Çin ile Ekonomide Köprüleri Atmak Mümkün Mü?

Yeni tip koronavirüs hala dünyayı kasıp kavururken meydana gelen küresel ağır ekonomik etki neticesinde dünyadaki büyük ekonomilerde çeşitli seviyelerde ekonomik durgunluğa girdi.

Zorlukları aşmak isteyen ekonomiler küresel tedarik ve endüstriyel zincirlerinde derin değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Gelinen noktada ekonomik küreselleşme tehdit altıda ve tek taraflılık ile korumacılık giderek güç kazanıyor.

Çin Halk Cumhuriyeti ekonomik eğilimlerdeki tercihi yakından izliyor. Çin daha fazla mı dışa açılacak yoksa içe mi dönecek? Yabancı yatırımlar için daha tercih edilebilir bir pazar mı inşa edecek yoksa yabancı firmaların çekilmesi ile ülke ıssızlaşacak mı?

Beijng yönetiminin bakış açısına göre ulusal kalkınma ve refahın tek yolu dışa açılmaktan geçiyor. Çin’in 42 yıllık reform ve dışa açılma sürecinden edindiği en değerli ders budur. Çin bu sayede yoksulluk zincirini kırarken dünyanın da en büyük üreticisi, en büyük ikinci mal tüketicisi ve en büyük döviz rezervine sahip ülkesi haline geldi.

Talimatı Çin lideri verdi

Çin için bugün de reform ve dışa açılma sürecinde ısrar etmek ülkenin kalkınması için tek gerçekçi reçetedir. 24 Ağustos tarihinde düzenlenen Ekonomik ve Sosyal Çalışma Sempozyumu’nda konuşan Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, yeni kalkınma modelinin sadece iç tüketime odaklanamayacağını vurguladı.

Çin’in yeni kalkınma modelini iç ve dış dolaşımı birleştiren “çifte döngü sistemi” olarak tanımlamak mümkün. Xi Jinping, böylesine bir modelin Çin’in dış dünya ile daha yakın ekonomik bağlar kurmasını sağlayacağını ve pazar fırsatlarını genişleteceğini kaydetti. Çifte döngü sistemi ile Çin uluslararası malları ve üretim kaynaklarını çekmek için güçlü bir manyetik alan oluşturma kapasitesine sahip.  Çin Cumhurbaşkanı Xi ayrıca, 1 Eylül’deki Merkez Komite 15. Toplantısı’nda reformları sağlam bir şekilde ilerletme, küresel ekonomik bağlantıları teşvik etme ve inovasyona dayalı iş birliği suretiyle tarihin doğru tarafında durma talimatı verdi.

Ekonomik ayrışma mümkün değil

Londra merkezli bir düşünce kuruluşu olan Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nden analist David Ramirez “Covid-19: Pandemiden sonra küresel ticaret ve tedarik zincirleri” başlıklı bir makale yayınlayarak küresel tedarik zincirinde Çin’in kilit oyuncu olarak kalacağını belirtti. Çin ile ekonomik anlamda ayrışmanın mümkün olmadığının altını çizen analist bu bağlamda 3 neden sıraladı:

Birincisi, üretimin yeniden konumlandırılması ve tedarik zincirlerinin yeniden inşası son derece karmaşık, zaman alıcı ve oldukça maliyetlidir.

İkincisi, bazı Güneydoğu Asya ülkelerinde imalat sanayisi sürekli gelişmesine rağmen, hala büyük ölçüde Çin hammaddelerine ve bileşenlerine güveniyorlar. Bununla birlikte bu ülkelerin Çin’e kıyasla önemli altyapı sınırlamaları var.

Üçüncüsü, Çin ekonomisinin boyutları ve nüfusu diğer ülkeleri gölgede bırakıyor. Çok uluslu şirketler Çin’de fabrikalar kurmayı seçiyor çünkü bu sayede 1,4 milyar potansiyel tüketiciye doğrudan erişim şanslarını daha kolay geliyor.

Şirketlerin neredeyse tamamı kalmak istiyor

Son veriler yabancı şirketlerin yüzde 99,1’inin Çin’de yatırımlarına ve operasyonlarına devam etmek istediğini, Avrupa Birliği’ne (AB) mensup şirketlerin yüzde 89’unun ise tedarik zincirlerini bu ülkeden çıkarmak istemediğine işaret ediyor.

Benzer şekilde mülakat yapılan Amerikan şirketlerinin yüzde 91’i de Çin’de kalmaktan memnuniyet duyuyor. Ankete katılanların yüzde 70’i önümüzdeki 5 yıl için Çin’de kalma noktasında iyimserken yüzde 75’i ise pazarlarını koruyarak yatırımlarını genişletmek istediklerinin altını çiziyor. Exxon Mobil, BMW, Toyota, Invista gibi çok uluslu şirketlerin Çin’deki yatırımlarını ve varlıklarını artırmaları ile bu yıl bir dizi büyük yabancı yatırım projesi başlatıldı.

Ekonomide kapsayıcılık her zaman büyüklük getirir. Çin kendi gelişimini dünya olmadan ilerletemeyeceği gibi dünyanın da bir o kadar refahı için Çin’e ihtiyacı var. Kapıların açan Çin dünyadaki diğer ülkeler için fırsat kaynağı olmaya devam edecektir. (Kaynak: CGTN )



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.