Şanlıurfa makus talihini kültür turizmiyle yenebilir

Gönderi Zamanı: 6 Aralık 2012 15:23 Okunma Sayısı:292 Kategori: Son Yazılar

Dünya gazetesi ile İş Bankası’nın ortaklaşa düzenlediği “İş’te Buluşmalar” etkinliğinin 31’ncisi Şanlıurfa’da yapıldı. Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç  ve Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Başkanı Eyüp Sabri Ertekin kentteki son gelişmeler hakkında aydınlatıcı bilgiler verdi.


İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali Türkiye ekonomisi hakkında bilgeler verirken, Coca Cola Avrasya ve Afrika Grubu Başkanı Cem Kozlu ise batının önde gelen bazı kentlerin gelişmelerinin altında yatan temel unsurları çok güzel özetledi. Konuşmalardan sonra Dünya gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın yönettiği panelde Dünya gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt, Okan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Taner Berksoy, Pınar Süt Başkan Yardımcısı Ercan Akyol’la birlikte görüşlerimizi katılımcılarla paylaştık.

Katılımcılara, değerli büyüğümüz Faruk Pekin’in Çözüm: Kültür Turizmi kitabından da yararlanarak, kültür turizminin ne olduğunu anlattım. Şanlıurfa’nın makus talihini inanç turizminin yanı sıra, kültür turizmine de yönelerek yenebileceğini  söyledim.

ŞUTSO Başkanı Ertekin, sunumunda Şanlıurfa’ya yılda ortalama 450 bin kişinin geldiğini ve kentin  turizmden topu topu 190 milyon dolar kazandığını söyledi. Ben de bunun üzerine katılımcılara bir fikir verebilmek adına Şanlıurfa’yı Roma, Kudüs, İskenderiye gibi inanç ve kültür turlarının önemli merkezleriyle karşılaştırdım.
Yaptığım araştırmalar sonunda Roma’nın geçen yıl 11 milyon turist çekip, kasasına 8.3 milyar doları koyduğunu gördüm. Geçen yıl Kudüs’e 8.1 milyon, İskenderiye ise 3.5 milyon turist çekti. Zaman zaman Hac görevini yerine getirmek için yapılan seyahat ile inanç turizminin birbirine karıştırıldığını, bunların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladım. Mekke ve Medine’ye Hac ve Umre için yılda ortalama 5 milyon Müslüman’ın gittiğini, ancak Şanlıurfa’ya gelmesini beklediğimiz turistlerin ‘Hacı” olmadığını söyledim.

Şanlıurfa’nın kültür turistini hedeflemesi gerektiğini belirterek, bu kesimin en önemli özelliklerini şöyle sıraladım: Kültür turisti; deneyimli seyyahtır, eğitimi yüksektir, yüksek gelir grubuna sahiptir, orta yaş ve üstü grubunun üyesidir, kanaat önderidir, tatil konusunu internetten araştırır, eşten-dosttan da bilgi alır, keşfetme ve eğlenmeyi seven kişidir…
Bu kesimin keşfetme ve eğlenme özelliğini vurgulayıp, kültür turistinden bazılarının içkiyi sevdiklerini bazılarının ise sevmediğini belirttim. Turizm ürün ve hizmetlerinin hiçbir zaman tek tip, tek kültür ve tek bir kesime yönelik geliştirilemeyeceğinin altını çizdim. Dünyada adı sanı fazla bilinmeyen nice ülke veya şehrin turizm pazarına çıkıp “Ben de varım” demeye başladığını örneklerle anlatıp, bu gelişmelerin tüm turistik merkezleri “vazgeçilmez” olmaktan çıkardığını ve turizmden pay almak isteyenlerin oyunu kurallarına göre oynamaları gerektiğini anlattım.

Şanlıurfa, dünyada eşi benzeri olmayan ve tarihin “sıfır” noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe’ye sahip. Bence bunu tanıtmak için yerin-göğün inletilmesi gerekiyor. Böylesine etkin bir tanıtımın yapmak için de Şanluurfa’da tüm paydaşların çatısı altında toplanacakları Turizm Tanıtım AŞ’nin vakit kaybedilmeden oluşturulması gerektiğine inanıyorum.

Bir Yorum Yazın