Turizmde“3 yıldız” dönemi…

Gönderi Zamanı: 20 Ekim 2013 00:15 Okunma Sayısı:680 Kategori: Son Yazılar

Arazi  maliyetlerinin uygunluğu ve devlet  teşvikleri Anadolu’ya üç yıldızlı otel  yatırımı yapmayı cazip hale  getirdi. Üç yıldızlı otel  yatırımları beş yıldızlılara göre yüzde  50 daha  az maliyetli. Yatırımın geri dönüş süresi de yalnızca beş yıl. Yerli  ve yabancı otel  zincirleri Anadolu’ya akın ediyor.

Global şirketler  her  geçen  gün daha fazla yaygınlaşırken, kıtalararası ticari ilişkiler,  kongre  ve etkinlikler  de  hızla artıyor. Tüm bunlar  iş amaçlı seyahatlerin  sayısını hiç olmadığı  kadar  artırmış durumda. Bunların  yanı sıra havayolu şirketlerinin sefer sayılarını çoğalttığı, bilet fiyatlarını  düşürdüğü  ve rotalarına yeni destinasyonlar eklediği de düşünülürse, ortaya çıkan dev seyahat pazarı kimseyi şaşırtmıyor.


Tüm  dünyayı etkileyen  turizm  sektöründeki  bu dönüşüm,  İstanbul,  İzmir ve Ankara  gibi büyük şehirlerin  yanı sıra Anadolu’da da etkilerini göstermeye başladı. Kıyı turizminde yakaladığı başarıyı iş ve şehir turizmine  de taşıyan Türkiye’de yatırımcılar  artık  İstanbul  dışındaki şehirlere  odaklanmaya başladı. Anadolu’da  sanayi ve ekonominin hızla gelişiyor olması, konaklama tesislerine ihtiyaçtaki yükselişin ilk sebebi. Özellik- le iş adamlarının Anadolu  şehirlerine  ziyaretlerinin artması,  yükselen şehirlerde üç yıldızlı otel yatırımlarını hızlandırıyor. Buna  bir  de  Anadolu’nun kongre,  sağlık,  gurme,  kültür ve inanç turizminde de yükseliyor olması eklendiğinde, yatırımcıların Anadolu   turizmine   yönelik iştahları  kaçınılmaz  bir şekilde kabarıyor.
TALEP ARTTI
Ancak yatırımcıların son yıllarda bu kategoriye yönelişlerinin sebepleri bunlarla  sınırlı değil. Kısa süreli iş seyahatlerinde daha makul fiyatlardan konaklama  ihtiyacı   duyan   iş adamları  da artık tercihlerini, lüksü abartmayan ancak talep edilen kalite ve konforu makul fiyata sunabilen üç yıldızlı otellerden yana kullanıyor.
Hal böyle olunca, yatırımcılar da rotayı üç yıldızdan  yana  kaydırdı.  Kısacası, “Neden üç yıldızlı?” sorusunun  yanıtı oldukça  basit.  Beş  yıldızlı rakiplerine  kıyasla yatırımcılarına  daha uygun maliyet bütçesi  çıkaran  bu  segmentteki oteller, böylece daha uygun oda fiyatlarıyla konaklayanların da tercihi oluyor. Sit alanı, imar sıkıntısı gibi dezavantajlar yaşayan  bölgeler  üç yıldızlı otellerle kalkınırken,  turizm sektörüne girmek isteyen  KOBİ’ler  için de  devlet  teşvikli Anadolu  bölgelerinde  yeni bir  yatırım  kapısı  aralanmış oluyor.
2023 yılında, 50 milyon turist  ve 50 milyar  dolar turizm  geliri  hedefleyen Turizm  Bakanlığı  da  üç yıldızlı yatırımları destekliyor.  Türkiye’de   turizm sezonunun  12 aya yayılmasını, bunun  için de farklı ilde konaklama alternatiflerinin çeşitlendirilmesini hedefleyen bakanlık, teşvik  paketleriyle   Anadolu’nun  kapılarını  yatırımcılara  açıyor.  Bu  teşvikler meyvelerini  vermeye  başlamış bile; öyle ki 2013’ün ilk altı aylık döneminde  en fazla yükseliş üç yıldızlı oteller  segmentinde gerçekleşti.  Sadece bu dönemde Türkiye’deki üç yıldızlı  otellerin   sayısı 719’dan  750’ye yaklaştı.

