Mudurnu’yu yeni “T” kurtarabilir

Gönderi Zamanı: 1 Kasım 2016 13:44 Okunma Sayısı:440 Kategori: Son Yazılar

Bolu’nun tarihi Mudurnu ilçesi, son yıllarda tavukçuluğu ile öne çıkıp bu sektörle özdeşleşmişti. Mudurnu Tavukçuluk firmasının sahipleri, karşılaştıkları sorunları aşamadı ve ilçeyle özdeşleşen bu şirket mart ayında kapanmak zorunda kaldı. Böylece ilçenin en ünlü “T”si tarih oldu…

Kaybedilen “T”nin yerine yenisini koyma arayışına giren kamu ve özel sektör temsilcileri, şimdi Mudurnu’da turizm alanındaki potansiyellerini öne çıkarmaya başladı. İlk iş olarak da tarihi konakları restore ettirip turizme açmaya başladılar. Geçen hafta açılışına tanık olduğumuz Melek Hotels’in yeni butik oteli, 200 yıllık tarihi olan Tekkeliler Konağı da bunlardan biri.

Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl, Osmanlı’nın ilk kasabalarından olan ilçenin turizmden hak ettiği payı alamadığının söylüyor. Bunun için kolları sıvadıklarını belirten İnegöl, “İlçemiz, birkaç yüz yıl öncesinin sivil mimari özellikleri günümüze kadar ulaştırması nedeniyle kentsel SİT alanı ilân edildi. Mudurnu’nun tarihini ve kültürünü yansıtan bu evler koruma altına aldık. İlçemizde 207 konut, 20 dini kültürel yapı, iki askeri yapı, iki doğal anıt, çeşme ve hamam olmak üzere toplam 231 adet mimari değeri yüksek yapı bulunuyor. Tarihi ev ve konakları butik otele dönüştürerek toplamda 200’ü aşan yatak kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz” diyor.

1konakMemleketi Mudurnu’ya yeni bir tesis kazandıran girişimci Mehmet Ulusoy, tarihi konağın 9 odalı butik otel olarak hizmet vereceğini vurguladıktan sonra “Konak, çamurdan duvarları, ahşap zeminleri, gardırop içine gizlenmiş banyoları ile misafirlerini zamanda yolculuğa çıkarıyor. Ayrıca Konağın 50 kişilik kapalı ve 100 kişilik açık restoranı var ve toplantı ve organizasyonlar için ideal. Konakta misafirlerimize Mudurnu’nun yöresel lezzetlerini sunacağız” diyor.

İlçenin sahip olduğu termal, tarih, iki ve üç katlı özgün mimariye sahip evler, doğal güzellik ve yerel lezzetler bakımından Beypazarı ve Safranbolu’dan hiç de aşağı olmadığını belirten Ulusoy, “Mudurnu’nun geleceğine inanıyorum. Nitekim hizmete yeni açtığımız butik otelin çok yakınındaki tarihi bir konağı da kiraladık” dedikten sonra “ Burayı da 2017’de hizmete açmayı planlıyoruz. İstanbul ve Ankara’ya yakın mesafedeki Mudurnu’yu doğa, sağlık, lezzet ve kültür turu meraklılarının yeni destinasyonu yapacağız” diye ekliyor.

Ahilik geleneğinin 600 yıldır yaşatıldığı ilçede, esnaflar her Cuma günü topluca esnaf duası yapıyor.  Melek Hotels Genel Müdürü Uğur Zeren,  Abant Gölü’ne 10 dakika uzakta olan Mudurnu ve çevresinin dağ yürüyüşü rotalarının belirlenecek olmasına dikkat çekiyor. Zeren, Mudurnu’ya gelen misafirlerine konakta  yumurtayı farklı pişirmeyi öğretip, bir sertifika vereceklerini söylüyor.

Saklı bir hazine olarak karşımıza çıkan Mudurnu’da, tıpkı Şanlıurfa’daki ‘Sıra Geceleri’ gibi, ‘Birikme Geceleri’ ve ‘Yaren Toplantıları’ adıyla bilinen yöreye özgü eğlenceler var. Mudurnu’nu lezzetleriyle de öne çıkmayı hak ediyor. Mudurnu’nun kendine özgü yönlerini araştırmaya başlayan kamu ve özel sektör temsilcileri, ilçelerine gelecek yerli-yabancı turistlere farklı deneyim yaşatmanın yollarını arıyor. Bu arayış ve girişimlerin planlı yürütülmesi halinde, Mudurnu’nun tavukçuluktan kaybettiği “T”nin yerine turizmin “T”sini rahatlıkla ve hızla koyabileceğini inanıyoruz. (Foto: Aydın Özpelit)

Yorum Kapalıdır.