ÇİN’İN TEKNOLOJİDEKİ “ÇIPLAK AYAKLI MÜHENDİSLER” SIRRI

Beijing Teknoloji Enstitüsü, Kontrol Bilimi ve Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi aynı zamanda Çin Türk Öğrenci Birliği Beijing Başkanı Mustafa Altınkaya, çeşitli kaynaklardan da yararlanarak Çin’in teknoloji ve bilimdeki sırrını araştırdı.

Bilim Dergisi Nature’de “Çin: Bilimden Doğan Süper Güç” başlıklı bir makale yayınlandığını hatırlatan Mustafa Altınkaya, söze “Makalenin alt başlığında ise ‘Çin 100 yılda nasıl bir bilim devine dönüştü? Hangi aşamalardan geçti?’ gibi uzun süredir Batı’nın gündemindeki önemli soru vardı” diye giriyor…

Emperyalizmin, kültür, siyaset, ekonomi ve askeri alanlarda dünyaya tahakküm kuran bir canavar olduğunu belirten Altınkaya” Bu tahakküm bunlarla sınırlı kalmadı. Çeşitli tarihsel süreçler batının bilimi de bir tahakküm aracı olarak kullanmasını sağladı. Hatta diğer bütün tahakküm alanlarının dayanak noktası yaptı. En iyi füzeleri emperyalist devletler yapar, en iyi uçakları da. En iyi ilaçları onlar yapar, en iyi tıbbi cihazları da” diye ekliyor.

“Uzayın hâkimi onlardır, sadece onlar Mars’a gidebilir. Hatta bu efsaneler kültürel dayatmalarla da öyle bir noktaya geldi ki, Amerikalıların uzaylılarla iletişimde olduğuna, hava olaylarını kontrol edebildiğine inanan insanlar ortaya çıktı” diyen Altınkaya şöyle devam ediyor: “Bilimle uğraşan camianın bu deli saçmalarına inandığını iddia etmiyoruz fakat bilim camiası da kendi efsanelerini yarattı. Birçok alanda olduğu gibi Amerika’nın bilimsel ve teknolojik araştırmalar konusunda da geçilemez olduğunu iddia eden neoliberalizmin batağına saplanmış bir hayli insan vardı. Bugün hâlâ yer yer etkili olsa da Amerika ekonomide, siyasette ve askeri olarak dünyada tek efendi olmadığı gibi bilimde de tek efendi değil!

ÇİN, YÜKSELEN ASYA’NIN BİLİM DEVİ

ABD Ulusal Bilim Vakfı’nın (NSF) yayınladığı istatistiklerin Çin’in, bilimsel yayın konusunda ABD’yi ilk defa geçtiğine dikkat çektiğini belirten Altınkaya, “Çin 2016 yılında 426.000 makale yayınlarken ABD’de yayınlanan makale sayısı ise yaklaşık 409.000’de kaldı. Ayrıca 2015 yılında Amerika ARGE’ye ayırdığı 500 milyar dolarla birinci sırada iken Çin yaklaşık 400 milyar dolarla ikinci sıraya yerleşti. Fakat ülke ekonomisine oranla Çin ARGE harcamalarını her geçen yıl arttırıyor, Amerika’da ise bu oran aynı kalıyor. Son 30 yılda Çin’in ARGE’ye ayırdığı bütçe 100 kattan fazla artması (3 milyar dolardan 400 milyar doların üstüne) Çin’in ARGE araştırmalarında da kısa süre sonra Amerika’yı geçeceğinin somut kanıtı” diyor.  

