Çin ekonomisinde toparlanma 2’nci yarıda da sürecek

Çin’in büyümesinde yaşanan toparlanma yılın ikinci yarısında da devam edecek. Hızlı ama dengesiz toparlanma ortamında, Beijing’in uygulayacağı politikaların ekonominin uzun vadeli direncini tahkim etmek amacıyla kalkınma farklılıklarının azaltılmasına odaklanması bekleniyor.

Uzmanlara göre, hükümetin temel hedefleri istihdamın istikrara kavuşturulması ve şirketlerin sürekliliğinin sağlanmasını merkez almayı sürdürecek; ayrıca Covid-19 salgınının yeniden güçlenmesi ihtimalinin yaratabileceği şoklara karşı politik hazırlıklar devam ettirilecek.

Dünya salgının etkileriyle boğuşurken Çin ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde güçlü bir toparlanma sergiledi ve ekonomistlerin tahminlerine göre, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3.2 büyüdü.

Uzmanlar, bir taraftan bu güçlü toparlanma ivmesinin sürdürülebilir olup olmadığını tartışırken diğer taraftan da Çin’in politikalarının ekonominin istikrarlı toparlanma sürecini yılın ikinci yarısında da devam ettirmesini sağlayacak şekilde nasıl evrilebileceğini anlamaya çalışıyor.

Ekonomistler arasındaki genel görüş, Çin’in toparlanma sürecinin yılın ikinci yarısında da devam edeceği ama ekonominin karşı karşıya olduğu işsizlik baskısı, salgının geri dönmesi gibi akut zorluklar nedeniyle biraz hız kesebileceği yönünde.

Çin’in güçlü toparlanmanın ardındaki dengesizlikleri gidermek için politika desteğini artırması gerekiyor. Örneğin ülke genelinde perakende satışların haziran ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1.8 gerilemiş olması, hane halkı tüketiminde durgunluğun devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca hizmet sektörlerinde toparlanma sanayi üretimi ve inşaat sektörlerinin gerisinde kaldı.

Uzmanlara göre, Çin’deki toparlanmanın önümüzdeki aylarda sürdürülebilmesinde kritik bir rol üstlenmesi beklenen hane halkı tüketiminin güçlendirilmesi için Covid-19’da ikinci dalganın önüne geçilmesini, istihdam ve hane halkı gelirinin istikrara kavuşmasını, tüketici güveninin artmasını sağlayacak destekleyici politikalar uygulanması gerekiyor. Bu açıdan, istihdam ve geçimi doğrudan etkileyen küçük ve orta ölçekli işletmelerin makul faiz oranlarıyla yeterli kredi kaynaklarına erişiminin sağlanması büyük önem taşıyor.

Ancak mali gevşeme politikalarının yan etkilerinin de yakından takip edilmesi gerekiyor. Son dönemde varlık fiyatlarında gözlenen hızlı yükseliş ve bankacılık sektörünün geri dönmeyen kredilerinde yaşanan potansiyel artış, Çin’de mali sistemin istikrarını tehlikeye sokabilir.

Ülkenin bir taraftan ekonomik toparlanmayı desteklerken diğer taraftan da mali risklerin ve sermaye piyasalarında oluşabilecek varlık köpüklerinin önüne geçmesi gerekiyor. (China Daily’den çeviren Kaan Atalay)



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.