ANADOLU’YA  TEŞVİK
Bu konudaki  en  büyük gelişme kuşkusuz Anadolu’da  yaşayor.  Bunda   istikrarlı büyüme, Anadolu  şehirlerinin  hızla  gelişimi   ve  sanayinin merkezi   olmalarının payı büyük. Bunun  dışında  da  en geniş  kapsamlı   teşviklerin      ülkemizde nci ve 6’ıncı Bölgelere veriliyor olması  da,  bu bölgelerdeki  üç yıldızlı otel yatırımlarını tetikliyor.  Örneğin  sadece  2013 yılının ilk yarısında açıklanan  rakamlara göre, Anadolu’nun 47 ilinde, 160’ı aşkın proje için 1.8 milyar TL’lik teşvik sağlandı.  Tesislerin  sınıf ve türlerine göre  yüzde dağılımlarında da üç yıldızlı oteller yüzde 35.1 ile en yüksek teşvik alan ikinci segment  olmayı başarmış durumda.

BİR, İKİ YILDIZLIYA TEŞVİK YOK
Cuneyt_ErturkErtürk  Yeminli Müşavirlik Genel Müdürü Cüneyt Ertürk de yatırım teşvik belgesi avantajları  sebebiyle 4,5 ve 6’ncı bölgelerde  üç yıldızlı otel  yatırımlarının artacağını öngörüyor. Ertürk, mevcut yatırım  teşvik mevzuatına  göre,  bir ve iki yıldızlı otel yatırımlarında bu teşvik tedbirlerinden yatırımcıların yararlanamadığını  hatırlatıyor.  Buna  karşılık,  üç ve üzeri  yıldızlı tesislerin  yatırım  teşviklerinden yararlandığı açıklandı. İstanbul dışındaki tüm turizm tesisleri, bölgeleri ne göre bölgesel teşvik tedbirlerinden faydalanma şansına sahip. Bu konuda Türkiye, teşvik sisteminde, ekonomik gelişime göre 6 bölgeye ayrılmış durum- da. Her bir bölgede yapılacak turizm tesisleri, farklı teşviklerden  faydalanıyor.
Bunun yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen  28 bölge bulunuyor. Bu bölgelerde yapılan yatırımlar  Türkiye’nin  neresinde olursa  ol- sun 5’inci Bölge teşviklerinden yararlanma şansına sahip. Teşvik destekleri  kapsamında  yatırımcılara,   yüzde  6 oranın- dan başlayıp, yüzde 99 oranına  kadar teşvik imkânları  sağlanıyor. Bu teşvikler yatırım  maliyetini  ucuzlatma  ve işletme döneminde rekabet  avantajı  sağlayabilmek  açısından  son derece  büyük önem taşıyor.
LÜKSLERDEN EKSİKLERİ YOK
Teşvikler ve Anadolu’daki  arazi maliyetlerinin  düşük olması, yerli ve yabancıyatırımcıların  iştahını artırıyor; ancak üç yıldızlı otelleri  yatırımcılar  için cazip kı- lan  etkenler  bununla  sınırlı değil. Aynı zamanda,  oda sayısının azlığı ve lüksten uzak altyapı ve donanımla  da bu segmentte yatırımcıyı daha az maliyet ve daha kısa bir geri dönüş  bekliyor. Öyle ki bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bir tesisin yatak başı maliyeti, beş yıldızdan üç yıldıza düşünce yüzde 50 oranında azalıyor. Mesela lüks bir şehir otelinin yatırımı 150-200 milyon doları bulurken, yatırımın  geri  dönüşü  için  yatırımcının en az 10 yıl beklemesi gerekiyor. Oysa üç yıldızlı bir  otelin  yatırım  miktarı  nere- deyse beşte birine iniyor; aynı şekilde geri dönüş süresi de beş yıl kısalıyor.
İşte bu nedenle  yetkililerin  önerisi  de nüfusu  1 milyonun üstündeki  şehirlerde yatırımcıların orta segment olarak adlandırılan   üç  yıldızlı yatırımlara   yönelmesi. Ancak hemen ekleyelim, bir zamanların  tek yatak ve bir küçük tuvalet- ten ibaret  olan üç yıldızlı oteller  dönemi çoktan  geride  kalmış durumda. Turizm- de bu sınıfın prestijinin  yerlerde  sürün- düğü zamanlar ise mazi oldu. Artık onla- rın da oda  sayılarının  dışında,  lüks olarak adlandırılan beş yıldızlı ağabeylerinden eksikleri yok. Hizmet  ve servis kalitesi, modern teknoloji, toplantı salonları, restoran ve yemek  kalitesiyle,  odaların donanımı, hatta dış ve iç mimari tasarımlarıyla bu yatırımlar, konukların talep ettiği tüm konaklama ihtiyaçlarını çok daha makul fiyatlardan  sunmayı başarıyor.

