İç turizm rakamları açık arttırma gibi

Gönderi Zamanı: 21 Haziran 2012 06:43 Okunma Sayısı:299 Kategori: Bir Zamanlar Yazmıştım

Turizmde Türkiye’nin rakiplerine baktığımızda, oralarda iç turizmin ağır bastığını veya en azından iç-dış turizmin dengeli olduğunu görüyoruz. Türkiye’de ise sadece kriz dönemlerinde hatırlandığından bu alana ilişkin çok ciddi ve kapsamlı araştırma yok gibidir. İç turizm pazarı ile ilgili geniş kapsamlı bir anket çalışması 1997’de DİE tarafından yapıldı. ola olan kurum 1997 yılında yaptı. Aradan geçen 12 yıl içinde bazı kurumlar iç turizme yönelik çalışmalar yaptı. Ancak, bunların hiçbiri iç turizmin boyutunu tam olarak anlamamıza yetecek düzeyde olamadı.

Eskiden adı DİE olan günümüzün TÜİK’i 2008 yılına ilişkin en son gerçekleştirilen  “Hanehalkı Yurtiçi Turizm Anketi” sonuçlarını birkaç ay önce açıkladı. Buna göre, 2007 döneminde vatandaşlarımızın yüzde 32,7’si, 2008 döneminde ise yüzde 38,8’i en az bir kez seyahate çıkmış.

2007 döneminde bir ve daha fazla geceleme kaydı ile seyahate çıkanların oranı kentlerde yüzde 37,3, kırsalda ise yüzde 22,2 olarak belirleniyor. 2008 döneminde ise bu oranların sırasıyla yüzde 44,8 ve yüzde 25,1’e çıktığı görülüyor. 2007 döneminde 22 milyon 622 bin kişi seyahate çıkarak, toplam 33 milyon 22 bin seyahat gerçekleştirdi. Son seyahate 20 milyon 789 bin kişi katılmış. 2008 döneminde ise 27 milyon 100 bin kişi seyahate çıkmış ve bunlar 44 milyon 818 bin seyahat gerçekleştirmiş. Bu dönemde son seyahate katılan 23 milyon 650 bin kişi, toplam 6 milyar 74 milyon 688 bin YTL harcamış.

TÜİK’in yaptığı anket, seyahate çıkan kadın-erkek sayısı, paket turda veya kişisel harcamalar gibi ayrıntıları da içeriyor. Örneğin, 2008’de yurtiçi turizm harcamasının 5 milyar 917 milyon 165 bin YTL’si kişisel, 157 milyon 523 bin YTL’si ise paket tur harcamalarından oluşuyor.

Turizmle ilgili kurum ve kuruluşlar görevlerini tam olarak yerine getiremediğinden, hakkında kesin bilgi olmayan konularda atış serbest oluyor. Örnek vermek gerekirse bayramda kaç kişinin tatile çıkacağı her yıl açık arttırmaya çıkmış gibi atmasyon rakamlarla gündeme gelip duruyor. Üstelik tatilci sayısı 70 binden başlayıp, 300 bin kişiye kadar çıkabiliyor.

Turizm Gazetesi ise seyahat acentelerinin rakamlarından yola çıkarak konuya gerçekçi bir yaklaşım sergiliyer. Haberde şu görüşlere yer veriliyor: “Gazetelerde 50 bini yurtdışı, 200 bini yurtiçi olmak üzere toplam 250 bin kişinin tatile çıkacağı yazılıyor. Basit gerçek şudur: 2-3 günlük, hatta  zaman zaman uzatılmış olan bayram tatillerinde bile yurtdışına çıkan kişi sayısı, belirtilen rakamın 10’da biri bile değil. Şöyle ki, seyahat acentelerinden yaz kış, bayram yılbaşı vs. dönemler dahil, bir yıl boyunca satın alınan toplam paket tur sayısı 1.5 milyonun altındadır. Bunun da 100 binden az miktarı yurtdışı, geri kalanı yurtiçi paket turlarından oluşuyor.

Tatile çıkış dönemlerinin yoğunlaştığı Şeker ve Kurban bayramı ile yılbaşı tatilinin toplam 10-12  gün gibi bir süre oluşturduğu dikkate alındığında, yılın bütününde 1.5 milyonun altında olan sayının 6’da bir oranındaki rakamına karşılık gelen 250 bin kişinin 10 günde tatile çıkıyor olması mümkün değil. Bu, bir varsayım değil, seyahat acentelerinin açıkladığı rakamdır. Yurtiçi ve yurtdışı paket tur pazarının yüzde 60’a yakın bölümünü ellerinde tutan 3-4 acentenin geçen yıl açıkladıkları sayılara bakalım: Etstur 400 bin, Jolly  325 bin, Touristica 80 bin. Bu sayılar pazarın yüzde 60’a yakın bölümünü oluşturuyorsa toplamın 1.5 milyona yakın olduğu tahmini doğrudur.

