Hayatını yazsa roman olur

Gönderi Zamanı: 23 Mart 2017 00:02 Okunma Sayısı:971 Kategori: Son Yazılar

Ömer Turgay Torosluoğlu 32 yıllık bir turizmci. Havacılıktan tur operatörlüğüne, seyahat acentesinden otel işletmeciliğine sektörün her alanında yatırım yapıp hizmet verdi. Sahibi olduğu Orange County zinciri ile Türkiye’ye 4 milyon turist getirip, 4 milyar dolar ciro yaptı…

Turizmci Ömer Turgay Torosluoğlu’nun  yaşam ve başarı öyküsü gerçek anlamda romanlık türden.  Birlikte şirket kurduğu ortak larından darbe üstüne darbe yemiş. Annesinin hastalığıyla uğraşırken, kendisine kolon   kanseri teşhisi konmuş. Kanser tedavisi görüyorken, şirketi emanet ettiği müdürleri malı mülkü üstlerine geçirmiş. Mahkeme ve iflaslarla boğuşmuş. Sonuçta tüm zorlukların üstesinden gelerek düze çıkmış. 

Torosluoğlu, 1962 Kilis doğumlu. İlk, orta ve lise eğitimini memleketinde tamamlıyor. Okul yıllarında gazete satarak günde 1 lira para kazanmaya başlıyor.  İTÜ Maden Mühendisliğindeki öğrencilik yıllarında ise Topkapı Sarayı önünde turistlere kartpostal satarak hem bir anlamda cep harçlığını çıkarıyor hem de ileride meslek olarak seçeceği turizme adım atıyor.

Okul sonrası bir turizm firmasında işe başlayan Torosluoğlu, yaptığı işte İngilizcenin ‘olmazsa olmaz’ olduğunu görüp dil öğrenmek için soluğu Londra’da alıyor. Dilini geliştirirken bir yandan da dönemin büyük tur operatörlerinden Bosphorus’un sahibi İlhami Özbay’ın yanında çalışarak işin inceliklerini öğreniyor.

Onur Havayollarını kuruyor

Torosluoğlu sonrasında, 7 yıl süren Avrupa macerasına Kıbrıslı iş adamı Tonguç Kazım ile birlikte Onur Havayolları’nın kuruluşunu da sığdırıyor.  Kurdukları havayolu şirketinin adını da ortağının oğlunun ismi olan Onur’u uygun buluyorlar. Torosluoğlu, bu şirketin tüm Avrupa’daki yapılanmasını oluşturup şirketi büyüttü. Sonra bu şirketi günümüzde sahibi olan Ten Tour’a sattı.

Onur Havayollarından sonra Talha Görgülü ile GTI şirketini kurdu. Yeni ortağıyla yaşanan görüş ayrılıkları onu bu ortaklıktan soğutuyor ve yeni bir arayışa başlıyor. Tam bu sırada Adnan Şen’de olan alacaklarını tahsil etmeye gittiğinde, Şen ona şirketi satıyor. O da şirketi satın alarak İnter Havayolları adıyla hizmet vermeye başlıyor.

1996’da Avrupa’dan Türkiye’ye turist getirmek amacıyla tur operatörlük şirketi ITT’yi kurdu. Torosluoğlu, artık yeni bir işe soyunurken, İsrailli bir dostunun tavsiyelerini kendine düstur ediniyor. Arkadaşı ona “Bir iş kuracaksan ya en iyi bildiğin ya da başkalarının yapmadığı işi yap” diye öğüt vermiş. Nitekim İnter Havayolları ile Türkiye’de ilk kez Fokker uçaklarıyla İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Bodrum, İzmir ve Gaziantep arasında çapraz uçuşları başlatıyor. Bu arada 2001 yılında yolcuların transfer ve diğer işlerini yapmak üzere Birce Tour’u da kurmuş.

“Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü önümüze sürekli yeni engeller çıkarıp durdu” diyen Torosluoğlu, sektörden uzak kaldığı dönemi şöyle özetliyor: “Öylesine kuralsız şeylerle üstümüze geldiler ki sonunda havacılıktan soğuyup restoran işine girdim. Sektörden uzak kalmaya daha fazla dayanamadım yeniden döndüm.”