“KALİTESİZ” DEMEK DEĞİL
Şehirlerdeki üç  yıldızlı standart ama kaliteli otellere  iş insanlarının  da ilgisi her geçen gün artıyor. Yerli profesyonellerin artık hesabını bilerek iş seyahatlerine çıkıyor  olmasının  bunda rolü  büyük. Özellikle  orta  sınıf  beyaz  yakalılar, standardı  iyi  olan temiz  hizmet  alacağını       düşündüğü otellerde konaklamayı  tercih   ediyor.   Beş   yıldızlı otellerdeki    pek çok    uygulamaya gereksinim  duymadıklarından  üç  yıldızlı   otellere    yönelmekte   sakınca   görmüyorlar.
Bu değişimde  özellikle  üç yıldızlı şehir otellerindeki kalitenin  yükselişi- nin  büyük  rolü  bulunuyor.   Bu  konseptte kalitenin artışında kuşkusuz ya bancı  zincirlerin  pazara  giriş yapmış
olmalarının   rolü  büyük.  Accor  Grubu’na ait İbis zinciri bu alanda  bir ilki oluştururken, aynı şekilde,  Hilton  ve diğer şirketlerin  de üç yıldızlı markalarıyla  Türkiye’de   faaliyetini işletmesi, pazarın  çıtanı    yükseltiyor.    Bu trendden  yerli   otel zincirleri de etkilenmişe benziyor. “Kaliteli  bir otelin mutlaka  beş yıldızlı  olması   gerekiyor”  algısının  hem tüketici hem yerli işletmeciler  tarafından yaratılmış olması,  bu kategorideki  yükselişin belki de en önemli sebebi.
POTANSİYELİ OLAN ŞEHİRLER
Üç yıldızlı yatırım için en cazip bölgelere gelince… Bu konudaki  tetikleyici güç  sadece  arazi  maliyetleri   ve teşviklerle sınırlı değil kuşkusuz. Türkiye ekonomisindeki dinamiğin  Anadolu şehirlerini de kapsama alanına almasıyla, yetkililer ticari hareketlerin yurdun orta ve doğusuna  kaydığını belirtiyor.
Başta hava ulaşımı olmak üzere, telekomünikasyon ve altyapısının  gelişimi de  Anadolu’daki  turizm yatırımcılarına  yeni ufuklar açıyor.
Türkiye´de nüfusu  1 milyonu aşan 20 kent bulunuyor  ve bunların  çoğunda önümüzdeki  dönemde üç yıldızlı iş oteli yatırımlarında patlama  yaşanma- sı bekleniyor. Ancak yatırımcıların şehir seçerken  tek kriterleri  nüfus değil. Bölgenin  sanayi ve ekonomideki büyüme  gücünü   inceleyen  yatırımcılar ve global zincirler, devlet teşviklerine ve  bunların   yaratacağı   fırsatlara   da odaklanıyor.
Üç yıldızlı yatırımlar için en uygun şehirler listesi oldukça kabarık. Ancak yet- kililer özellikle üç yıldızlı yatırımlar  için arazi  maliyetlerinin  artık  uçtuğu  İstanbul, Antalya  ve Ankara  gibi büyük şehirlerin  çok da rağbet  görmediği konusunda hemfikir.  Öte yandan,   yakın  dönemde  bu kategorideki otellerle  kalkınacak şehirler  listesinde,  sanayide de yükselen Diyarba kır, Gaziantep, Kayseri,  Manisa ve Mersin gibi şehirler başta geliyor.
Kültür  turizmi, termal  ve sağlık turizmi potansiyeli olan şehirler  de bu büyümeden nasibini alıyor. Bu kapsamda Adana,  Hatay,  Afyonkarahisar, Kütahya, Balıkesir,  Bursa,  Şanlıurfa,  Mardin, Van, Sivas, Konya, Erzurum,  Trabzon ve Samsun  listede  başı çekiyor. Bunlardan GAP’ın en avantajlı ili Şanlıurfa,  teşviklerden de en fazla yararlanacak 15 il arasında yer alıyor.
Aralarında Tunceli,  Şırnak,  Kilis, Beypazarı ve Kırşehir’in de olduğu yörelerde  birden fazla otel yatırımı devam ediyor. Teşvik bölgesinde  yer alan  Tunceli,  Şırnak,  Mardin,  Van  ve Şanlıurfa da ziyaretçi sayısını ve turizm gelirini son  10 yılda neredeyse  yedi kat  artırdığından yatırımcıların listesine eklendi. Açıklamalar,  otel  yatırımı  için  alınan  teşvik belgelerinde Anadolu’nun payının yüzde 24’ten yüzde 79’a yükseldiği yönünde.

