Bu ‘spa’lar bildiğiniz gibi değil

Gönderi Zamanı: 18 Şubat 2013 09:11 Okunma Sayısı:297 Kategori: Son Yazılar

Kaplıca ve masaj ile sınırlı uygulamalar geride kaldı. Anti-aging ve detoks özellikli ozon saunadan nefes açan tuz odalarına, yağmur tünelinden doktor balıklara kadar çok sayıda yeni yöntem yatırımcısını bekliyor.

1spaUzmanlar, artan nüfusun sağlıklı bir ömür sürmesi için yaşlanma sürecini yavaşlatacak konulara kafa yoruyor. Bulunan yöntemlerin önemli bir kısmı artık kabuk değiştiren spa’larda uygulanıyor. Tüketicileri dinleyen spa yatırımcıları artık onlara yaşlanmayı geciktirip, sağlıklarının bozulmasına yol açan toksinleri vücutlarından atan, dinçlendirme özelliği olan yeni yöntemler sunuyor. Spa’larda sunulan yeni yöntemlere baktığımızda bunların arasında ozon sauna, tuz odası, doktor balıklar, nefes açan tuz odaları, bedeni uyandıran yağmur tüneli, organik yağlarla masaj gibi hizmetlerin öne çıktığını görüyoruz. Bu da yepyeni yatırım alanları anlamına geliyor. Yaşlanma sürecini yavaşlatmaya odaklı tıbbi gelişmeler hızla çeşitleniyor.

Nüfus artışı ve yaşlanmadan en çok nasibini alan yaşam alanları kuşkusuz şehirler. Yoğun iş temposunda çalışanlar, iş stresi ve kentlerin kaotik yapısı karşısında beden ve zihinlerini zinde tutmak istiyor. Sağlık turizmine ilginin arttığı da düşünüldüğünde bu hizmetlerin katlanarak artacağını söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Sağlığı koruma, rahatlama ve bedeni dinç tutmaya yönelik talepler, spa’ları ürün ve hizmetlerini bu taleplere göre değiştirmeye zorluyor, İnanır Group Yönetim Kurulu Başkanı Dursun İnanır, günümüzde spa’larda arınmak için gümüş kullanımı, alkali beslenme, alkali bakımlar ve sağlıklı beslenme için yemek pişirme programlarının öne çıktığını söylüyor.

Vücut şekillendirme, zayıflama, bakım ve gençleşme gibi konuların Türkiye’deki spa’larda çoğunlukla göz ardı edildiğine dikkat çeken İnanır, şunları söylüyor: “Medical spa kavramı Türkiye’de hâlâ tam anlamıyla bilinmiyor. Halbuki ABD’de spa’ların ciddi bir bölümü bunlardan oluşuyor. Ayrıca, sadece bir amaca, örneğin zayıflamaya yönelik programlar yapan spa’lar var. Misafir buralarda, özellikle beslenmeyi öğreniyor, birkaç kilo verip, masaj ve bakımlarla stresten arınıp geri dönüyor. Böylece stressiz bir ortamda öğrendiği beslenmeyi de normal yaşamında daha kolay devam ettirebiliyor.”

YENİ TİP SPA UYGULAMALARI

Yeni tip spa’larda sunulan hizmetlerin çeşidi ve türleri insanı şaşırtan nitelikte. Örneğin, bu tür spa’lar bozulan uyku düzeninin yeniden sağlanmasına yönelik programlar da sunuyor. İnanır, yeni tip spa’ların stresten arınma, toksin atma, birkaç günlüğüne vücudu hafifletme, sağlıklı ve daha güzel bir cilde kavuşma taleplerine yönelik hizmetlerde yoğunlaştığını söylüyor. Yeni uygulamalar, “Bunların sağlığa gerçekten bir yararı var mı” sorularının tartışılmasını , da gündeme getiriyor. Manolya Spa Genel Müdürü Emin Başer, bu uygulamaların medikal nitelikler taşıyan, geniş yelpazeli uygulamalar bütünü haline geldiğini  vurguladıktan sonra şunları söylüyor: “Spa sektöründeki bio spa, yağmur tüneli, kar-buz odası, doktor balıklar, tuz odaları, buhar odaları uygulamalarının etkisi akademisyenler tarafından tartışılıyor. Bunlar gerçekten de yararlı mı, yoksa sadece sektörün satış hacmini arttıracak uygulamalar mı? Bu soruların cevabı uzun uzun tartışılmalı. Müşterilerimiz bu uygulamaların bazılarını  sahiplendiği için bunların kalıcı olacağını, bazılarının ise zamanla tarihe karışacağını şimdiden söyleyebiliriz.”

