaz bir Çin protestosu ülkeyi sardı. Organize bir şekilde başlatılan, fotomontajlı fotoğraflar eşliğinde çarpıtma söylentilerle birileri bir bardak suda fırtına koparıyor.

Senaryosu belli merkezlerce yazılmış benzer çarpıtmalara Körfez Savaşı sırasında tanık olduk. Irak’ta nükleer bomba olduğuna bizi inandırmak isteyen ABD’li yetkililer ‘iliştirilmiş’ basını kullanarak televizyon ekranları ve gazeteler üzerinden sahte, uydurulmuş hatta Irakla ilgisi olmayan fotoğraflar eşliğinde yoğun bir kara propaganda yapıp durdu.

Son günlerde Çin’in ‘yumuşak karnı’ Uygur meselesiyle ilgili koparılan fırtınayı görünce, mesleğimiz gereği bir araştırma yapma ihtiyacı duyduk. Uygur meselesini kaşımak isteyen merkezler, bundan birkaç yıl önce de ‘Çin askerleri Müslüman Uygurları taradı’ şeklinde sağa-sola yayılmış cesetlerin olduğu bir fotoğrafın da olduğu bir haber yaptı. İşin aslı araştırılınca bu fotoğrafın bir trafik kazasına ait olduğu ve yerde yatan ölülerin de Han Çinlisi olduğu ortaya çıktı.

Aynı uydurma haberin devamında bu kez ‘Uygurlar Çin zulmünü lanetlemek için protesto yürüyüşü yaptı’ başlıkla başka bir bilgi kirliliği yapıldı. Haberde kullanılan fotoğrafın da bir fabrikada işten çıkarılanların yaptığı protesto yürüyüşüne ait olduğu kanıtlandı.

Bir gazeteci olarak her ülkenin, her yönetimin eleştirilebilir olduğuna yürekten inanıyorum. Ancak yapılacak eleştirilerin de –ki son zamanda Türkiye’de tanık olduğumuz tatsız olayların eleştiri ile ilgisi yok- sağlam kanıtlara ve gerçek olaylara dayandırılması gerekiyor. İşin bundan sonraki kısmını siyaset bilimcilerin tartışmasına bırakarak, biz turizme ilgili boyutlarına bakalım…

Turizmden pay almak isteyen ülkelerin sıklıkla öne çıkardıkları değerlerinin başında ‘misafirperverlik’ kavramı geliyor. Üstelik bizler bu kavramı turizmden dolayı öğrenmedik, misafirperverlik bizim genetik kodlarımızda var. Ancak son günlerdeki tatsız olaylara bakanlar, Türklerin misafirperverliği sorgulamaya başladı. Oysa bu kavram iliklerimize öylesine işlemişti ki, bazı bölgelerimizde aralarında kan davası olanlardan biri ‘kanlısının’ evine sığındığında bile misafire olan saygıdan dolayı kılına dokunulmazdı.

Hal böyleyken, sözde zulmü protesto edenler Koreli masum turistlere saldırıp onlara zulmediyor. Velev ki, o turistler Çinli turist olsun, devletin politikasını o masumlar mı belirliyor, uygulanmakta olan doğru-yanlış kararları o turistler mi alıyor? Elbette ki hayır! O zaman masum turistlere saldırmak da nerden çıktı? İşin insani kısmında kendi kendimize bu soruları sorup, doğru yanıtları bulmalıyız.

Olup bitenleri ticari açıdan değerlendirmeye kalktığımzda ise yine karşımıza akıl almaz bir durum çıkıyor. Bu çirkin saldırıları yapanlar turizmin Türkiye ekonomisi için ne ifade ettiğini hiç merak ediyorlar mı? Bu yıl Rus turistten dolayı oluşacak gelir kaybının kaç aileyi olumsuz etkileyeceğinin farkındalar mı? Gönlünde gerçek Türkiye sevgisi olanların bu soruları doğru yanıtlaması gerekiyor.

Şimdi de bu soruları Çinli turist bağlamında ele alalım. Dünyada en fazla gezip en çok para harcayan turist konumuna gelen Çinliler, tam da bu noktada Türk turizmi için önemli hale gelebilirdi. Bu şansı teptik. Turizmciler Çinli turistlerin bu potansiyelini görünce haklı olarak geliştirilmesi gereken alternatif pazarları sayarken İranlı ve Çinli turistleri ilk sıralara koyuyordu. Daha fazla Çinli turistleri nasıl ülkemize çekmemiz üzerine kafa yormamız gerekirken, birileri birilerinin ‘Gazı’na gelip bir çuval inciri berbat etti. Ne diyelim “gaz”ınız mübarek olsun!

Yorum Kapalıdır.