HANGİ OTEL TÜRÜ?
Yerli ve yabancı yatırım gruplarına Türkiye’de gayrimenkul danışmanlığı hizmeti  veren Pfd Consulting’in  araştırması da, hangi  ilin, hangi  türden  otele, ne kadar  ihtiyacı olduğunu  ortaya koyuyor. 20 Anadolu şehri için yapılan analizlerde,  otel zincirlerinin  daha  önce Ana- dolu’da ekonomik  açıdan gelişmiş ya da gelişmekte olan illere, üç yıldızlı yatırımlarla girmeye hazırlandıklarını ortaya koyuyor.
Pfd Consulting tarafından gerçekleştirilen  ve 20 Anadolu   şehri  için  yapılan analizlerde, bölgeye  gelen  turist  sayısının inceleniyor ve aralarında Konya, Edirne  ve Samsun’un  da bulunduğu  şehirlerde,  otel yatırımlarına acil ihtiyaç olduğu saptanıyor.  Adana,  Bursa ve Es- kişehir  gibi iller, acil ihtiyaç duyanların başında  geliyor. Çanakkale, Erzincan  ve Nevşehir gibi illerde de orta vadede ihtiyacın artacağına  dikkat çekiliyor. Muğla ve Isparta  ise potansiyeli değerlendirme- ye açık bölgeler olarak kaydediliyor.
Bu  konuda   yetkililerin   yatırımcılara ilk önerisi, otel yatırımlarında, arazi maliyetinin toplam yatırım maliyetinin için- de yüzde 20-30 arasında  kalmasına  dikkat etmeleri.  Bu nedenle  özelikle teşvik kapsamında olan ve bedelsiz arazi tahsisi yapılabilen  şehirler,  yatırımcılar  için daha da cazip hale geliyor.
Üç yıldızlı yatırımlar için en uygun şehirler listesi oldukça kabarık. Ancak yetkililer özellikle üç yıldızlı yatırımlar  için arazi  maliyetlerinin  artık  uçtuğu  İstanbul, Antalya  ve Ankara  gibi büyük şehirlerin  çok da rağbet  görmediği konusunda hemfikir.  Öte yandan,   yakın  dönemde  bu kategorideki otellerle  kalkınacak şehirler  listesinde,  sanayide de yükselen Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri,  Manisa ve Mersin gibi şehirler başta geliyor. Kültür  turizmi, termal  ve sağlık turizmi potansiyeli olan şehirler  de bu büyümeden nasibini alıyor. Bu kapsamda Adana,  Hatay,  Afyonkarahisar, Kütahya, Balıkesir,  Bursa,  Şanlıurfa,  Mardin, Van, Sivas, Konya, Erzurum,  Trabzon ve Samsun  listede  başı çekiyor. Bunlardan GAP’ın en avantajlı ili Şanlıurfa,  teşviklerden de en fazla yararlanacak 15 il arasında yer alıyor.
Birecik Barajı’nın yapımı sırasında  bir bölümü sular altında kalan Şanlıurfa’nın tarihi kenti Halfeti’nin de teşviklerle birlikte yatırımcıların gözdesi olması bekleniyor.  Bölgeye gelen  turist  sayısı artarken,  konaklamada tesis sıkıntısına  çare bulunması  ümit ediliyor.