Orange ile otelciliğe giriş

Torosluoğlu, sektöre dönüş yaparken yine farklı bir iş yaparak iş yapış düsturuna uygun adım atmış. 2005 yılında Kemer’de Orange County adıyla bir otel açarak konaklama sektörüne de giriş yapmış. Ama ne giriş? Oteli adeta Hollanda’nın Amsterdam kentinin bir kopyası gibi tasarlayıp hizmete açıyor. Otel farklı temasıyla hemen dikkat çekiyor ve Avrupa basınında olumlu yankı bulan birçok habere konu oluyor. Öyle ki bir günde otelin önünde fotoğraf çektirenlerin sayısı bin 500 kişiye ulaşıyor… İlk tesisle otelciliğe ısınan Torosluoğlu, Alanya’daki Vikingen Royal’i satın alarak yine aynı markayla hizmete açıyor. Günümüzde oda kapasitesi bin 200’e ulaşan bu iki otellerde yazın toplam 900 kişi istihdam ediliyor. Birce Tour, Orange County ve ITT olmak üzere Türkiye ve Avrupa’da çalışan sayısı bin kişiyi geçiyor.

Kanseri yendikten sonra kendi deyimiyle “frene basan” Torosluoğlu, şirket müdürlerini ortak ederek günlük işleri tamamen onlara devretmiş. 3 kız 1 erkek babası olan Torosluoğlu, şirketteki görevini genel stratejisini belirleyip gerisini genç ekibe bırakmak şeklinde belirlemiş.  Şirketten geri kalan zamanını çocuklarına ayırarak, onlarla eğlenip gezmeye harcıyor.

Yeni oteller gelecek

Torosluoğlu, 32 yılı bulan turizmcilik hayatında Türkiye’ye 4 milyon kişiye ulaşan turist getirdiğini ve ülke ekonomisine 4 milyar doları aşan bir katkı sunmaktan gurur duyduğunu söylüyor. Türkiye’ye karşı görevleri olduğunun altını çizen Torosluoğlu, “Bizim Türkiye’den başka gidecek yerimiz yok. Bu yüzden yatırımlarımızı burada yaptık, yapacağız da” diyor. Avrupa’da yılda 500 bin uçak bileti sattıklarını belirten Torosluoğlu, “Bunun 100 binini Türkiye’ye turist olarak getiriyoruz” diye ekliyor.

Turizmde işlerin pekiyi gitmediği şu günlerde, otelini satmak isteyenler kapısını aşındırıyormuş. “Bu aralar bize bir otel fiyatına iki oteli satmak isteyenlerden yoğun teklifler geliyor” diyen Torosluoğlu, Orange County zincirine üçüncü hatta dördüncü oteli eklemek için görüşmeler yapıyor. Oranken Country otelleri, ITT ve Birce Tour’u n sahibi Torosluoğlu, geçen yıl tüm şirketlerinde toplamda 106 milyon Euro’luk ciroya ulaşmış.  Torosluoğlu bu yıl cirolarını yüzde 15 artırmayı hedefliyor.

Göbek adını neden kullanmadı?

Torosluoğlu Ailesi koyu Galatasaray (GS) taraftarı. Ömer Torosluoğlu, dünyaya geldiğinde aile büyükleri GS’nin efsanevi kalecisi Turgay Şeren’in adını oğullarına göbek adın koyarak ismini Ömer Turgay Torosluoğlu diye kaydettirmişler. Ancak kendisi yaşadığı kötü bir karşılaşmadan dolayı bir dönem göbek adını kullanmak istememiş. Nedenini sorduğumuzda  “Keşke rahmetli Turgay Şeren sağ olsaydı da bu konuyu onunla konuşabilseydim” diye önce hayıflandıktan sonra şunları söylüyor: “1992 yılında, Onur Havayolları’nın Taksim’deki ofisindeydim. Rahmetli Turgay Şeren, kızı için Londra’ya uçak bileti almak için ofisimize geldi. Arkadaşlar bana haber verince ben de kalkıp yanına gittim tam ona hayranlığımı ve ailemin göbek adımı Turgay diye koyduklarını anlatmaya çalışıyorken bana kızgın bir şekilde ‘kardeşim buraya bir bilet almak için geldim. Biletimizi verin de gidelim’ diye çıkışınca başımdan aşağı kaynar sular döküldü. O kızgınlıkla uzun dönem göbek adımı kullanmadım. Turgay abiye hakkımı helal ettim. O gün muhtemelen rahmetliyi başkaları sinirlendirmişti, O da bana patladı.” Torosluoğlu, ön adı Ömer’den dolayı da ABD’ye her girişinde sorun yaşadığını, sıkı sıkı arandığını ‘niye arıyorsunuz? diye sorduğunda da “rastgele arıyoruz, size denk geldi” yanıtını aldığını söylüyor.

Yayınlandığı yer ve tarih: Para Dergisi, 20 Mart 2017

Yorum Kapalıdır.