Çin’in COVID-19 deneyiminden çıkan dersler

Salgının ilk olarak ortaya çıktığı Çin, aldığı sıkı tedbirler sayesinde COVID-19’u kontrol altına almayı başardı. Bu nasıl oldu? PARA Dergisi bunu araştırdı.

Dünya ülkeleri, tüm insanlık COVID-19 salgınıyla mücadele ediyor. Mücadele devam ederken ne yazık ki 80 bini aşkın insanı kaybettik. Salgının getirdiği ekonomik kayıplar ve bozulan ruh sağlığı da cabası.. Salgının ilk başladığı ve toparlanma sinyallerinin geldi. PARA Dergisi’nin Çin’in bu işi nasıl başardığını bizzat o ülkede yaşayıp, deneyimleyenlerle yaptığı haberi özetliyoruz.

Kontroller sıkılaştırıldı

Çin’de gıda alanında faaliyet gösteren Hayat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Sezer, restoranların büyük bir kısmının kapalı olduğunu belirterek “Yerel yönetimler kayıpların önlenmesi için bir yandan vergi, sigorta pirimi ödemelerini askıya alırken, mülkiyeti kamuya ait olan binalardan kira da almıyor” dedikten sonra diğer önlemleri şöyle sıralıyor: “Cadde ve sokakların başına birer kontrol merkezleri oluşturuldu. Bu merkezler sokağa çıkan insanların vücut ısılarını ölçüp bilgileri merkezi sisteme yolluyor. Herkes için bir karekod (QR) oluşturuldu. Burada herkesin vücut ısınına ilişkin bilgilerin yanı sıra, nereye gittiği, nereden geldiğine ilişkin ayrıntılı bilgiler var. Böylece kişi eğer karantina uygulanan bir bölgeden gelmişse sistem bunu hemen belirliyor.”

“Nöbetleşe çalışıyoruz”

Çin Medya Grubu editörü Cao Yiqun, buna rağmen tedbirlerin gevşetilmeden devam ettiğini söylüyor. “Salgının ilk döneminde Çin halkı henüz hazırlıklı değildi” diyen Cao, “Ancak Çin hükümeti derhal devlet gücünü harekete geçirdi, tüm toplumu seferber etti. Wuhan’a ülkenin dört yanından tıp çalışanları gönderildi, salgınla mücadelenin ön cephesinde çalıştı. Onlar korkmadan, insanların hayatını kurtarmak için canla başla çalıştılar. Evde spor yapılır mı?  Bu konuda birçok örnek oldu. Hongzhoulu biri iki yatak etrafında, 5 saat boyunca 6 bin 450 tur koştu. Bir Xi’anlı evde oturma odasında 100 kilometre koştu. Benim evde de koşu bandı var, her gün üzerinde 50 dakika ile 1 saat hızlı yürüyüş yapıyorum.”

“Panik yapmayın”

CRI’den Cenk Özkömür, Çin’de iki aydır tecrit veya karantina dönemi yaşandığını belirterek deneyimlerini şöyle aktarıyor: “Bu tecrübenin ışığında, en önemli noktaların panik yapmamak ve tüm uyarıları dikkate almak olduğunu söyleyebilirim. Alışveriş açısından, markete gitme sıklığını azaltmak için en azından birkaç gün idare edebilecek kadar ürün almak mantıklı. Fakat, bu kesinlikle stoklamak veya yağmalamak anlamına gelmiyor. Sosyal medyadaki dedikoduları okumayı kesmeli. Okunacak çok kitap, izlenecek çok film var; hazır evdeyken bunlara vakit ayırmalı. Resmî beyanatların ya da verilerin yüzde 100 doğru olduğuna inanmak gerekmiyor; ancak, dedikodulara, dezenformasyona ve komplolara riayet etmenin de kimseye faydası yok.””

“Gönüllüler ordusu kuruldu”

Turizm Danışmanı Semih Erken ise içinden geçmekte olduğumuz zor günlerin doğru bilgi aktarımı ve dayanışmayla daha kolay aşılacağını söyledikten sonra şu bilgiyi verdi: “Wuhan şehrinde ilk virüs vakasının görülmesi üzerine Çin hükümeti radikal kararlar aldı. Ancak hükümet ‘yasak’ kelimesini kullanmadı. Sağlık sektöründe çalışanların tümü tam kadro çalışmaya başladı. Daha önce emekli olan veya işten ayrılanlar da yeniden göreve çağrıldı. Site yöneticileri, apartman yöneticileri, mahallenin ihtiyar heyeti muhteşem kurallar uyguladı. Aynı evden her gün sadece bir kişi dışarı çıkabiliyordu. Herkesin sorumlu davranma hali birdenbire her yere yayılıverdi. İhtiyar heyeti, yaşlı olup dışarı çıkamayan komşularının alışverişini yaptı. Gençlerden oluşan gönüllü ordusu kuruldu”

