Bodrumlular televole imajına savaş açtı

Gönderi Zamanı: 6 Eylül 2012 10:26 Okunma Sayısı:355 Kategori: Son Yazılar

Bodrumlular, yarımadanın sadece sabahlara kadar süren eğlenceleriyle gündeme gelmesinden rahatsız… Oysa dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Mausolus Mezarı, Bodrum’da bulunuyor.

Dolayısıyla Bodrumlular tarihi ve kültürel zenginliklerinin ‘barlar sokağı’nın ve ‘televole kültürü’nün gerisinde kalmasından üzgün. Bu imajı değiştirmeye kararlı turizmciler de tur operatörlerinden gelen talep üzerine ürünlerini çeşitlendirme yoluna gidiyor.
“Sanma ki geldiğin gibi gideceksin, senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler.”
Bodrum’un ulusal ve uluslararası arenada tanınması için büyük emekleri geçen Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), çok sevdiği Bodrum’u böyle tanımlıyordu.
Ancak son yıllarda Bodrum’u gezip görenlerin aklında, sabahlara kadar süren eğlence dışında bir şey kalmadığı söyleniyor. Bodrum’u uzaktan izleyenler ise bazı mankenlerin ‘televole’ programlarına yansıyan skandalları dışında bir şey anımsayamıyor artık Bodrum’la ilgili.
Bu durum, yıllardır ‘turizmin barometresi’ konumunda olan Bodrum’da hem yurtiçi hem de yurtdışına hitap eden tesislerin doluluk oranlarını son derece olumsuz etkiliyor. Turistik tesislerin doluluk oranında ciddi düşüşler yaşandığı haberleri geliyor Bodrum’dan. Ege’nin sembolü bu turizm kasabasında tesisler, bu aralar ortalama yüzde 55’lik dolulukla çalışıyor. Geçen yılın ilk altı aylık döneminde toplam 435 bin kişinin ziyaret ettiği Bodrum’a bu yılın aynı döneminde gelenlerin sayısı 468 bine ulaştı.

Turist sayısında yaşanan hafif yükselişe rağmen gelirlerindeki düşüşten memnun olmayan turizmciler, Bodrum’un tarihi ve turistik özelliklerini daha fazla öne çıkarıp, turizm ürünlerini çeşitlendirmek istiyor.
Kale gezilmiyor

