Çin ekonomisinde “iç sirkülasyona” dayalı yeni yapı

Çin hükümeti, yakın tarihte ekonomik kalkınma için yeni bir öneri ortaya koydu. Buna göre, merkezinde “iç sirkülasyonun” olduğu ve “iç ve uluslararası sirkülasyonun” birbirini ilerletmesine dayalı yeni bir kalkınma modeli oluşturulacak.

Aktif seçim mi, pasif cevap mı?

Bu adım, Çin’in COVID-19 salgınının yol açtığı küresel ölçekteki ekonomik gerileme ve ticarette korumacılığın yayılması karşısında aldığı kısa vadeli tedbirlerin bir parçası olarak değerlendirildi. Bazı görüşlere göre, bu tedbirler, Çin’in salgının ve dış ortamda artmakta olan belirsizliklerin yarattığı baskılara karşı verdiği pasif bir cevap.

Çinli ekonomistler, “iç sirkülasyon” adıyla ortaya koyulan dönüşüm fikrinin, ekonominin büyüme tarzını dönüştürmedeki ihtiyaçlarla uyumlu olduğuna işaret ederken, bunun iç talebi güçlendirerek ekonominin nitelikli kalkınmasını da hızlandıracağı kanısında.

“İç sirkülasyona” dayalı kalkınma yapısının temelleri hazır

Çin Sosyal Bilimler Akademisi Ekonomi Araştırmaları Departmanı Başkanı Huang Qunhui, Çin’in “iç sirkülasyona” dayalı kalkınma yapısının oluşturulması için gerekli temel koşullara sahip olduğunu belirtti.

Tedarik bakımından, Çin, dünya üzerindeki en eksiksiz ve en büyük çaplı sanayi tedarik sistemine, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen endüstriyel kategorilerden tamamına sahip tek ülke konumunda.

Tüketim bakımından ise Çin, dünyada en büyük ölçekte ve en zengin talebin bulunduğu iç tüketim piyasasına sahip.

Huang, “dev tüketim piyasasının oluşturduğu dev iç talep, gelecekte Çin’in büyümesinin en büyük potansiyelini oluşturacak.” dedi.

Tüketimin Çin’in GSYİH’sine katkısı geçen yıl yüzde 57,8’e ulaşırken, tüketim, yıllardır ekonomik büyümenin en büyük motoru olma konumunu koruyor.

Çin’in tüketim piyasası, bu sene de COVID-19 salgınının etkilerine rağmen iyi bir performans ortaya koydu. Özellikle de e-ticaret alanında görülen canlılık dikkat çekiciydi.

Çin Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, online perakende satış hacmi yılın ilk altı ayında 5 trilyon 150 milyar yuanla (736 milyar dolar), geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 yükseldi. Bununla birlikte, Çin’de online alışveriş yapan kişi sayısı geçen yıla göre 100 milyon çoğaldı.

E-ticaret, COVID-19 salgınıyla mücadelede elzem malzemelerin tedarikini destekleme, işbaşı yapılmasına yardımcı olma ve tüketimi hızlandırmada da önemli rol oynadı. Uluslararası deneyimlere bakıldığında, büyük bir ekonominin belli bir aşamaya geldiğinde, yavaş yavaş iç talebe dayalı bir büyüme modelini benimsediği görülüyor.

Çin Renmin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Liu Chunyuan, “Çin, dev bir ekonomi olarak, yüksek gelirli ülkeler ile arasındaki mesafeyi her geçen gün daha da azaltıyor. Dolayısıyla Çin ekonomisi, ihracata dayalı modelini değiştirmeli.” ifadesini kullandı.

Çinli uzmanlara göre, Çin’de tüketimde kalite sürekli yükseliyor. Özellikle eğitim, sağlık, kültür ve telekomünikasyon gibi alanlarda gerçekleştirilen tüketimde büyük potansiyel mevcut. İthalatı ve tüketimi artırmak yoluyla “iç sirkülasyona” ve “iç ve uluslararası sirkülasyonun” birbirini ilerletmesine dayalı yeni bir kalkınma yapısı oluşturulacak.

“İç sirkülasyon” piyasalar dışa kapanacak demek değil

Çin ekonomisindeki söz konusu gelişme, bazı yabancı yayın organlarında yanlış değerlendirmelere yol açtı. Çin’in reform ve dışa açılma adımlarını durduracağı, kapısını dünyaya kapatacağı gibi iddia ve eleştiriler gerçeklere dayanmıyor.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, daha önce işletmecilerle yaptığı bir görüşme esnasında, bu konuda duyulan kuşkulara şu sözlerle net bir yanıt vermişti: “İç sirkülasyona dayalı büyüme modeli, piyasayı kapalı bir şekilde geliştiren bir model değil; iç talepteki potansiyeli yeterince ortaya çıkartmak yoluyla iç ve dış piyasalar arasındaki bağlantıyı daha da sağlamlaştırarak, güçlü ve sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirecek bir model.”

Çinli uzmanlara göre, reform ve dışa açılma politikasının derinleşmesiyle birlikte Çin ekonomisi küreselleşmenin ayrılmaz bir parçası hâline geldi.

COVID-19 salgınının küresel ölçekteki ekonomik ve ticari faaliyetlere getirdiği ciddi engellere rağmen, Çin’de iç talep genişlemeyi sürdürüyor ve bu süreç uluslararası endüstriyel tedarik zincirinden ayrı düşünülemez. Yeni büyüme modeli, iç talebi daha da artırmanın yanı sıra, dışa açılmayı daha da genişletmeyi hedefliyor. Çin’in dünyaya daha da çok açılmasının sadece karşılıklı mal ve personel akışı bakımından değil; sistem düzeyinde de gerçekleştirilmesi hedefleniyor. (Kaynak: CRI)



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.