Termal haberlerine paralel olarak yanlışlıklar da çoğalıyor

Gönderi Zamanı: 24 Ocak 2013 09:17 Okunma Sayısı:344 Kategori: Son Yazılar

Afyonkarahisar’da 14 Ocak 2013 tarihinde, NG Hotel & Resort’ta gerçekleştirilen “Luxury Termal Zirvesi” ne bir sunum yapmak üzere davet aldım. Tam gün sürecek zirvede konuşacaklara bakında hemen hemen her konunun gündeme getirileceğini kestirmem zor olmadı. Bunun üzeri ben de gazeteci kimliğimle konuya farklı bir bakış getirmenin doğru olacağından hareketle bir sunum hazırladım.

Sunumu son yıllarda yazılı basında çıkan termal haberleri üzerine kurup dinleyenlere bir bakış açısı vermeye karar verdim. Bu karar üzerine medya takip hizmeti veren İnterpress şirketindeki dostlarımı arayıp bana termal haberlerin basın yansımalarına ilişkin biraz bilgi göndermelerini rica ettim.

1termalİnterpress’ten dostların yolladığı bilgiye göre, termal haberleri Türk basınında 2009’da bin 132, 2010’da bin 424, 2011’de 2 bin 563 ve 2012 yılında da 2 bin 877 habere konu oldu. Rakamlara baktığımızda termal konusunun artık yazılıp çizildiğini dolayısıyla konuşulduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca yanlışlıklar da yapılıyor…Termal konusunu incelerken, bu alanda çok fazla kurum ve kuruluş olduğunu görüyoruz. Bunlar da ne yazık ki, birbirinden habersiz ya da birbirlerini görmezden geliyorlar. Öyle ki, aynı tarihlerde iki farklı kurumun iki farklı toplantı veya etkinlik düzenleyebiliyor. Durum böyle olunca da her kafadan ses çıkıyor ve ortaya çıkan kakafonik durum manşetlere birbiriyle çelişen başlıklarla haberlere yansıyor.

Termal Zirvesi’nde bu saptamayı yapıp, termalden ekmek yiyenlerin dağınık görüntüyü bir kenara bırakıp, birbiriyle daha sık görüşmesi gerektiğinin altını çizdik. Hatta evvel emirde bir araya gelerek bir durum tespiti yapmalarının şart olduğunu söyledik. Durum tespiti sonrasında da ihtiyaca uygun mesaj ve konuların belirlenmesini, belirlenen başlıkların da basınla paylaşılmasını önerdik.

Böylece hem kavram karmaşının önüne geçilir, hem de ortak bir söylem geliştirilmiş olacağının altını çizdik. Diğer önerilerimizi ise şöyle sıraladık: Basın aracılığıyla ilgili kesimlere ihtiyaca uygun mesajların verilebilmesi için tüm ülkeyi kapsayan bir halkla ilişkiler çalışması yapın. Kurumsallaşın.  Kurumsallaşmayla beraber halkla ilişkiler konusunda da profesyonellerden destek alın.  Hatta Fındık Tanıtım Grubu gibi termalden ekmek yiyenlerin hepsinin içinde olacağı bir Termal Tanıtım Grubu kurun!

Ortak akılda buluşmanın termal hakkında yanlış oluşan algının da değişmesine yol açacağını söyledik. Nitekim, Türkiye’de kaplıca, ağırlıklı olarak muhafazakar kesim ve yaşlıların gittiği mekanlar olarak algılanıyor. Oysa termal konusunda dünyada öne çıkan Almanya’nın  Wiesbaden kentine baktığımızda oranın eğlenceyi de içeren bir yaşam merkezi olarak 12 ay hizmet verdiğini görüyoruz. Bizde de termal bölgelerinin benzer şekilde konumladırılıp, öncelikle eski algıyı değiştirecek adımları atmalıyız.

Avrupa yaşlanıyor, Avrupa’da sigorta şirketlerinin maliyetleri artıyor.Bunlar düşük maliyetli arayışlar içinde. Sektör temsilcilerinin bu gelişmeyi doğru okuyup sigorta şirketlerini Türkiye’ye çekmek için ortak bir strateji belirlemesi gerekiyor. Bu noktada hiç kimsenin yanlış yapmasına göz yumulmamalı.  Sağlık sigorta sistemlerine entegrasyon konusundaki hukuki boyut netleştirilmeli.

Termal turizm amaçlı olarak Japonya’nın Beppu şehrine yılda 12 milyon kişi,  Almanya ve Macaristan’a 10’ar milyon ve  Rusya’ya 8 milyon kişi seyahat ediyor. Türkiye’ye termal turizmi için gelenlerin sayısı  600 bin seviyesinde bulunuyor. Oysa, termal kaynak zenginliği açısından dünyada ilk yedi ülke arasında, Avrupa’da ise 1. Sıradayız.

Bu potansiyelimizi doğru kullanıp dünya termal pazarından hak ettiğimiz payı alabilmemiz için artık Türkiye’deki suların kalite ve özelliklerini anlatmanın çok ötesine geçme zamanı geldi. Bunu da sadece ve sadece kurumsallaşma, ortak akılla hareket etme, tanıtımı tek elden ve profesyonelce yapandan  hizmet alma ve herkesin ev ödevini tam olarak yapması halinde sağlayabiliriz.

Yorum Kapalıdır.