“Rusya’da Kayboldu” internette bulundu

Anne-oğul ilişkisi hakkında bir film olan Lost in Russia’nın (Rusya’da Kaybolmak) tanıtım stratejisi filmin kendisinden daha çok ilgi çekiyor.

Çinli yönetmen ve oyuncu Xu Zheng, yıl boyunca tüm ailenin bir araya gelmesi için nadir bir fırsat olarak görülen İlkbahar Festivali sırasında gösterime giren son filmi Lost in Russia’da bu acı-tatlı yolculuğu anlatıyor.

“Bu fikir, bir çok Çinli’nin annelerinin denetimci sevgisine saplanıp kalmış olduğu gerçeğinden çıktı” diyor 48 yaşındaki yönetmen. Anneler, duydukları ilgi ve sevgiden ötürü çocuklarının yaşamına müdahale etme eğiliminde oluyor. Çin’de İlkbahar Festivali sırasında yaşanan yıllık göç, ailenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor ama bir haftalık tatil, çoğu zaman, akrabalık ilişkileri üzerinde ciddi bir baskıya da neden oluyor.

“Aile üyelerini tanıdık yabancılara dönüştüren boşluğu tarif etmek ya da doldurmak zor” diyen Xu, günlük hayattan bir çok sahne içeren filmin tarafların rahatlamasına, kendini farklı bir açıdan değerlendirmesine ve birbirini anlamasına yardımcı olmasını umut ediyor.

Filmin tanıtım stratejisi, filmin kendisinden çok daha büyük tartışmalara neden oldu. Gişede büyük bir başarı elde etme potansiyeline sahip Lost in Russia, bu İlkbahar Festivali sırasında gösterime giren yedi filmden biriydi. 1990’ların sonlarından bu yana, bu dönemde Ay Yeni Yılı sezonuna uygun hazırlanmış filmler izlemek Çin’de bir gelenek. Ancak festivalden önce patlak veren yeni koronavirüs salgınından ötürü prodüktörler, sinemalarla birlikte, insanların tedbir için evde kalmasını teşvik etmek amacıyla film gösterimlerinin iptal edildiğini açıkladı.

Online gösterim hamlesi

Lost in Russia’nın baş prodüktörü Huanxi Media, filmin ilk olarak Ay Yeni Yılı’nın birinci günü olan 25 Ocak’ta online yayımlanacağını duyurdu. Seyirciler filmi ByteDance’in sahibi olduğu Douyin (TikTok olarak da biliniyor), Toutiao ve Xigua Video gibi kanallarda ücretsiz izleyebilecekti.

Huanxi, aylarca filmin tanıtımını yapan Hengdian Film’le gösterim anlaşmasını feshetti ve ByteDance ile işbirliğine gitti. ByteDance, filmin online yayın hakları ve gelecekte hayata geçirilecek diğer projeler için Huanxi’ye 630 milyon yuan (90 milyon ABD Doları) ödedi. Bu yüksek profilli tanıtım stratejisi, Toutiao ve Douyin uygulamalarında indirme hacminin hızla artmasını ve kullanıcıların bu uygulamalarda daha fazla zaman geçirmesini sağladı, bu da reklam gelirini yukarı çekti.

İnternet uzmanı Pei Pei, “İlk gösterim hakkını satın almak sadece stratejik bir deneme; tüm video sektörünü, hatta eğlence sektörünü alaşağı etmeye yetmez” diyor. Bu değişim, filmi ücretsiz izleme imkanına kavuşan netandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandı. 27 Ocak itibarıyla Lost in Russia’nın online izlenme sayısı 600 milyonu aşmıştı.

ThePaper.cn’nin verdiği bilgiye göre, Wanda Film’in de dahil olduğu sinema zincirleri tarafından yapılan ortak açıklamada, Lost in Russia’nın online gösteriminin mevcut sinema sektörü ve tanıtım mekanizmasını yıkmayı amaçladığı, bunun uzun vadeli etkileri olacağı öne sürüldü.

ThePaper.cn’ye konuşan sinema yatırımcısı Xi Jia, “Yedi filmin gösteriminin iptal edilmesi sinema zincirleri için yıkıcı bir gelişme. Lost in Russia’nın hamlesi ise sorumsuzca bir hareket” dedi ve ekledi: “İlkbahar Festivali sezonu için salon sayısınının yanı sıra patlamış mısır ve meşrubat gibi malzemelerin stoğunu artırmıştık. Reklamcılarla film öncesi yayınlanacak reklamlar için anlaşmalar yapmıştık.”

Sektöre yakın bazı isimler ise aksi görüşte. Huanxi’nin hamlesinin salgın göz önüne alındığında pragmatik bir karar olduğu ve diğer prodüktörlerin aynı yolu izlemeyebileceği ileri sürülüyor. Online yayın siteleri için televizyon dizileri ve online diziler hala temel içerik olmayı sürdürüyor. Film eleştirmeni Li Xingwen’e göre, “Mevcut video sektörü 10 yıl süren bir araştırma sürecinin ardından televizyon dizilerinin birinci öncelik olduğu mevcut iş modelini oluşturdu”.

Uzlaşma yolları

Lost in Russia’nın odağında geleneksel anne-oğul meselesi bulunuyor: Beijing’den Moskova’ya giden trende şefkatli bir anne ve asi oğlunu görüyoruz. Orta yaşlı Xu Yiwan evliliğini kurtarmaya çalışıyor ama 8 bin kilometre ötedeki bir şehirde düzenlenecek bir gösteriye katılmak üzere yola çıkan annesi Lu Xiaohua’yla birlikte seyahat etmek zorunda.

Lu, oğlu Xu’yla hala çocukmuş gibi ilgileniyor. Ona istemediği cherry domatesler ikram ediyor, o ise sürekli telefonda konuşuyor. Lu yalnızca şarkı söyleme hayali hakkında konuştuğunda sadece bir anne olmaktan çıkıp kendi hayalleri olan bağımsız bir şahsiyete dönüşüyor. WeChat’te popüler bir sinema yorumcusu olan Sir Movie de “İlişkide asıl sorun, iki tarafın da nasıl uzlaşacağını tam olarak bilmemesi” dedikten sonra filmin iki kuşak arasında yaşanan çelişkileri zengin ayrıntılara anlattığını ama gerçek bir uzlaşı için fazla bir yönlendirme sağlamadığını sözlerine ekledi.

Uzlaşı, Xu’nun karlı bir ormanda annesini bir ayının saldırısından kurtarmasıyla yaşanıyor. Bu olaydan sonra annesinin aile içi şiddete maruz kaldığını öğrenen Xu, yaşamındaki baba sevgisi eksikliğinden ötürü annesini suçlamakla hata yaptığını anlıyor. Ancak asıl soru şu: anneyle oğlu arasındaki gerçek sorun ne? Birbirlerine davranış tarzları mı, baba mı? Film bunu açıklığa kavuşturmuyor. Film yine de sevdiklerimizi kontrol etmeyi ne kadar çok istediğimizi ortaya koymayı başarıyor.  (Li Fangfang-Beijing Review)



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.