Gelişmelerden rahatsız olan Bodrumlular, mevcut durumu değiştirmek amacında. Bunun için hazırlanan projeler yeterli olmamakla beraber, iyi bir başlangıç olarak yorumlanıyor. Bodrum Hotel Dedeman Genel Müdürü Salih Gönç, Bodrum’un çok iyi bir iklime sahip olduğunu belirttikten sonra şunları söylüyor:
“Burada öylesine çok bilinmeyen var ki… Bodrum’a kongre turizmini çekmek gerekiyor. Biz bunun için çabalıyoruz. Devremülklerimizi dış pazarlara açtık. Ürdün ve İran pazarları bizden fiyat istiyor.”
15 Haziran-15 Eylül arasına sıkışan talebin genişletilmesi gerektiğine işaret eden Gönç, bunun yolunun da Bodrum’u sadece eğlenceyle özdeşleştirme yanlışlığından kurtulmaktan geçtiğini söylüyor.
Gücün simgesi Herkül’ün Bodrum’daki yerinin bilinmediğini belirten Bodex Turizm Genel Müdürü Şükrü Gözütok ise şunları söylüyor: “Bodrum, Mavi Tur’un önemli başlangıç noktalarından biri. Mavi Tur’a çıkanların yüzde 90’ı ise Bodrum Kalesi’ni dahi gezmiyor. Biz, bu yüzden içinde tarihi ve kültürel yerlerin gezilmesini de içeren turlar düzenliyoruz.”
Butik oteller
Tur operatörlerinin Bodrum’da butik tarzı otelleri tercih etmeye başladığı söyleniyor. STG International İzmir-Bodrum Bölge Müdürü Mehmet Uçar, bu konuda şu bilgileri veriyor: “Turizmciler arasında biri bir şey başlattı mı, herkes onu izliyor. Bunu Her Şey Dahil sistemi ve apart otelcilikte net olarak gördük. Herkesin aynı şeylere yönelmesi, kalitenin düşmesi ve birbirine benzer tesislerin ortaya çıkmasını gündeme getiriyor. Oysa tur operatörleri şimdi farklılık yaratan tesisler arıyor. Bu farklılığı da ‘Select’ ya da ‘Butik’ denilen otelcilik tarzında buluyorlar. Bu farklılığı işlettiğimiz Sunshine Oteli’nde vermeye başladık.”
Altyapı sorunu
Butik tarzı otelleri tercih eden tur operatörlerinin ucuzluk yerine daha iyi hizmet, kaliteli servis istediği belirtiliyor. Aralarında Sea Garden, Sunshine, Zeytin Ada Hotel ve Divan Palmira gibi isimlerin bulunduğu tesislerde bu aralar doluluk açısından bir sıkıntı yaşanmadığı belirtiliyor.
Muğla’da bulunan 11 belediye, turizmcilerin karşısına sık sık ciddi bir sorun olarak çıkan elektrik kesintilerini aza indirmek amacıyla devletten 4 trilyon liralık ödenek aldı. Belediyeler Birliği ise Devlet Su İşleri’yle yaptığı bir anlaşmayla Milas Geyik Barajı’ndan Bodrum’a su taşınması konusunda görüş birliğine vardı.
Bodrum’da sık sık gündeme gelen balık çiftlikleri sorunu da Bodrum Kaymakamı Cumhur Güven Taşbaşı’nın devreye girmesiyle çözüldü. Çiftlikler, Salih ve İkiz Adaları’na kaydırılıyor.
Tanıtım atağı
Bodrum’un önemli gelir kaynaklarından biri de yatçılık. Bodrum’da yatçılık gelişiyor. Teknelerin sahip olduğu özelliklere göre günlüğü 3.500 dolara kiralanıyor. Bodrum’da fiyatı 500 bin dolardan başlayan irili ufaklı yılda ortalama 75 tekne suya indiriliyor. BOTAV, Bodrum’un sahip olduğu potansiyeli yurtdışı fuarlarda tanıtmak amacıyla Türkçe, İngilizce ve Rusça olmak üzere CD, rehber ve broşürler hazırladı. Bu arada Bodrum’da çoğunluk tarafından fazla bilinmeyen ‘self catering’ (butik otelcilik) konusunda çeşitli projelerin hazırlanması dikkat çekiyor.
Danimarka Kraliçesi tarafından ‘Şövalye’ unvanı verilen Bodrum Müzesi Müdürü Oğuz Alpözen, Bodrum’u mekan tutan mankenlerle ilgili ‘televole’ türü haberlerin öne çıkarılmasını eleştirerek, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Bodrum’un ‘televole’ programlarında anlatılan kısımlarıyla değil, zengin tarihiyle gündeme gelmesini istiyoruz. Bodrum’u yurtdışında tanıtmaya gidenler, neleri tanıtmaları gerektiği konusunda bize danışmıyor. Oysa, Bodrum’un sahip olduğu zengin tarihi ve kültürel yanlarının öne çıkarılması gerekiyor. Mülkiyeti Bodrum Müzesi’ne ait Turgut Reis yakınlarındaki Yassıada’yı dalış turizmine kazandırmak istiyoruz. Yassıada’da bir konferans salonu ve yeme-içme birimleri oluşturulmasına öncülük edeceğiz. Adaya götüreceğimiz turistlere günübirlik dalış imkanları sunacağız. Ayrıca Neyzen Tevfik’in evinin, Etnografya ve Ney Müzesi haline getirilmesi için kaynak arıyoruz.”
Bodrum’daki turist harcamalarında ciddi düşüşler olduğunu belirten Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Halil Özyurt, şunları söylüyor:
“Bodrum, yerli-yabancı turist için barometre işlevi görüyor. Çünkü önce buralar dolar, ardından diğer turistik bölgeler.
Ancak bu yıl, bu gelişme yaşanmadı. Bodrum, hala yüzde 50-55 dolulukla çalışıyor. İngiliz pazarından gelen turist sayısı düşüyor. Yine de İngilizler’in yurtdışı çıkışlarındaki düşüş yüzde 40’lara ulaşırken, bize yansıması yüzde 30’u geçmiyor.
Yani iyimser bir tahmin yapmak gerekirse yüzde 10 artıdayız demek mümkün. Bu arada ikinci konutlarına gelenler bile eskisi kadar çarşıdan alışveriş yapmıyor. Bu durum toplam harcamalarda ciddi düşüşlere neden oluyor. Düşük kredili faizler verilirse ev pansiyonculuğu gelişebilir. Bu alana gelen talepler dikkate alındığında ev pansiyonculuğu ciddi bir atak yapabilir.”

Yayın yeri: Ekonomist, yayın tarihi 2002

Bir Yorum Yazın