Çin’de 36 milyon piyanist olduğunu biliyor muydunuz?

Asia Times ve The Independent’da yayınlanan makaleler Çin’e ilişkin çarpıcı sonuçlara işaret ediyor. Haberlerde 2004 yılında Amerika’da 6 milyon piyano öğrencisi varken bu rakamın Çin’de 36 milyon olduğu görüşüne yer veriliyor.

Bahçeşehir Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nü birincilikle bitirdikten sonra üstüne İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzik Anasanat Dalı, Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Sanat Dalı’nda yüksek lisans yapan Volkan Işılay Çin’deki müzik konusunu araştırdı.

Üflemeli çalgı sanatçısı olan Işılay, Çin’deki piyano ve keman sanatçısı sayılarını merak edip, Batı müziğinin Çin’deki yayılma süreci hakkında birçok akademik araştırmadan yararlanarak bu çalışmayı hazırladı. Işılay’ın bu çalışmasını sizin için özetledik.

“Çin klasik müzikte kayda değer bir güç oldu”

New York Times’da 3 Nisan 2007 tarihinde Joseph Kahn ve Daniel J. Wakin imzasıyla yayınlanan haber, Çin’in klasik batı müziği alanında olağanüstü bir büyüme içinde olduğunu anlatıyordu. Çin’deki ekonomik büyüme ve enerjik genç nüfus klasik batı müziğinin seviyesini çok üst noktalara taşımıştı. Haberde şu iddialı saptama yapıldı: “Avrupa ve Amerika’da, yaşlı dinleyiciler ve düşen albüm satışları profesyonel müzisyenleri korkuturken, Çin’de şevkle büyüyen bir albüm ve canlı performans pazarı potansiyeli var”.

Bu büyümenin sebeplerini bulmak isteyen birçok batılı akademisyen düzenli olarak Çin’e bilimsel amaçlı seyahatler gerçekleştirdiler. Aslında bu seyahatlere kapılarını açan da bizzat Çinlilerdi. Çünkü klasik batı müziğinde ilerlemeyi bir ülkü haline getirmişlerdi. Amerika’daki Scripps College öğretim üyeleri Hao Huang ve Tatiana Thibodeaux 2012-2015 yılları arasında yaz dönemlerinde Çin’in Xiamen Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Fakültesi’ne akademik araştırma için gittiler. Çin’in klasik müziğe ve piyanoya olan büyük ilgisinin sebeplerini saptamak ve piyano eğitimlerinin nasıl verildiğini yerinde incelemek için bir çalışma içinde girdiler. Bu çalışmanın başlığına da “Çinde piyano eğitimi: Kültürler ve Tarihler Arasında Müzik Yoluyla Köprüler İnşa Etmek” adını koydular. Bu önemli akademik makale bize klasik müziğin geleceği hakkında çok önemli ipuçları veriyor.

50 milyon keman öğrencisi

Asia Times ve The Independent’da yayınlanan makalelere atıf yaparak çarpıcı bir sonuçla çalışmaya giriş yapılmış. 2004 yılında Amerika’da 6 milyon piyano öğrencisi varken Çin’de bu rakamın 36 milyon olduğu saptanmış. Milyonlarca Çinli’yi piyano başında hayal ederek makaleyi okumaya devam ettim. The Philadelphia Inquirer’daki Jennifer Lin imzalı haberde ise keman öğrenenlerin sayısının 50 milyon olduğu ve Çinli ailelerin büyük bir heyecanla çocuklarını enstrüman öğrenmeye teşvik ettikleri anlatılıyordu. Inquirer’deki bu haberde, Çin genelinde piyanoya 1500 dolar veren ailelerin haftalık 15 dolarlık özel öğretmen ücretini de mutlaka bir köşeye ayırdıkları belirtiliyordu. Orta sınıf refahının artması hızlıca müziğe etki etmişti.

Çin hükümetinin klasik batı müziğine yüzlerce milyon dolarlık yatırımlar yaparak dünya genelindeki bütün klasik müzisyenlere bir mesaj verdiği de su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. 2007 yılında Beijing’de yapımı tamamlanan National Center for the Performing Arts binası bir mıknatıs etkisiyle dünya müziğini buraya çekmeyi amaçlıyor.

Müzikal tatminsizlik kültürü

Çinlilerin müzik alanında ilerleme tutkuları eskilerden beri gelen Konfüçyüs felsefesinden geliyor. Youtube’dan seyrettiğimiz küçük yaşta virtüöz seviyesinde enstrüman çalan çocukları yaratan felsefenin temelinde müzikal tatminsizlik ilkesi var. Makalede, Konfüçyüs’ün müzisyen Shi Xiangzi’den geleneksel Çin enstrümanı guqini öğrenme süreci anlatılıyor. Konfüçyüs guqinde güzel bir aşama kaydediyor ve hocası Xiangzi güzel çaldığını söylüyor ancak Konfüçyüs tatmin olmuyor ve daha fazla çalışıyor. Hocasına bir kez daha çalışını sergiliyor ve Xiangzi bu kez kusursuz bir icra duyduğunu ifade ediyor ancak Konfüçyüs yine tatmin hissedemiyor. Müziğin içsel dünyasında yarattığı hazzı tatmadan asla tatmin olmuyor. Yani hocasının “güzel çalıyorsun” demesi bir Çinli öğrenci için “oldu” demek değildir.

Bütün bunları süzgeçten geçirirsek şu anda dünya markası olan Çinli piyanist Lang Lang’ın parlama sürecinin arka planını daha iyi anlayabiliriz. Klasik batı müziği üzerinden ekonomik bir etki yaratmayı amaçlayan, müzisyen yetiştiren ve enstrüman üretim piyasasının neredeyse yüzde 90’ında hakim duruma gelen bir ülke oldu Çin. Klasik müziğin anavatanı Avrupa’da nüfus ve dinleyici yaşlanıyor. Klasik müzik dinleme oranı Avrupa’da düşüşe geçerken Çin’de dinleyici kazanıyor. Bütün bunları değerlendiren Manhattan School of Music’in eski direktörü Robert Siron 2007 yılında New York Times’dan Daniel J. Wakin’e yaptığı açıklamada şunları söylüyor: “Dürüst olmak gerekirse gelecek 20 yılda klasik müziğin geleceği Çin’deki gelişmelere bağlı olacak. Eşi benzeri görülmemiş bir oranda yeni dinleyicinin ve müzisyenin temsilcisi durumundalar. Belki de 20 ila 40 yıl sonra, Shangai ve Beijing dünya müzik sanatının merkezleri olarak algılanacaklar”.



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.