ZİNCİRLER YATIRIM YARIŞINDA
Avrupa  ve Türkiye’nin büyük şehirle rinde  otel  yatırımlarının   doyuma  ulaşması üzerine,  yerli-yabancı otel yatırımcısı ile işletmecileri  de Anadolu’ya  akın etmeye başladı. Kıyı bölgelerinden sonra şimdi  de  Anadolu’daki  potansiyel  yerli ve  yabancı  firmaların   ilgisini  çekiyor. Ekin  Grubu  Araştırma Birimi’nin  yerli ve yabancı otel işletme zincir ve grupları ile ilgili araştırması da bu gerçeği gözler önüne   seriyor.  Buna  göre,  yabancı  ve yerli otel işletme zincir ve grupları,  Türkiye’de son yıllarda Anadolu’nun ticaret ve sanayi kentleriyle kültür ve turizm potansiyeli olan bölgelere yönelmiş durum- da. Aynı birimin teşvik belgesine  bağlanan turizme yönelik projelerle ilgili araştırması  da otel  zincirlerinin  Anadolu’ya açılmasının hızlandığını ortaya koyuyor. Araştırmaya   göre,  aralarında  Hilton, Mövenpick,   Radisson,   Marriott,  Accor, Kempinski  gibi yabancı;  Dedeman, The Marmara, Divan, Anemon,  Rixos, Limak gibi yerli işletmelerin  bulunduğu  gruplar, bir süre önce başlattıkları  Anadolu’ya yönelme girişimlerini hızlandırarak sürdürü- yor. Yerli ve yabancı otelcilik firmalarının  açıkladığı  planlarında, büyük  bölümü Anadolu’ya  yönelik olan  çok sayıda proje  bulunduğu  belirtiliyor.  Bunlardan Ramada markasıyla Türkiye´de bulunan Amerikalı   Wyndham  Otelleri   de,  yeni markalarıyla  Anadolu’da  iş adamlarının tercihi olacak. Grup, üç yıldızlı Days Inn ve dört yıldızlı Tryp markaları  için franchise  yoluyla  büyümeyi  planlıyor.  Yatırımcı kimliğinden çok işletmeci kimliğiyle  Anadolu’daki   faaliyetlerini   genişletmeyi hedefleyen diğer gruplar da, A plus markalarının yanı sıra, üç yıldızlı markalarıyla Türkiye pazarına  giriş yapıyor.

GÖRÜŞLER…GÖRÜŞLER…GÖRÜŞLER…
Murat ERSOY/ Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı
Murat_Ersoy“Kalkınma planı yatırımlara yön verecek”
Üç yıldızlı otellerinin özellikle son on yılda Türkiye’de yükselişinin ardında, dünyadaki ticaret hacminin  genişlemesi, piyasaya yeni oyuncuların çıkması, yeni ürün  ve yeni trend taleplerinin artması gibi sebepler var. Türkiye ekonomisinde özellikle son yıllarda istikrarın devam  etmesi, İstanbul başta olmak üzere, bazı büyük şehirlerimizdeki ekonomik ve kültürel hareketlerin artmasına neden oluyor. Yerli ve yabancı zincir oteller Türkiye ekonomisindeki gelişmenin turizm sektörüne yansımalarını takip ediyor. Hal böyle olunca,  başta İstanbul olmak üzere tüm  şehirlerimizde otel yatırımlarına talep hızla artıyor. Uygulanan ilave teşvik tedbirleri, özellikle otel imarlı arsa temini ve tahsisiyle yatırımcıların ilgisi, önümüzdeki yıllarda  da artarak devam edecek.
Türkiye’de tatil yörelerindeki oteller son derece konforlu, dört ve beş  yıldızlı otellerden oluştuğu için, üç yıldızlı otel yatırımları bu bölgelerde çok fazla talep görmeyecektir. Üç yıldızlı otel yatırımları için büyük şehirlerin daha elverişli olduğunu düşünüyoruz. Bu kategori, yatırım maliyetinin azlığı ve geri dönüşlerinin kısalığıyla cazip  yatırımlar olarak yakın zamanda daha çok dikkat çekecek. Özellikle Güneydoğu sorununun çözülmesiyle beraber hükümetin Doğu Anadolu şehirleri için kalkınma  planını hayata geçirdiğini eklemek isterim. Yatırımcıların üç yıldızlı yatırımları için ekonominin büyüyeceği bölgeleri seçmeleri akıllıca olacaktır.

