Özel uçaklarda devremülk sistemi

Gönderi Zamanı: 25 Mayıs 2012 10:15 Okunma Sayısı:621 Kategori: Bir Zamanlar Yazmıştım

Maliyeti çok yükselen uçaklar, iş dünyasında yeni bir eğilimin ortaya çıkmasına yol açtı. Birçok işadamı, bir tür devremülk sistemi olan SmartJet sistemine üye oluyor. Bu sisteme girenler, ayda ödedikleri yaklaşık 2-3 bin dolarla ortalama 200 saatlik uçuş satın alıyor. Böylece hem yüksek maliyetten hem de uçağın bakım ve sorumluluklarından kurtuluyorlar.

Uzmanlara göre özel uçaklar, bir ülkede zenginlik ve gelişmişlik göstergesi. Son yıllarda iş dünyasının özel uçak alımına olan ilgisi katlanarak arttı. Nitekim 2000 yılında işadamlarımıza hizmet veren özel uçak sayısı 68’e, helikopter sayısı ise 42’ye ulaştı. Bakımı pahalı olan uçaklar, sahiplerine büyük maliyet yüklerken geçen yıl patlak veren kriz ise şirketleri, sahip oldukları uçakları satmaya zorladı.

Bu arada kimi işadamları önlerine konan yeni bir sistem olan SmartJet sistemine üye olmayı tercih ediyor. Bir tür devremülk sistemi olan SmartJet’e belli bir aidat karşılığında üye olan işadamları, ödedikleri aidat kadar uçuş saati satın alabiliyor. Örneğin ayda 2-3 bin dolar ödeyen bir işadamı, yılda ortalama 200 saatlik uçuş hakkını garanti ediyor.

2000’de çok arttı

Türk iş dünyasında özellikle 2000 yılında uçak sahibi olma oranı oldukça yükselmişti. Özel uçak alımlarında ‘modaya uyma’, ihtiyacın önüne geçince sektörde tam bir patlama yaşandı denebilir. Öyle ki, 2000’de şirketlerin sahip olduğu özel uçak sayısı 42’ye ulaştı. Yılda toputopu birkaç uçuş için, fiyatı 1.5 milyon ile 8 milyon dolar arasında değişen uçaklara yatırılan para, kısa zamanda geri tepti. Türkiye’de şirket ve holdinglerin sahip olduğu uçakların toplam maliyetinin ise 2 milyar doları bulduğu söyleniyor. İşler ters gidince birçok holding sahibi, ‘elini yakmaya’ başlayan uçakları peşpeşe sattı.

Herkes aldı

Kimi işadamları yüksek maliyetleri nedeniyle uçaklarını elden çıkarırken, belli ihtiyaçlar için özel uçak sahibi olma konusunda yeni yöntemler de uygulanıyor. Bu yöntemlerin başında da hisse satın alarak çok ortaklılık sistemini sayabiliriz. Söz konusu sistemle işadamlarının veya şirketlerin ihtiyaçları karşılanırken, atıl zamanların değerlendirilmesiyle de kira geliri sağlanıyor.

Yurtiçi ve yurdışı toplantılara kendi uçağıyla gitmek isteyen işadamları, son beş yıl içinde çok sayıda uçak alımı yaptı. Uçak alan holding ve şirketlere baktığımızda Bayındır Holding, Ceylan Holding, Toprak Holding, Nergis Holding, Medya Holding, Cıngıllı Holding, Işıklar Holding, Doğuş Holding, Hamoğlu Holding, İhlas Holding, Okan Holding, Park Holding, Silkar Holding, Ünimeks Holding ile Garipoğlu, Tepe ve Balkaner grupları öne çıkıyor.

Ünlü isimler de var

Ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra başta türkücü İbrahim Tatlıses olmak üzere A. Ferruh Verdi, Hüseyin Silahçı, Mümin Gençoğlu, Nail Keçili, Niyazi Önen, Orhan Aslıtürk, Yahya Demirel ve Servet Karahan gibi işadamlarının uçak ve helikopter satın alması dikkat çekti. Ancak yukarıda adı geçenlerden önemli bir kısmı, gerekli işlemleri yerine getiremeyince Sivil Havacılık İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatları iptal edildi.

Sabancı Holding başından beri özel uçak alımına soyunmazken, özel uçağı bulunan Koç Holding, Akkök-Dinçkök Grubu gibi şirketlerde satışa yönelik bir gelişme yaşanmadı. Öte yandan Vinsan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Veziroğlu, ekonomik kriz öncesi ısmarladığı Citation X uçağını teslim aldı.

Milli servet

Uçak sahibi olmak, uluslararası iş trafiğine sahip işadamları için artık bir ihtiyaç olarak kabul ediliyor. Fakat ihtiyacın doğru belirlenememesi halinde uçak alımlarının milli servet kaybına yol açtığı kaydediliyor. Hürriyet Gazetesi yazarlarından Uğur Cebeci, uçak almak isteyen yatırımcılara şu uyarılarda bulunuyor:

”Önce uçağı ne amaçla kullanacaklarını belirlesinler. Uygun menzilin seçilmesi yerinde olur. Hep kısa menzil uçacak ve çok seyrek uzun menzile ihtiyaçları olacaksa, kısa menzilli uçak alsınlar. Uzun uçuşları havayollarıyla yapmalarında yarar var. Satın alırken uçağın uçuş saati, bakımı ve güvenilirliğine dikkat edilmeli. İyi bir model seçerlerse ikinci el satarken para kazanabilirler. Ama başlangıçta kötü bir model ve sorunlu bir uçak alırlarsa başlarına bela olur. Böyle pahalı bir kumarı oynamak istemiyorlarsa iyice danışıp karar versinler. Uçmadıkları zamanlarda da uçağın bir hava taksisi gibi kullanılmasını sağlasınlar. Az uçan uçağın daima sorun çıkaracağını unutmasınlar.”

Sistem nasıl işliyor?

Bakım ve masrafı yüklü para tutan uçaklarda çok ortaklı hisse satın almalar devri başladı. Türkiye’de bu konuda ilk adımı atan Bon Air Yönetim Kurulu Başkanı Ateş Hanibu, şu bilgileri veriyor: ”SmartJet diye adlandırdığımız sistem, kısaca şirketleri en mantıklı yoldan uçak sahibi yapmak olarak özetlenebilir. Yılda birkaç kez uçan şirket sahipleri, tek başlarına fiyatı 6 ile 10 milyon dolar arasında değişen uçak satın alacaklarına, uçağa belli bir hisse karşılığında ortak oluyor. İlk etapta Citation 500 serisiyle başlattığımız sistemde, halen üç uçağımızdaki ortak sayısı sekize ulaşıyor. Uçaktan hisse alanlar, ayda ortalama 2-3 bin dolarlık masraf karşılığında yılda yaklaşık 200 saatlik uçuşu garantiliyor. 150 saat uçarsa uçağın dörte bir hissesini satın alıyor.

Şirketlere yönetim hizmeti de veriyoruz. Buna göre, oluşturduğumuz bir bilgisayar programı sayesinde ortakların uçmadığı günleri saptıyoruz. Bu günlerde uçağı, saati 2.250 dolardan kiralayarak maliyetlerini aza indiriyoruz. Böylece uçaklarımız yılda ortalama 8 bin saat havada kalıyor. Bir tür devremülk sistemi olarak kabul edilen SmartJet sistemine bu yıl bir, 2003 yılı içinde ise altı tane daha yeni uçak katmayı planlıyoruz.”

 

Yayın Adı ve Tarihi: Ekonomist, 25.04.2002.

Bir Yorum Yazın