Turizm fuarında Türk panayırı!

Gönderi Zamanı: 3 Mayıs 2013 00:01 Okunma Sayısı:346 Kategori: Bir Zamanlar Yazmıştım Son Yazılar

Dünyanın en büyük turizm fuarı ITB, Türkiye açısından kötü geçti. Eleştiri okları ise Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile Almanya Kültür ve Turizm Ataşesi İbrahim Adil’e çevrildi. Tepkiler üzerine Adil’in görevden alınması bekleniyor…

Dünyanın en büyük turizm fuarı ITB (Uluslararası Turizm Borsası) her yıl mart ayında Berlin’de düzenlenir. Bu dev organizasyon rezervasyonlardaki düşüş nedeniyle Türkiye açısından çok önemliydi. Özellikle Türkiye’ye gidip gitmeme arasında bocalayan Alman turistleri ikna için önemli bir fırsattı. Ancak fuar, stand düzenlemesinden bakanın basın toplantısına kadar “fiyaskolar geçidi”ne sahne oldu.

Fiyaskolarda Kültür ve Turizm Bakını Atilla Koç’tan Almanya Kültür ve Turizm Ataşesi İbrahim Adil’e, turizmcilerden turizm örgütlerine kadar herkesin payı olduğu konuşuluyor. ITB’de Türkler üçüncü salonda yer almıştı. Buradaki standlar, ziyaretçiler tarafından “Türkiye’nin potansiyeline yakışmayan panayır yeri” olarak yorumlandı. Öyle ki eskiden bu salonda yer alan Öger Tours bile bu yıl başka bir salona taşındı…
Türkiye açıcından verimsiz geçen ITB’ye turizmciler “kaybedilmiş bir fuar” gözüyle bakıyor. Şimdi tüm gözler önümüzdeki hafta Moskova’da düzenlenecek MITT Fuarı’nda. Uzmanlar, bu fuara yönelik ciddi hazırlık yapılmasını istiyor. Aksi takdirde Türkiye’nin ikinci pazarı Rusya’yı da kaybedebileceğine dikkat çekiliyor.

Bakanın ‘edebi’ tavrı
ITB Fuarı sırasında Bakan Koç, uluslararası basının katıldığı bir toplantı düzenledi. Toplantıya Alman Seyahat Acenteleri Birliği (DRV) Başkanı Klaus Laepple de katıldı. Laepple Türkiye’ye destek için toplantıya katılırken, Koç’un konuşması mevcut durum hakkında doyurucu bilgi vermekten uzak kaldı.
Örneğin, Reuters ajansının muhabiri somut ve kısaca yanıtlanması için iki soru yöneltti. Koç, bu soruları yanıtlamak yerine, kendisinin dil bilmediğini, ama iyi bir edebiyatçı olduğunu hatırlattı. Bir edebiyatçının kısa cümlelerle ne demek istediğini anlatamayacağını söyleyince de basın mensupları toplantıyı terk etti…

Kablosuzu bilmiyor!
Fuarda yaşanan olumsuzluklar bununla da sınırlı kalmadı. Diğer ülkelerin standlarındaki katılımcılar dizüstü bilgisayarlarından internete girip, e-postalarını rahatlıklı kontrol edebildiler. Türk standındakilerse böyle bir iletişim imkanına kavuşamadı.
Biraz araştırdığımızda, bunun kara mizah örneği bir nedenden kaynaklandığını öğrendik. Fuar yönetimi, her katılımcı ülkeye 150 euro karşılığında, kablosuz internetten yararlanabilmesi için bir kullanıcı adı ve şifre veriyor.

Diğer standlardaki kullanıcıların tümü bu ad ve şifreyle fuar esnasında internet erişimine kavuşurken, Türkler iletişimsiz kaldı.
Türkiye standının sorumlusu Almanya Kültür ve Turizm Ataşesi İbrahim Adil’e neden kablosuz internet için şifre alınmadığı sorulunca, “Kablosuz internet mi? O da ne” yanıtı alındı…Yurtdışında bir fuara katılan kurum ve şirketlerin adının yabancı dilde de belirtilmesi önemli bir gereklilik. Oysa standları gezerken üzerinde sadece Türkçe “Mersin Ticaret Odası”, “Tema Vakfı”, “Talip Yörükoğlu Emlak” gibi yazılara rastladık…

Öger neden terk etti?
Standların hazırlanmasındaki acelecilik ve acemilikler, yılların turizmcilerini de çileden çıkardı. Örneğin, eskiden Türk standlarının olduğu üçüncü salonda yer alan Öger Tours, bu yıl başka bir salonda yer aldı. Bir Öger yetkilisi, kendilerine yöneltilen “Üçüncü salonu neden terk ettiniz” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Üçüncü salona turizmle ilgisi olmayan emlakçıları bile aldılar. Standların tasarımı özensiz. Panayır yerine dönen salonda yer almamız mümkün değildi…”
Bazı turizmciler de “Türkiye bu kadar acemiliği hak etmiyor. Standlar gecekondu gibi” görüşünü birbirine yineleyen meslektaşlarını bu şikayetlerini bakana söylemedikleri için eleştiriyor. Şikayetlerin ilgili yere yapılmamasında ısrar edilmesi halinde, bazı turizmcilerin de önümüzdeki yıl başka salonda yer alacakları söyleniyor.

Küçük bir dünya!

* BERLİN’DEKİ ITB, bu yıl kapılarını 40’ıncı kez açtı. Fuara, 180 ülkeden 9 bine yakın firma katıldı. 150 bin metrekarelik alana yayılan fuarı 163 bin kişi ziyaret etti…
* KENDİLERİNİ tanıtma yarışına giren ülke ve firmaların girişimi, fuarı bir anlamda “küçük dünya”ya çeviriyor. 26 salona yayılan fuarı gezerken gitar çalandan Kankan dansı yapana, el falına bakandan Kızılderili kıyafetiyle selam verene, Tai masajı yapandan avuca kına yakana kadar dünyanın dört bir yanından gelenlere rastladık. Bunlar ziyaretçilere kültürlerinden birer parça sunarken, ülkelerindeki ilginç yerleri anlatarak oraya davet ediyor.
* SALONLARI gezerken, haritada yerini zor bulabileceğimiz; aklınıza turist olarak gitmeyi hiç getirmediğiniz ülkelere bile rastladık. Örnek mi? Doğu Timor, Afganistan, Papua Yeni Gine, Zambiya, Kamboçya, Laos, Butan, Myanmar, Togo, Tonya, Mozambik, Vanuatu, Gana, Malavi ve diğerleri…

2006, Para Dergisi

Yorum Kapalıdır.