Başer, son zamanlarda dünyada yaygınlaşan spa uygulamalarının başında beden yenileme (regeneration) programlarının geldiğini belirtiyor. Bu programların fitoterapi, detoks ve aurevedik çalışmalarla desteklenerek konunun uzmanlarıyla bir sağlık kürü şeklinde uygulandığını belirten Başer, konuyla ilgili olarak şu bilgileri veriyor: “Ülkemizde de bu tarz uygulamalar giderek yaygınlaşıyor. Fakat söz konusu programların uzun süreli olması turizm sektöründe uygulanmasını zorlaştırıyor. Uygulamaların turizm sektörü dışında yaygınlaşması için tek engel bu konunun uzmanlarının bir arada bulunamaması. Günümüzde spa uygulamalarının faydasına inanmış müşteri grupları oluşmuş durumda. Sektör temsilcilerinin mevcut sorunları bir şekilde aşıp, ülkemizde de regeneration programlarını kısa zamanda yaygın hale getireceğine inanıyorum.”

TUZ ODALARI YAYGINLAŞIYOR

Astım, diyabet, dolaşım bozukluğu ile bazı alerjik hastalıklara iyi geldiği belirtilen Himalaya Tuzu, doğal terapi alanları oluşturmak isteyen turizmcilerin yeni gözdesi haline geldi. Tuz odalarının artık otellerde de kullanılmaya başladığını hatırlatan Rixos Royal Spa Genel Müdürü Yunus Abdullah, birçok ülkede kullanılan tuz terapisinin ülkemizdeki örneklerinin ilerleyen yıllarda daha da artacağını belirtiyor.

Antalya’da beş yıldızlı 40 otel ile tuz odaları oluşturmak için anlaşma yaptıklarını belirten The Himalayan Miracle firmasının yetkilisi Ünal Güner, Himalaya Tuzu’nun deniz suyu içinde bulunan mineralleri ihtiva etmesi nedeniyle diğer tuzlardan farklı ve daha değerli olduğunu söylüyor. Güner,  tuzun havadaki nemle birlikte elektromanyetik dalgaları, radyasyonu ve ağır yüklenmiş iyonları üzerine çekerek emdiğini belirtiyor. Güner, “Antalya’da her biri ortalama 15 metrekare olan ve toplam 20 ton tuz kullanılan odalar yapacağız. 20 metrekarelik bir odanın yapımı için 1.5 ton tuz kullanılıyor. Böyle bir odanın maliyeti yaklaşık 20 bin doları buluyor. Türk turizmcisi tuzu geç keşfetti. Tuz odalarının turizmde gelecek yıllarda büyük önem kazanacağına inanıyorum. Antalya’daki tesisler Himalaya Tuzu sayesinde daha fazla turist çekecek” diyor.

Oluşumu 250 milyon yıl öncesine dayanan Himalaya Tuzu, Himalaya Dağları’nın 300 kilometre güneyinde Pakistan’ın Kherva bölgesindeki tuz madeninden çıkarılıyor. Turizmciler Türkiye’de Çankırı ve Ordu’daki tuz mağaralarının yeterince değer Iendirilemediğini ileri sürüyor. Tuz odaları, akciğerlerin ve solunum yollarının temizlenmesi, cildin yenilenmesi, anti-oksidan ve anti-aging, kardiyovaskülar sisteme destek gibi dört önemli etkiye sahip. Kristalleşmiş taş görünümündeki yapısı, kendine özgü rengi, ışık geçirme özelliği, kolay izlenebilirliği sayesinde son yıllarda önemli bir ticari ürün haline gelen Himalaya Tuzu, turizm sektörünün de gözdelerinden.

“DOKTOR BALIKLAR” İŞ BAŞINDA!

Anavatanı Sivas olan sazan ailesinin en küçüklerinden, tıpta “Garra Rufa-Kangal balığı” olarak bilinen tür, Mezopotamya’nın bazı akarsu, dere ve termallerinde yaşıyor. 20 yıl öncesine kadar yerel insanlar dışında bu balıkların günün birinde şifa dağıtan birer “doktor” olacağı bilinmiyordu. Oysa bugün “doktor balıkların” ünü Sivas’ın sınırlarını çoktan aştı. Doktor balıklara duyulan ilgi, yıllar önce nörolojik ve romatizmal hastalıkları olan insanları Sivas’taki kaplıcalara yönlendirmişti. Balıklar havuza giren vücudun çevresini sarıp, vücuda vuruyor ama yaralamıyorlar. Tam tersine, başlangıçta deride duyulan huzursuzluk yerini, mikro masajın gevşetici hissine bırakıyor. Bu masaj büyümek için daha fazla besine ihtiyaç duyan küçük balıklar tarafından yapılıyor.

