İkinci Kempinski Bodrum’da açılacak

Gönderi Zamanı: 2 Mayıs 2013 00:01 Okunma Sayısı:277 Kategori: Bir Zamanlar Yazmıştım Son Yazılar

Türkiye’de 10 yıldır faaliyet gösteren Kempinski Hotels & Resorts Dünya Başkanı Reto Wittwer, ikinci otellerini Bodrum’da açacaklarını açıkladı.

Önceki hafta geldiği Türkiye’de sadece Ekonomist’e konuşan Kempinski Hotels & Resorts’un Dünya Başkanı Reto Wittwer, Bodrum’da inşaatı devam eden ‘de luxe’ tarzı oteli 18 ay sonra işletmeye açacaklarını açıkladı. Türkiye’nin yaşanan krizi aşacağına inandığını söyleyen Wittwer, turizm potansiyelimizi yeteri kadar kullanamadığımızı belirtiyor.
Türkiye’nin turizm sektöründe yıldızının parlaması, yabancıların ülkemize olan ilgisine ivme katıyor. Halen Türkiye’de bulunan yabancı otel zincirleri, işlettikleri otel sayılarını artırırken, diğerleri de bu pazardan pay alabilmek için nabız yokluyor.
Turizm Bakanlığı’nın başlattığı bir çalışma da yabancılar açısından Türkiye’yi daha cazip hale getirecek. Bakanlık, tüm illerde bir ‘Arazi Envanteri Araştırması’ başlattı. Söz konusu araştırmayla öncelikle Anadolu’nun hangi ilinde turistik tesis yapmaya uygun arazilerin olduğu belirlendi. İkinci aşamada ise yabancı otel zincirlerine bu araziler üstünde tesis açma teklifi götürülecek.
Bu arada 1991’de İstanbul’daki tarihi Çırağan Sarayı’nı otel olarak işletmeye başlayan Kempinski, yeni bir tesis için kolları sıvadı bile. Kempinski Hotels & Resorts’un Dünya Başkanı Reto Wittwer, bu çalışmaları bizzat takip etmek için geçen hafta İstanbul’a geldi. Aynı zamanda Çırağan Palace Kempinski’de helikopter pistini de açan Wittwer, Türkiye’deki ekonomik krizden turizm potansiyeline, turizmcilerin hatalarından yeni yatırımlarına kadar geniş yelpazedeki sorularımızı yanıtladı.
Rakipleriniz Türkiye’de işlettiği otel sayılarını artırırken siz, Çırağan Palace’tan sonra yeni bir girişimde bulunmadınız. Bunun nedenini açıklar mısınız?
Wittwer: Biz Hilton’a, Accor’a veya diğerlerine benzeyen bir otel zinciri değiliz. Felsefemiz çok farklı. Onların birbirine benzeyen yüzlerce oteli var. Kempinski’lerin ise her biri kendine özgü özellikler taşıyor. Hiçbir tesisimizin atmosferi diğeriyle aynı değil. Farkedilen, hakkında sürekli olumlu konuşulan tesisler açıyoruz. Böyle bir tesisi açmak için de hiç acele etmiyoruz.
Türkiye’de ekonomik bir kriz yaşanıyor. Bir yabancı yatırımcı olarak bu durumdan nasıl etkileniyorsunuz?
Öncelikle Türkiye’nin bu krizi aşacağına inandığımı söylemek istiyorum. Türkiye turizm açısından son derece zengin bir içeriğe sahip. Ülkeniz çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş tam bir kültür mozayiği. Dünyanın en temiz kumsalına sahipsiniz. Deniz, dağ, manzara, doğa ve daha birçok alanda zengin ürünleriniz var. Diğer bir avantajınız ise Avrupa’ya yakın olmanız. Öte yandan kriz bizi olumsuz etkilemiyor. Tam tersine Çırağan Palace Kempinski, dünyadaki otellerimiz içinde en iyi kír getiren sekiz tesisimizden biri.
Bu tesisler ve getirileri konusunu biraz açar mısınız?
Kempinski Hotels & Resorts, Çırağan’ın yanı sıra, BDT ülkelerindeki üç, Hindistan’daki iki, Endonezya ve Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki otellerinden iyi gelir sağlıyor. Bu konuda bir örnek vermek gerekirse geçen yıl dünyadaki 32 otelimizde toplam 321 milyon marklık ciroya ulaştık. Bu cironun 147 milyon markı sözünü ettiğim sekiz tesis tarafından gerçekleştirildi. Dolayısıyla biz zaten Türkiye pazarına pozitif bakıyorken, ortaya çıkan rakamlar da bu bakışımızı pekiştiriyor.
Bu pozitif bakış Türkiye’de ikinci bir tesis kurmaya yetmiyor galiba?
İstanbul turistler tarafından iyi biliniyor. İş turizmi açısından da son derece gelişmiş fantastik bir şehir. Buna karşın İstanbul tüm Türkiye demek değil. Bu yüzden Türkiye’nin bir bütün olarak tanıtılıp, pazarlanması gerekiyor. Antalya turizm açısından iyi bir potansiyele sahip. Ama orayı tercih edenler bizim hedef kitlemizi oluşturmuyor. Bunun üzerine ikinci tesis için uygun yer arayışına girdik. Sonunda Bodrum’da ‘de luxe’ bir tesis açmaya karar verdik.
Bodrum’da Eren Holding ve Orjin Holding’in ‘de luxe’ otel yatırımları sürüyor. Görüşmeleri bunlardan biriyle mi yapıyorsunuz?
İzin verirseniz bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Çünkü, karşı tarafla görüşmeler sürüyor. Bu yüzden herhangi bir firmanın adını anmam doğru olmaz. Ancak, otelin ‘de luxe’ sınıfında olacağını, inşaatının sürdüğünü ve 18 ay sonra hizmete açmayı planladığımızı söyleyebilirim.
Çırağan 1998 ve 1999 yıllarında iki yıl üst üste turizmle ilgili bazı etkin dünya örgütlerinden ödül kazandı, bunu neye bağlıyorsunuz?
Sözünü ettiğiniz yıllarda Çırağan Palace Kempinski, çeşitli kuruluşlar tarafından ‘Dünyada kalınabilecek en iyi otel’ olarak seçildi. Başarının sadece Kempinski’den kaynaklandığını söylemek doğru olmaz. Başarının önemli bir kısmı tesisimizde ağırlağıdımız misafirimizden kaynaklanıyor. Çünkü onlar, tesisimizi sürekli iyi değerlendirip, bize iyi dereceler veriyor.
Havaalanından helikopter veya yatla yolcu transferi hizmeti, yeni ödüller getirecek mi?
Biz bunu ödül için yapmıyoruz. Konaklama sektöründe yakalanan başarının sürekli olması esastır. Bu yüzden otelimizde konaklamak isteyen misafirlerimize karadan Limuzin ile denizden lüks bir yatla, havadan ise helikopterle ulaşım gibi yeni imkanlar sunuyoruz. Böylece misafire ulaşım konusunda tüm seçenekler sunulmuş oluyor. Yenilikçi ve ihtiyaçlara yanıt veren sistemler geliştirmeyi seviyoruz. Başarının anahtarı burada yatıyor.
Size göre, Türkiye turizm tanıtımını yapabiliyor mu?
Ben diğer bölgelerde tanıtım açısından neler yapıldığını bilmiyorum. Görebildiğim kadarıyla Avrupa’daki tanıtım faaliyetleriniz iyi. Yine de potansiyelinizi tam anlamıyla kullandığınızı sanmıyorum. Akdeniz’deki rakiplerinizden Fas, zengin turisti çekerken Tunus, ucuz turiste hitap ediyor. Tunus günümüzde bu imajını düzeltmeye çalışıyor. Bir ülkenin imajını yıkması kolayken, yeniden inşası çok zor. Fazla ucuz turistin çekilmesi, ülke imajına gölge düşürüyor. Bu yüzden Türkiye’nin dengeleri yeniden kurup, ucuz, orta ve yüksek getiriye sahip turistlerin hepsine uygun ürün geliştirip onları çekmesi gerekiyor.
Otellerinize yakında yenileri katılacak mı?
Halihazırda 32 otelimiz var. Eylül ayından itibaren devreye gireceklerle beraber toplam otel sayımız 33’e ulaşıyor. Hızlı büyümeyi sevmiyoruz. Yüzyıllık bir şirket olarak hílí çalışan sayımız 2 bini geçmiyor. İlke olarak emin adımlarla yürümek istiyoruz.