Mehmet ÖNKAL / BDO Turizm Danışmanlığı  Yöneticisi

“İstanbul’un gelişen bölgelerinde de 3 yıldızlı oteller yükselecek”

Menmet_OnkalYatırımcıların üç yıldızlı otellere odaklanmasında bir diğer etken, konaklayanların da artık dört veya beş  yıldızlı otellere alternatif arıyor olmaları.  Dünyadaki bu dönüşümden Türkiye de payını alıyor. Toplam pazarın içinde üç yıldzlı otellerin payının önümüzdeki dönemde daha çok yükseldiğine tanık olacağız. Özellikle yatırımda yaklaşık yüzde  15-20, işletmede ise en az yüzde  10 avantaj sağlayan üç yıldızlı oteller, yatırımcının da gözbebeği olacak. Anadolu’nun yanı sıra İstanbul da bu dönüşümden nasiplenecek. Özellikle şehrin yeni yükselen finans ve ticaret merkezlerinde bu tür yatırımların artacağını öngörüyoruz. Yabancı zincirlerin de üç yıldzlı markalarını getirmek için bir yarışa girmeleri de bunu kanıtlıyor.

Osman  AYIK / TÜROFED Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı

“7 bin kişiye  iş imkanı yaratılacak”

Osman_AyikTürkiye son üç yılda dünya, Avrupa  ve Akdeniz çanağında yaşanan önemli gelişmelerden, bölgesel istikrarsızlıklardan kayıpsız  sıyrılmayı başardı. Türk turizmi 2013 yılında da pozitif büyüme rakamlarını yakaladı. Sektörün olumlu gidişatı, teşvikli yatırımların artmasına yol açıyor. Yılın ilk yarısında 161 yatırım projesi için 1.8 milyar liralık yatırım teşviği alındı. Sektör 131 yeni yatırımla, 30 bin dolayında yeni yatak ve 7 bin dolayında yeni istihdam yaratacak. Komple yeni yatırımı öngören 131 projede, 7 bin 164 kişiye iş imkanı sağlayacak.
Kısa bir süre öncesine kadar teşvikler ağırlıklı olarak beş  yıldızlı yatırımlar için alınıyordu. Günümüzde üç ve dört yıldızlı otelerin de tercih edildiğini görmekten son derece memnunuz. Teşvikleri incelediğimizde, üç ve dört yıldızlı otellerin yüzde  36-37’lik  oranla ilk sırada olduğunu görüyoruz. Öte yandan turizmin en kolay ve en ucuz iş imkanı yarattığını da göz önünde bulundurmamızda yarar var.
Yapılacak  yeni tesislerde yaratılacak iş olanakları açısından en büyük pay yüzde  36 ile Antalya’nın  olacak. Antalya’yı yüzde  16 payla İstanbul izliyor. Diğer yandan en çok iş yaratacak iller arasında Muğla, Hatay, İzmir, Mersin,  Kayseri, Kocaeli, Gaziantep ve Yalova da dikkat çekiyor.

Selen  ERSÜ / Ever Turizm Yönetim  Kurulu Başkanı

“10 yılda, 30 şehir oteli açacağız”

selen_ersuOtelcilik sektörüne, 2006 yılında Ankara’daki Mega Residence Hotel ile adım attık. İkinci adımı Wyndham Hotel
Group’un dört yıldızlı markası RamadaEncore’un ilk halkasını İzmir’e kazandırarak atıyoruz.
Wyndham Hotel Group  ile ilk olarak 2012 yılında İzmir’de Ege Park Balçova’nın içindeki 22 katlı binayı otele dönüştürmek için bir araya ve  bunların   yaratacağı   fırsatlara   da odaklanıyor.
geldik. Bu markanın en önemli özelliği ‘Select Consept’ olması. Bu konseptte, gecelik  konaklama ücretleri 70-80 euro civarında. Konuklara ihtiyaç duydukları her türlü konfor sunuluyor. Ancak, spa, bar  ve restoran gibi işletmeciye ekstra maliyet getiren fonksiyonlar bulunmuyor. Böylece konuklara cazip  fiyatlardan konaklama imkanı sunuluyor. RamadaEncore markasıyla 2016 –2023 yılları arasında potansiyeli yüksek olan Anadolu’daki  şehirlere yayılacağız. 10 yılda, 320 milyon euro yatırım yapmayı  hedefliyoruz. Bu marka altındaki otelleri İzmir ve İstanbul’dan sonra Şanlıurfa, Gaziantep, Çorum, Tekirdağ, Kayseri, Hatay, Eskişehir, Sinop, Konya, Ordu, Van ve Malatya’da da açarak, tüm  Anadolu’ya yayılmayı planlıyoruz.

Yayın yeri ve tarihi: Para Dergisi, Ekim 2013

Yorum Kapalıdır.