“Bu işten insanlar da yararlanıyor” diyen Spa Yönetimi Müdürü Sezgin Aydın sözlerini şöyle sürdürüyor: “Dünyanın birçok yerinde spa hizmetleri  temelde aynı olmakla birlikte, uygulama biçimleri ülke ve kültürlere göre fark gösterebiliyor. Örneğin, doktor balıklar, salgıladıkları dithranol enzimi aracılığıyla yumuşayan ölü derilerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Başta sedef olmak üzere birçok cilt hastalığına iyi gelen bu balıklar, artık Antalya’da turizme de hizmet veriyor. Barındırıldıkları tedavi havuzları mor ötesi (ultraviole) filtrelerle sterilize ediliyor. Bu uygulama tedavinin gerçekleştiği suları bakterilerden arındırıyor.” Dünyadaki trendlerin yakından takip edilmesi gerektiğine vurgu yapan Aydın’ın girişimcilere de çeşitli önerileri var: “Ülkemizde olmayan, evcil hayvanlara yönelik hizmet sunan Pet Spa’lara yönelsinler. Halihazırda Türkiye’deki yönetmelikler, 18 yaşın altındakilere spa hizmeti sunulmasını engelliyor. Bu engelin aşılması halinde bebek ve çocuklara yönelik hizmet sunan Kids Spa’lara yönelmelerini öneriyorum.”

OZON SAUNALAR ÇOK TERLETİYOR

Ozon, stres, selüloit giderici, zayıflatıcı, toksin atıcı, sindirim ve dolaşım düzenleyici, cildi sıkılaştıncı ve güzelleştirici özelliklerinden dolayı vücut bakımında yaygın olarak kullanılıyor. Genellikle, vücudun sarkık bölümleri, karın, bacaklar, kalça ve belde yerleşen yağ ve selüloit depolarına darbe vurmak için kullanılıyor. Ozon sauna ile ısı derinin 4 ile 6 santimetre altına nüfuz ediyor. Böylelikle yağlanmış bölgeler ve yağlar arasında birikmiş olan toksinlere ulaşılıyor. Ozon sauna, buharlı klasik saunaya göre yedi kat daha fazla terleme sağlıyor. Uzmanlar, sıcaklığın etkisi ile açılan deri gözeneklerinden emilen ozonun vücudun kan, lenf ve yağ dokusuna geçtiğini söylüyor. Lenfatik sistemi toksinlerinden arındırıp, cildi temizlediği gibi, kasları da gevşetiyor. Ayrıca, ozon saunalar kan dolaşımını hızlandırıp, bakteri ve virüs mantarlarının ölmesine de yol açıyor.

TOPLANTIYA KATILANLARA MASAJ

İş dünyasından temsilcilerin toplantı ve seminerleri için kullandıkları NG Güral Sapanca Wellness &  Convention, yeni bir uygulama olarak toplantı arası baş ve boyun masajı hizmeti vermeye başladı. Güral Sapanca Spa Müdürü Hatice Demirtaş, iş dünyasına özel üç ayrı sağlıklı toplantı paketi hazırladıkları belirterek konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “İş dünyası, ‘business vvellness’ konseptine yoğun ilgi gösteriyor. Konsept toplantı aralarında 10-15 dakikalık sürelerde, özel bir sandalyede, yağ kullanılmadan, kişinin saçının dağılmasına yol açmayacak şekilde uygulanıyor. Balili terapistlerin baş ve boyun bölgesinin akapunktur noktalarına uyguladığı bu gevşetici masaj, kişiyi dinlendirip, aradan sonra yeniden katılacağı toplantıda daha zinde olmasını sağlıyor.

Birinci paket, eğitmenlerle yapılan 30 dakikalık bir doğa yürüyüşünün ardından yapılan sağlıklı bir kahvaltıyı, toplantı aralarında uygulanan 10’ar dakikalık baş ve boyun masajlarını ve hafif besinlerin hakim olduğu, kalorisi düşük öğle ve akşam yemeklerini kapsıyor. İkinci paketin en önemli özelliği ise paketten faydalananların sağlıklı yaşam konsültasyonu hizmeti de alabilmesi. Misafirler istedikleri takdirde Diyetisyen Ali Dereli ve ekibi tarafından ölçümleri yapıldıktan sonra verilen besleyici bir kahvaltıyla güne başlıyor. Öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra toplantı aralarında verilen ara öğünlerde hacmi yüksek, kalorisi düşük, vvellness konseptli yiyecekler ikram ediliyor. Misafirlerimiz ayrıca Aliva Wellness ekibi liderliğindeki fitness ve egzersiz programlarından da yararlanabiliyor. Güne rahatlayarak başlamak isteyenler için oluşturulan üçüncü paket ise, pilates, spa merkezi kullanımı ve 30 dakikalık ‘Secret Masajı’ gibi seçenekler sunuyor.”

Para, 17-23 ŞUBAT 2013

Yorum Kapalıdır.