Ege’nin gizli cenneti Karaburun, doğaya çağırıyor

Gönderi Zamanı: 18 Ağustos 2012 12:46 Okunma Sayısı:237 Kategori: Son Yazılar

Karaburun, şehir gürültüsünden uzak, doğayla iç içe ve birbiriyle yarışan yerel lezzetler arayan gezginler için biçilmiş kaftandır. Karaburun yarımadası, İzmir’in batısında yer alıyor ve Türkiye’nin en büyük yarımadası olarak biliniyor. İzmir’den karayoluyla gitmek isterseniz, dönemeçlerle dolu 100 KM’lik yolu göze almalısınız. Neyse ki, karşınıza çıkacak birbirinden güzel bakir koylar, bu dönemeçleri çabucak unutturacak…

Ege’nin gizli cenneti Karaburun’da ev rahatlık ve sıcaklığında konaklama imkânı birbirinden güzel pansiyon ve butik oteller bulunuyor. Biz bunlardan öğretmen emeklisi Selvi ve Sadettin Dikkaya’nın işlettiği Karaburun Ecohotel’in sunduğu ortamı ayrıntılı anlatmak istiyoruz.  Otelcilikle, işletmecileri arasında oğulları Deniz Dikkaya’nın da bulunduğu İstanbul’daki ilk organik Five Boutique Hotel’de tanıştılar.

Bu yılın nisan ayından itibaren, yazlıklarının da bulunduğu Karaburun’daki Butik Pansiyon’un işletmeciliğini alıp, Karaburun Ecohotel adıyla hizmete açtılar. Oteli almalarının ardından biri “Bu yaşlılar oteli aldı ama işletemeyecek” diye dedikodular yaptı. Bunu duyunca hırslanıp, en iyi bildikleri misafire evindeymiş hissi yaratıp, ev ortamı sıcaklığında konaklamaya odaklandılar…

Selvi hanıma “Misafirlerinize neler sunuyorsunuz?” diye sorunca büyük bir heyecanla bakın neler anlattı: “Onlar, bahçemizdeki şeftali ve erikleri elleriyle koparıp tadıyor. Sabah kahvaltısında yöreye özgü kekik, nergis balı, zeytin, peynir, otlar, börekler eşliğinde bahçemizde doğal ortamda katkısız yetişen domates ve biberli geniş bir seçenek sunuyoruz.”

Otelin mutfağı Selvi hanımdan soruluyor. Yoruluyor ama pişirdiği lezzetli yemekleri tadan misafirlerinin övgü dolu sözleriyle keyiflenip yorgunluğunu unutuyor. Misafirleri akşam yemeği almak isterse, başta yörenin lezzetli balıkları olmak üzere Ege ve Karaburun’un öne çıkan yemeklerini yapıp keyifle sunuyor. Bu arada Selvi Hanım, kendisinden özel yemek talep eden misafirini de anlayışla karşılıyor. Örneğin, canınız keşkek, kabak çiçeği dolması çekerse, bu dileğinizi imkânlar ölçüsünde yerine getiriyor…

Doğayla barışık

Otel için gerekli malzemenin sağlanması ve konuklarla ilgilenme işini Sadettin Bey üstleniyor.  Kendisine “Tesisinizin adına uygun olarak doğanın korunması adına hangi adımları attınız?” diye sorduk. Büyük bir özgüvenle şunları anlattı: Otelimizde su ve enerji tasarrufa özen gösteriyoruz. Örneğin, duşlarımızdan suları şarıl şarıl değil, tasarufflu akıtıyoruz. Bahçe ve dış aydınlatmaları güneş enerjisiyle çalışan ampullerle sağlıyoruz. Kışın açık olacak otelimizde, güneş enerjisinden ısınmada da yararlanacağız.”

Sadettin bey, öğretmenlikten gelen alışkanlıkla otelin dışına dönüştürmeyi kolaylaştıran çöp kutuları yaptırmış. Mahallelinin de bu işe sevindiğini belirten Sadettin Bey, “Biz kâğıdın ağaçtan değil, kâğıttan yeniden üretilmesinden yanayız. Çöpleri bu yüzden ayrıştırıyoruz. Ayrıca, atık yağ için de bir bidon koyduk, tüm mahalleli bizimle birlikte atık yağları lavaboya değil, bu bidonlara döküyor. Doğayı korumak için ne yapılması gerekiyorsa yapıyoruz” diye ekliyor.

Karaburun’da bunları yapmadan dönmeyin

Şirin köylerini gezin. İncir, Sultani üzüm, lezzetli balıkları, ot böreği, Arapsaçı köftesi, Negerek böreği, Dede sarığı ve eski Rum meyhanelerinin vazgeçilmez mezesi Kopanisti peynirini mutlaka tadınız. Bodrum, Kuyucak, Badembükü’nün muhteşem koyları ile temiz plajlarında yüzmeyi unutmayınız!

Bir Yorum Yazın