Batı dünyasında yayınlanan bilim dergileri, ilgili kuruluşların raporları, bilimle ilgili her yayında Çin’e bir bölüm ayırıp kapsamlı değerlendirmeler yayınladığını hatırlatan Altınkaya, Çin’in bilim ve teknolojideki geldiği yere en büyük emeği veren Kızıl Mühendisler hakkında şu bilgileri veriyor:

‘ÇIPLAK AYAKLI’ MÜHENDİSLER

1940 yılında Japon saldırısına karşı direnişin en zor döneminde ÇKP Merkez Komitesi ‘Japon işgaline karşı direnişte, ulusun kurtulması için uzman teknik kadrolar yetiştirmeye’ karar verir ve ulusal savunma sanayisi başta olmak üzere ülkenin stratejik ihtiyaçlarının karşılanması için Yenan’da bizzat ÇKP Merkez Komitesi emri ile Doğa bilimleri Akademisi kurulur. Yenan Doğa Bilimleri Akademisi (YDBA) ÇKP tarafından kurulan ilk bilim ve teknoloji üniversitesi olarak tarihe geçer. Bu akademide Mao’nun yoldaşlarından Xu Teli gibi Çin devriminin önemli önderi müdürlük yaparlar.

Aralarında Çin’de bugün tanınan birçok devrimci mühendisin de olduğu köylerden gelen 600’e yakın öğrenci eğitildi ve burada eğitilen öğrenciler bugün Çin’in teknoloji ve bilimde geldiği yerin bizzat yapıcıları oldular. YDBA, 1945’te Japon işgaline karşı zafer kazanılmasının ardından Pekin’e taşındı. Çeşitli isim değişikliklerinden sonra 1988’de Sanayi Bakanlığı’na bağlanarak Pekin Teknoloji Enstitüsü adını aldı.

YDBA’NIN EĞİTİM MODELİ

Altınkaya, Mao Zedong’un Yenan’da yaşanan zorlukları şöyle aktarıyor: “Bir zamanlar neredeyse hiç giysimiz yoktu, yiyeceğimiz, sebzemiz, kâğıdımız yoktu. Askerler için ayakkabı ve çoraplarımız, kışlık giysilerimiz yoktu. Komitang ekonomik abluka ile bizi ölüme hapsetmeye çalışıyordu. Zorluklarımız gerçekten büyüktü.”

Altınkaya, YDBA’nın müdürü, eğitim duayeni ve büyük devrimci Xu Teli, Japon işgaline karşı bilim ve teknolojiyi kullanma fikrini nasıl savunduğunu şöyle anlatıyor: “İster genel ister özel ister teorik ister pratik araştırma olsun biliminin her alanı ulusun Japon işgalinden kurtuluşuna hizmet etmelidir. Bilim ve teknoloji savunma sanayisinin gelişimini teşvik eder ve işgale karşı savaşma gücünü arttırır. İşgale karşı zaferden sonra da bilim ve teknoloji gelişip serpilebilmek için geniş bir gökyüzüne sahip olabilir.” “YDBA’nın sloganı da olan ‘Her şey işgale karşı zafer için, her şey ülkenin kurtuluşuna bağlı’ cümlesi Xu Teli’nin anlayışını özetlemektedir” diyen Altınkaya açıklamalarını şöyle noktalıyor:  “Xu Teli’nin, Yenan’da yeni Çin’in yüksek eğitim modeli üzerinde kapsamlı ve derinlemesine araştırmalara girişip ÇKP önderliğine yüksek eğitime dair dört madde sunduğunu belirtiyor. BunlarI şöyle sıralanıyor:

  • Bilimle uğraşan kadrolara yukarıdan bakılmamalı ve siyasi bilinçlerinin gelişmesi için yardım edilmeli.
  • Bilim kadrolarına işgale karşı direnişte güvenliklerini sağlayarak görevler verilmeli ve ihtiyaç duydukları donanım mümkün olduğunca temin edilmeli.
  • Bilim kadrolarının kendilerinin ve ailelerinin yiyecekleri, günlük ihtiyaçları, sağlık masrafları karşılanmalı.
  • Hizipçi önyargılardan kurtulup, akademik birikime saygı duyulmalı. Rahat tartışmalar yapılabilmelidir. Biz devrimciler ‘gerçeğe bağlı kalma ve hataları düzeltme’ gibi bilimsel bir tavra sahip olmalıyız. (Özlem Kapar Bayburs’un China Today Türkiye’deki haberinden özetlendi)


Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.