Yok edilen kültürel mirası gösterme turizmi…

Gönderi Zamanı: 23 Nisan 2013 00:02 Okunma Sayısı:460 Kategori: Makalelerim Son Yazılar

Geçen hafta “Kültürel Mirasın Geliştirilmesi Programı”, projesi kapsamında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin dokuz ilindeki tarihi ve turistik yerleri tanıtmayı amaçlayan dört günlük bir geziye katıldık.

 

Gaziantep Ticaret Odası (GTO)  ve Avrupa Birliği (AB) finansmanıyla yürütülen projenin amacı; bölgenin tanıtılması, yöreye giden turistin arttırılması ve kültürel mirasın korunması şeklinde özetleniyor. Projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenler şüphesiz ortaya doğru bir iş çıkarmış. Ancak, Halfeti ve Hasankeyf’i gezerken, bir kurt beynimizi kurcalayıp durdu. Gördüğümüz manzara koruyamadığımız kültürel mirası sergileyip gösteriyormuşuz hissi uyandırdı. Tabii, aklımıza da şakayla karışık dünya turizm çeşitleri listesine girmeye aday bir tür geldi: Yozlaşan, yok edilen kültürel mirası gösterme turizmi!…

Üzerinde yaşadığımız topraklarda turizmin bu çeşidi sektörün isimsiz kahramanları rehberlere sonsuz “imkanlar” sunuyor. Örneğin, gruplarını Gaziantep Mozaik Müzesine götürdüklerinde, orada çalınmış, korunamamış birçok örneği anlatma fırsatı doğmaz mı? Halfeti’ye yöneldiklerinde gruba sular altında bırakılan tarihi bir mirası somut örnek olarak gösterebilirler.

Grubu Şanlıurfa’ya götürdüklerinde eskilerin meşhur Mırra’sını günümüzde nescafeden bozma melez tadıyla içirebilirler. Mardin’nin yöresel tadlarını îşşâklerin (geleneksel çalgıcılar) müziği eşliği yerine, Batı müziği eşliğinde tattırmak turun “konseptini” bozmaz!

Yöreyi gezdirdiklerine bölgenin aslında bir türkü diyarı olduğunu, Sıra Gecesi’nden oturak alemlerine kadar eğlencelerin eskiden içki sofralarıyla da donatıldığı anlatabilirler. “Şimdi niye içki servisi yok?” diye sorulursa, o turistik işletme sahiplerinin “Yöre insanı içki içmesini bilmiyor. İçince dağıtıyor, bu yüzden yok” nakaratını koro halinde tekrarlatabilirler.

Hasankeyf’e vardıklarında, Mısır’da 40 yıl önce Asuvan Barajı dolayısıyla sular altında kalacak Abu Simbel tapınağının nasıl kurtarıldığını anlatırsa bu turun sihiri bozulabilir.  Dedik ya, bu turun özelliği “Yok Edilen Mirası Gösterme Turizmi!” Lütfen diğer türlerle karıştırmayalım.…

Not: Şaka bir yana, gezide şüphesiz birçok güzellikler de yaşadık. Şimdilik bunların bir-iki tanesiyle yetineceğiz. Örneğin, yöre halkının gençlerindeki turizmi öğrenme azmine hayran kaldık.  Rehberimiz M. Bülent Öztürk’ün çoğu kez şairane, heyecanlı, kuvvetle istekli anlatımı nice güzelliğe renk kattı. Projenin koordinatörü Filiz Hösükoğlu, rehberimizin anlattıklarına yabancı konuklara büyük bir sabırla çevirip durdu…

 09-11-2007

Yorum Kapalıdır.