Türkiye dünyanın en temiz kumsallarına sahip
•    Çırağan Palace Kempinski, dünyadaki otellerimiz içinde en iyi kír getiren sekiz tesisimizden biri.
•     Turizm açısından son derece zengin bir içeriğe sahip Türkiye’nin bu krizi aşacağına inanıyorum.
•    Kempinskiler’in her biri kendine özgü özellikler taşıyor. Hiçbir tesisimizin atmosferi diğeriyle aynı değil.
•    Ülkeniz çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş tam bir kültür mozayiği. Dünyanın en temiz kumsalına sahipsiniz.
•    İstanbul turistler tarafından iyi bilinen fantastik bir şehir. Ancak, İstanbul tüm Türkiye demek değil. Bu yüzden Türkiye’nin bir bütün olarak tanıtılıp, pazarlanması gerekiyor.
•    Konaklama sektöründe yakalanan başarının sürekli olması esastır. Başarının anahtarı burada yatıyor.
•    Türkiye’nin dengeleri yeniden kurup, ucuz, orta ve yüksek getiriye sahip turistlerin hepsine uygun ürün geliştirip onları çekmesi gerekiyor.
Şirketin sahibi Tayland Kraliyet ailesi
Polonya asıllı Berthold Kempinski tarafından 1872’de Berlin’de kurulan Kempinski International AG, ilk otelini 1897’de açtı. Daha sonraki yıllar sürekli yeni oteller alan şirket 1957’de Atlantic Hotel’i, 1970’te ise Hotel Vier Jahreszeiten’i satın aldı.
1980’de Alman Havayolları Lufthansa ile ortak promosyonel satış anlaşması imzalandı. 1994’e gelindiğinde şirketin yüzde 60’ı Tayland Kraliyet ailesinin yarı yarıya ortak olduğu Dusit Sindhorn Co. tarafından satın alındı. 1998’de ise Tayland Kraliyet ailesi, Dusit’in tamamını satın aldı. Böylece Kraliyet ailesi, Kempinski Hotels & Resort’un en büyük ortağı haline geldi. Kempinski’nin yaklaşık yüzde 15’i ise Alman borsalarında işlem görüyor.

Tarih=10.09.2001; Ekonomist

Yorum Kapalıdır.