“Evden çalışıyoruz”

China Today Editörü Fu Zhibin  Çin’de okulların kapalı ve herkesin evinden çalıştığını hatırlattıktan sonra şu bilgileri veriyor: “Enfekte olmamanın en etkili yolu dışarda fazla dolaşmadan evde kalmaktır. Günde iki kez, alışveriş, yürüyüş ve köpeğimi gezdirmek için dışarı çıkıyorum. China Today olarak, salgın günlerinde ortaya çıkan acıklı hikayeyi dünyanın geri kalanına anlatma sorumluluğumuz vardı. İnsanlarla yüz yüze röportajlar yapamazsak da canla başla çalışan doktor ve hemşirelerle röportajlar yaptık. Çalışmalarımızın büyük bir kısmını iki hafta boyunca evlerimizden yürüttük. Sıkıntılı günler yakında sona erecek ve hepimiz neşeli günlerimize döneceğiz.”

“Birbirimize yardımcı olalım”

Şanghay’da perakende sektöründe çalışan Uğur Arzoğulları, Çin’de salgından en az etkilenen şehirlerin başında geldiğini hatırlatarak şu bilgileri veriyor: “Çin halkının yüzde 99’u, hükümetin aldığı sıkı kararlara harfiyen uydu. Şanghay’da karantina uygulanmadı ama 3 aydır hiç kimse dışarıya maskesiz çıkmıyor. Şanghay valisi krizi çok iyi yönettiğinden  Wuhan’a atandı. Hükümet ve halkın hızla organize olması, krizin kolay atlatılmasına yol açtı. Hükümet ‘bir birinizle görüşmelin’ talimatı verince kimse kızmadı ve talimatlara uydu. Hükümeti halkı, işçisi işvereni hepimiz birbirimize yardımcı olmalıyız. İşten çıkarmalar yerine, işçi ve işverenin ortak bir noktada buluşması halinde bu zor günleri aşacağız.”

Renk kodlarının yararı

CIPG’den (Çin Uluslararası Medya Grubu) Liu Jia,  virüs takibi için kişilere özel karekod (QR kodu) mini uygulama geliştirildiğini belirtip şu bilgileri veriyor: Alipay ve WeChat üzerinden mini programı indiren kullanıcılar, kimlik numaralarını yazıp, yüz tanıma yaparak kayıt oluyor. Kişinin nereye girip çıktığına ilişkin tüm bilgiler cep telefonundaki QR koduna kaydediliyor. Sağlık ve takiple ilgili kişisel bilgiler, nereye girip çıktığı yerlere göre QR kodunda yeşil, sarı ve kırmızı renkte gösteriyor. Yeşil renk kodu, kullanıcının karantina altında olmadığını ve serbestçe dolaşabileceği anlamına geliyor. Sarı renk koduna sahip olanların 7 günlük, kırmızı renk koduna sahip olanların da 14 günlük karantina altında tutulmaları gerektiğini gösteriyor. Böylece güvenlik görevlileri, sokağa çıkanların telefonlarındaki QR kodlarını okutup, riskli yerlere girip girmediklerini yani gerçek durumlarını anında görüyor.”

Çin deneyiminden çıkan 10 ders

1-Salgınla mücadelede halk, hükümetin aldığı sıkı önlemlere harfiyen uydu

2-Salgının kontrolünde devlet memurlarının yanı sıra, gönüllülerden yararlanıldı

3-Teknolojiden yararlanılarak hem sıkı takip hem de temassız teslimat sağlandı

4-Karantina bölgesi dışına çıkılıp çıkılmadığını kontrol etmek için herkes için karekod (QR) üretildi.

5-Çarşıya çıkan, AVM’ye giden ve şehre giriş yapanların vücut ısıları ölçülüp QR kodlarına yüklendi.

6-Kurye şirketleri teslimatları insanlarla teması olmayan yapay zekâlı robotlarla yaptı.

7-Teknoloji şirketleri eve kapanan insanlara eğlenceli uygulama ve çözümler geliştirdi

8- Restoran, metro istasyonu ve asansörlerde insanlar arasında ‘sosyal mesafe’ kuralı uygulandı

9- Taksilerin koltukları, asansörlerin düğmeleri streçle kaplandı, şoförler müşterilerine dezenfektan verdi. Site yöneticileri, apartman yöneticileri, mahallenin ihtiyar heyeti dışarıya çıkamayanların alışverişini yaptı.

10- Teknoloji şirketleri atağa geçerek eve kapananlar can sıkıntısını yenmek için internette yemek tarifi arayıp, yapboz, zekâ küpü ve satranç gibi oyun seti siparişlerini kolaylaştırdı.

 



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.