Ucuz ülke olmamız 2016’yı kurtaracak mı?

Gönderi Zamanı: 16 Ekim 2015 12:27 Okunma Sayısı:201 Kategori: Son Yazılar

İngiliz Posta İdaresi’nin turistlerin en fazla satın aldığı sekiz ürünün karşılaştırıldığı araştırmada Türkiye’nin ucuz ülkeler arasında genel puanlamayla 10’ncu sırada yer almasının 2016 sezonuna nasıl yansıyacağı merak konusu.

Turizmciler, ülkemizde giderek tırmanan terörün olumsuz etkisinin ucuz ülke olumlu imajını gölgede bırakabileceğinden endişe ediyor.

“Bugün ne çok karamsar ne de çok umutlu konuşmanın günü olduğunu düşünüyorum” diyen AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman şunları söylüyor: “Ülkemizdeki terör olayları ve komşu ülkelerdeki istikrarsızlık yüzünden zor günler yaşıyoruz. Bunlara seçimlerden dolayı oluşan kamu yönetimindeki geçicilik de eklenince 2015’te sıkıntılar yaşadık.”

“Tanıtım bütçesi çok önemli”

Seçimden sonra oluşacak yeni hükümetin özellikle tanıtım konusundaki eksiklikleri gidermesi gerektiğine dikkat çeken Hacısüleyman konuyla ilgili şöyle konuşuyor: “Tanıtım bütçesi ve motifleri 2016 yılı için büyük önem taşıyor. Yeni pazar olarak nüfus ve gelir gruplarının uygunluğu açısından Hindistan’ın öncelikli yeni pazar olarak ele alınmasında yarar görüyoruz. Hükümet istihdam üzerindeki yüklerimizi kaldırılmalı. Bunu turizmi 12 aya yayabilmek adına istiyoruz.”

Bu yıl Kapadokya turizminin yaşanan olaylardan olumsuz yönde etkilendiğini belirten KAPTİD (Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği) Başkanı Yakup Dinler “1 Kasım’dan sonra ortaya hangi tablo çıkarsa çıksın, hükümetin bir an önce kurulmasını arzuluyoruz. Kurulacak hükümetin turizm bakanıyla turizmcilere sahip çıkması halinde 2016 yılının 2014 yılından daha iyi olacağına inanıyoruz” diyor.

Kur farkından oluşan farktan ötürü Türkiye’nin avantajlı ülke olmaya devam edeceğini belirten Dinler, “Güneydoğu’daki ve IŞID terörü engellenmezse bu kur farkının bize çok olumlu yansıyacağını düşünmüyorum” diye ekliyor.

“Merakla bekliyoruz”

Turizmcileri memnun etmeyen 2015 yılından sonra 2016’nın herkes tarafından merakla beklendiğini hatırlatan ÇEŞTOB (Çeşme Otelciler Birliği) Başkanı Veysi Öncel, “Ülkemizde belli bir istikrar yakalanırsa yerli ve yabancı turist açısından daha iyi bir sezon geçireceğimize inanıyorum” diyor.

Öncel, sektörün Rusya ve Almanya’ya endeksli olmaktan kurtulup İskandinav, Balkan, Uzakdoğu ve Arap pazarına yönelmesi gerektiğini söyledikten sonra “Yeni pazarları çekmek için günümüzün en önemli pazarlama aracı olan sosyal medyayı bütün yönleriyle ele alıp bu yönde çalışmalar yapılmalı.  Günümüzde televizyon ve sosyal medya en önemli reklam alanları olarak karşımıza çıkıyor” diyor.

TUROB (Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği) Başkanı Timur Bayındır, doluluk hedeflerinden yüzde 11, ciroda ise yüzde 16 geriye gittiklerini söylüyor. STR Global’in ‘Ağustos 2015 Ülke Performans Raporu’ndan derledikleri verilere göre, Türkiye genelinde otel doluluklarının bir önceki yıldan yüzde 3’lük düşüş gösterdiğini belirten Bayındır “Önümüzdeki 2-3 senenin kolay olmayacağı kesin. 2016 hedefimiz 2015’in altına düşmemek” diye ekliyor.

“Ülkeyi yöneteceklere bağlı”

BODER (Bodrum Otelciler Birliği) Genel Sekreteri Orhan Kavala, belirsizlik ortamının devam ettiğini belirtikten sonra “2016 sezonu hem ülke hem de turizm sektörü için iyi yapmak seçimlerden sonra ülkeyi yöneteceklere bağlı” diye ekliyor. Olağanüstü zamanlarda turizmde anında tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çeken Kavala, yabancı charter uçuşlarının Türkiye’ ye uçuşların kolaylaştırılıp cazip hale getirilmesi gerektiğini söylüyor.

Terör, güvenlik ve siyasi belirsizlik gibi konularda yaşanan olumsuzlukların aza indirilmesi halinde 2016 sezonunun 2015’ten daha iyi olacağını ifade eden Kavala Türkiye’nin sahip olduğu kur avantajı hakkında şunları söylüyor: “Mevcut sıkıntılar devam ederse kur farkının turiste cazip geleceğini düşünmüyorum. Dünyada çok daha avantajlı ülkeler varken, kur farkı sadece kur farkı olarak artı değer oluşturamaz.”

ALTİD (Alanya Turistik İşletmeciler Derneği) Başkanı Burhan Sili kur farkının bu yıl Almanya’dan gelen talebe olumlu yansıdığını belirtikten sonra “Ayrıca 2015’ten 2016’ya mevcut durumun değerlendirilmesi sonucu anlaşmalarda genel olarak fiyat arttırılmamış olacak. Öncelikle imaja yönelik etkin tanıtım stratejilerinin belirlenerek faaliyete geçirilme halinde 2016’da kayıpların önüne geçilebilir” diye ekliyor.

Tanıtım faaliyetlerinin aksatılmadan elbirliğiyle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sili önerilerini şöyle özetliyor: “Tatile çıkma oranı giderek yükselen Hindistan ve Çin gibi pazarlarda daha aktif stratejilerle çalışmalar yapılmalıdır. Yapılacak doğru analizler sonrasında tüketici talep ve alışkanlıklarına cevap verebilecek imkânlara sahip olduğunuzu belirten öğeleri içeren kampanyaları ön plana çıkarmalıyız.”

1tab

 

 

 

Yayın yeri ve Tarihi: Para 11 Ekim 2015

 

 

Yorum Kapalıdır.