Karadeniz’in başlangıç noktası: Akçakoca!

Gönderi Zamanı: 19 Haziran 2012 17:13 Okunma Sayısı:916 Kategori: Bir Zamanlar Yazmıştım

Türkiye’nin en eski turizm bölgelerinden biri olan Akçakoca, turizmde yeniden atağa kalkmak için kollarını sıvadı. Turizmden aldığı payı artırmak için biraraya gelen ilçenin kamu, yerel, üniversite ve sivil toplum örgütleri, işe bölge tanıtımıyla başladı. 9 yıl aradan sonra tekrar Mavi Bayrak alan ve Karadeniz’in tek mavi bayraklı plajına sahip olan Akçakoca, özellikle doğa, eko, gençlik ve kamping turizmi tutkunlarını bekliyor.

Akçakoca, Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nün en batısında yer alan ve güneyden Düzce İli’nin Yığılca ve Cumayeri İlçeleri Kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir. Dolayısıyla, Akçakoca, aynı zamanda Karadeniz’in sınırının nerede başlayıp, nerede son bulduğu tartışmalar açısından da önemli. Çünkü, Düzce’nin Akçakoca ilçesini gezip görenler, Karadeniz sınırının buradan başladığı izlenimine rahatlıkla kapılabilir.

Türkiye’nin en eski turizm bölgelerinden biri olan Akçakoca, yaylaları, şelaleleri, ahşap evleri ve Hemşin Köyü gibi Karadeniz’e özgü özelliklerin bir minyatürü adeta. Akçakoca’nın gezi rehberini hazırlayan Gündüz Mutluay dostumuzun ‘Denizi balık, karası fındık, iklimi tam insan kıvamında’ sözü ilçeyi çol güzel özetliyor.

Karadeniz’in tek mavi bayraklı plajı Akçakoca’da

Karadeniz’in minyatürü dedik ama, bölgenin tek Mavi Bayraklı denizine sahip. Gerçi, Akdeniz kıyılarında olduğu gibi deniz mevsimi uzun değil. Zaten Akçakoca’ya sırf denize girmek için gitmeyi düşünüyorsanız, gitmeyin! Büyük şehirlerin yorup hırpaladığı, doğayı özleyip onunla kucaklaşmayı planlayanlardansanız rotayı Akçakoca’ya çevirebilirsiniz.

Tarihte adı ‘parlayan kent’ anlamına gelen ‘Diapolis’ olan Akçakoca, kent merkezi, deniz ve doğa turlarıyla gezilebilir.

9 yıl aradan sonra bu yıl tekrar Mavi Bayrak alan ve Karadeniz’in tek mavi bayraklı plajına sahip olan Akçakoca, yaz aylarında 1000-1500 arasında olan yatak sayısını, pansiyonlar ve kiraya verilen evlerle birlikte 4 bine çıkarıyor.

Bölgeye has Akçakoca evleri  ve bir çeşit ambar olan Bagen’lerden, Rıfat Ilgaz’ın öğretmenlik yaptığı tarihi Orhangazi İlköğretim Okulu’na,  tarihi Ceneviz Kalesi’nden, camping alanlarına, Aktaş Şelalesi’nden Kurugöl Kanyonu’na kadar birçok tarihi ve doğal güzelliği bünyesinde barındıran Akçakoca, doğa turizmi ve camping turizminde iddiasını artırıyor. İstanbul’a ve Ankara’ya yakınlığıyla dikkat çeken ilçe, hafta sonu doğayla baş başa kalmak isteyenlere birçok alternatif sunuyor.

Kent merkezindeki Merkez Camisi, ilginç mimarisiyle Türkiye’de benzeri olmayan yapılardan biri. Cami, geleneksel Türk otağından esinlenerek Selçuklu sekizgen kubbesiyle örtülmüş. Kubbe yüksekliği 31 metre, kurşunlu vitray camla aydınlık sağlanmış.

Yukarı Mahalle’de sivil mimarinin güzel örneklerini görmek mümkün. Burada onarılmayı bekleyen binaların elden geçirilmesi halinde, mahallenin tarihi evler açık müzesine dönüşeceğini söyleyebiliriz. Mahalleyi gezerken, şişelerin içine maket gemi inşa eden yerel sanatçı Yahya Yağlıoğlu’nun eserlerini görmenizi öneriyoruz.