Bir de yurtdışına gidenlerin sayılarına bakalım: Yine adı geçen ve pazarın yüzde 60’a yakın bölümüne sahip olan firmaların verdiği rakamlara göre, Etstur 25 bin, Jolly  20 bin, Touristica 3 bin. Görüldüğü gibi sözkonusu üç firmanın yurtdışına götürdüğü müşteri sayısının toplamı 50 bini bulmuyor. Buna diğer firmalar da eklendiğinde bile rakam 100 bine ancak yaklaşıyor. Durum bu.”

Resmi rakamlara göre, yurtdışına çıkış yapanların sayısı yılda 8.5 milyon kişi. Ancak, bu çıkışların hepsi turistik amaçlı olarak kabul edilemez. Nitekim bu rakamların açıklandığı listede; Türklerin en fazla gittiği ülkeler arasında Almanya ilk sıralarda yer alıyor. Oysa, Almanya’ya gidişlerin büyük bir kısmı turistik amaçlı olmaktan ziyade, akraba ziyareti ve iş gezisi.

Nitekim Etstur’un yaptığı araştırmadan Türklerin yurtdışı tatilinde yüzde 23.5’le en çok İtalya’yı, yüzde 18 ile Orta Avrupa’yı ve yüzde 12 ile İspanya’nın tercih ettiği sonucu çıktı. Araştırmaya göre, turlara katılanların yüzde 66’sı İstanbul’dan, yüzde 44’ü Anadolu’dan. Müşterilerin, yüzde 70’i deniz-güneş-kumu, yüzde 12’si de yurtdışı tatili tercih ediyor.

TÜROFED’in yaptığı araştırma ise tatil için 500-1000 lira bütçe ayrılıyor. Rezervasyonlar Haziran-Eylül, Ulusal ve Dini bayramlarda yoğunlaşıyor. Tatile çıkanların yaş ortalaması çıkış oranlarına göre, 25-44, 15-24 ve 45-59 diye sıralanıyor. Ödemede kredi kartı seçeneği ağırlık kazanırken, tesis tercihi de 3-4 yıldızlı ilk sırada olmak üzere, 5  yıldızlı, 2 ve altı ile apart şeklinde, ulaşım tercihinde ise otobüs ilk sırada yer alıyor.

MasterCard tarafından Temmuz 2009’da gerçekleştirilen MasterIndex Araştırması’na göre, yaz tatiline çıkanların öncelikli tercihi akraba / tanıdık yanına gitmek ya da evde oturmak. Tatilcilerin ortalama dinlenme süreleri 1.7 hafta (12 gün). Yaz tatili için en fazla giysi ve seyahat malzemesi alınıyor. Tatil alışverişleri için tercih sıralaması alışveriş merkezleri, semt pazarları ve büyük mağazalar. Türk Halkı’nın ortalama tatil bütçesi ise 656 TL.

MasterIndex araştırmasında yaz tatilinin kendileri için ne ifade ettiği sorulan Türk Halkı’nın yüzde 41’i “deniz, güneş ve kumsal” yanıtını verdi. “Akraba, aile ziyareti, köye gitmek” ise yüzde 39’luk oranla ikinci sıraya yerleşti. Halkın yüzde 19’una ise tatil, evde dinlenmeyi ve sakinleşen şehrin tadını çıkarmayı ifade ediyor.

Yaz Tatilini Geçirme Biçimi: Akrabalarımın/tanıdıklarımın yanına gidiyorum yüzde 35; Evde oturuyorum yüzde 25; Yurtiçinde tatil köyü veya otele gidiyorum yüzde 18; Kendi yazlığımıza gidiyorumyüzde 9; Yurtiçinde gezilere katılıyorum yüzde 5; Çalışarak geçiriyorum yüzde 3; Kampa gidiyorum yüzde 3; Yurtdışında tatil köyü veya otele gidiyorum yüzde 1; Diğer yüzde 1.

Araştırmaya göre, Ege ve Marmara Bölgesi halkı öncelikli olarak tatillerini evde geçirmeyi tercih ederken Akdeniz, Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi halkı akraba / tanıdıklarının yanına gidiyor. En çok tercih edilen ulaşım aracı yüzde 38 ile otobüs ilk sırada bulunuyor.

Türk Halkı’nın 656 TL olan ortalama tatil bütçesi bölgesel bazda incelendiğinde İç Anadolu Bölgesi halkının 1.061 TL’lik ortalama tatil bütçesi ile standartların üzerine çıktığı görülüyor. En düşük tatil bütçesine sahip kesim ise 437 TL ile Akdeniz Bölgesi halkı.

Yukarıda çeşitli kaynaklardan derleyip sizlerle paylaştığımız rakamlar, hem çelişki hem de benzerliklere işaret ediyor. Zaman zaman oluşan kafa karışıklığının önüne geçilmesi için turizmle ilgili tüm kurum ve kuruluşların ortaya sağlıklı ve doğru rakamların çıkmasına yardımcı olacak çalışmalara biran önce başlamasında yarar görüyoruz.

Yayın Yeri ve Tarihi: DM Turizm, Ekim 2009

Bir Yorum Yazın