Kent merkezindeki Ceneviz Kalasine ‘kale’ göreceğim beklentisiyle çıkmayın. Kaleden kalanlar hayal kırıklığı yaratsa da, kale içindeki piknik alanı ve bir zaman su ihyiyacını karşılayan sarnıçken, günümüzde para atılan 5.5 metre çapındaki dilek kuyusu görülmeye değer. Kent merkezindeki gezimizi tamamladığımıza göre, şimdi yönümüzü doğaya çevirebiliriz. İlk durağımız ilçe merkezinin 3 km. güneybatısında Arabacı Köyü yolu üzerinde, asırlık çınar ağaçlarının bulunduğu, Ahmet Dede Türbesini’nin de bulunduğu mesire alanı. İkinci durağımız ‘pat pat’ diye adlandırılan Pancar motor takılıp dört çekerli hale getirilen taşıtlarla ulaşılan Aktaş Şelalesi. Şelalenin keyfini çıkarmak istiyorsanız yanınıza spor ayakkabı, yağmurluk ve yedek çorap almayı unutmayı. Şelale yürüyüşü sizi biraz yorabilir. Yorulmadan dönüşte Aydın Kamping’in fırınından çıkan sıcak mancarlı pideyle ayranın tadı çıkmaz ki…

‘Dikili bir ağacım bile yok!’ diye hayıflananlardansanız bir duyumumuzu sizinle paylaşmak istiyoruz. Duyduğumuza göre, Akçakocalı girişimci bir turizmci, kenti gezmeye gelenlere ‘dilkili bir ağacınız olsun’ sloganıyla başlatacağı kampanyada dileyenlere ağaç diktirecekmiş.

YATAK KAPASİTESİ ARTIYOR
Akçakoca’da 608’i Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgeli, 400′ ü turizm yatırım belgeli,385’i belediye belgeli, toplam 1.393 resmi yatak kapasitesi bulunmaktadır. Özel sektöre ait 5 yıldızlı 300 yatak kapasiteli Ceneviz Otel,139 yatak kapasiteli 4 yıldızlı Akçakoca Otel, 130 yatak kapasiteli 3 yıldızlı Diapolis Otel, 3 yıldızlı 100 yatak kapasiteli Altınkum Otel, 80 yatak kapasiteli 2 yıldızlı Taşlı Otel , 76 yatak kapasiteli 2 yıldızlı Konsopa Otel, 60 yatak kapasiteli Yılmaz Otel ve 30 yatak kapasiteli Mesen Otel bulunuyor.

KARADENİZ’DE YENİ AKÇAKOCA’LAR YARATILACAK

Doğa harikası Akçakoca, artık sadece fındığı ve çileği ile değil doğalgazıyla da anılıyor. İlçede çıkartılan yerli doğalgazın ulusal dağıtım hattına bağlanması, aynı zamanda Karadeniz sahili boyunca yeni Akçakoca’lar yaratılmasını gündeme getiriyor.

DM’ye doğalgaz üretimi konusunda bilgi veren Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Trakya Üretim Müdürü Süleyman Çalık, “Akçakoca’dan 9 km uzaklıkta, 70-80 metre su derinliğinde, ortalama 1000-1200 metre derinlikten doğalgaz üretimi yapılıyor” dedi.

İlk olarak Ayazlı-1 kuyusunun açıldığını anımsatan Çalık, “Akçakoca’da sahilden 12 mil uzaklıkta 2007’den beri çalışmalar yapılıyor. Bu süre ,içinde toplam 19 kuyu açıldı. Yükseklikleri 15 metreyi bulan Akkaya, Ayazlı1, Doğu Ayazlı üretim platforumuna bağlı toplam 7 kuyudan üretim yapılıyor. Doğalgaz Proses Tesisi’nin kapasitesi günlük kapasitesi 2.1 Milyon metreküptür. İşlenen doğalgazın BOTAŞ Ulusal Doğalgaz İletim Ağına bağlı olarak akışı sağlanıyor’ diye konuştu.

Çalık, Akçakoca sahalarının ortaklık yapıları hakkındaki soruya şu yanıtı verdi: “Ortaklık payları TPAO yüzde 51, POAŞ yüzde 26.75, Stratic Energy Corp. yüzde 12.25 ve Toreador Turkey Ltd yüzde 10 şeklinde belirleniyor.”

Önümüzdeki döneme ilişkin olarak bilgi veren Çalık sözlerini şöyle noktaladı: “Deniz üstündeki üretim paltformlarının elektrik ihtiyacı güneş panelleriyle karşılanıyor. İnsansız çalışan platformun kontrolü karadan yapılıyor. Burada üretilen doğalgaz, denizin altından giden tek bir borudan karaya Çayağzı Doğalgaz Proses Tesislerine ulaştırılıyor. Ayazlı platformumuz, yaz ayları itibari ile ortalama 117 bin m3 doğal gaz üretiyor. Önümüzdeki günlerde bölgede 6-18 sondaj daha yapılacak ve yeni keşiflerle günlük üretimin 4.5 milyon metreküpe çıkarılması planlanıyor.”

Yayın Yeri ve Tarihi: DM Turizm, Haziran 2009

Bir Yorum Yazın