Seyahat köpükleri ekonomik toparlanma sağlar mı?

Turizmde iyi bir köpüğün büyük ekonomik kazanımlar sağlayacağına kesin gözüyle bakan uzmanlar, ancak bunun getirileceği sağlık kurallarının da epey can sıkıcı olacağını söylüyor.

Evlere kapandığımız bu günlerde hatırlaması biraz can sıkıcı olabilir ama geçen yıl dünya her zamankinden daha da “seyyar”dı—insanlar toplam 4.6 milyar uçuş gerçekleştirmişti. Bu yılın nisan ayında uçaklar sadece 47 milyon yolcu taşıdı; bu mobilite seviyesini yıl geneline yaydığınızda birden 1978’e geri dönüyoruz. Seyahatlerin durma noktasına gelmesi, küresel ekonominin sıkıntılarını daha da artırdı, ticari ilişkileri iyice karmaşıklaştırdı, iş alemini alt üst ederken turizm sektörünü de yıkıma uğrattı. Koronavirüsle mücadelede başarılı olan ülkeleri bir araya getirecek seyahat “köpük”leri yaratma fikri, son zamanlarda giderek daha fazla taraftar topluyor.

The Economist dergisindeki değerlendirmede, bu öneriye iyimser yaklaşmak için bir takım gerekçeler bulunduğuna dikkat çekiliyor. Derginin tespit ettiği potansiyel köpükler, küresel GSYİH’nin yüzde 35’ini, tüm mal ve hizmet ticaretinin yüzde 39’unu, küresel turizm harcamasının yüzde 42’sini oluşturuyor. Ancak bu noktaları birbirine bağlamanın ne kadar zor olduğu göz önüne alındığında, küresel ekonomiyi yeniden başlatmanın ne kadar zor olacağı da anlaşılıyor.

Avrupa’nın durumu

Sınırların virüs öncesi günlere geri dönmesi mümkün değil. Başta seyahat kısıtlamalarına soğuk bakan sağlık uzmanları bile artık katı denetimlerin gerekli olduğunu savunuyor, özellikle salgının kontrol altına alındığı bölgelerde. Derginin tespit ettiği ilk köpüklerden biri, Estonya, Letonya ve Litvanya’yı kapsıyor. Virüsle mücadelede Avrupa’nın en başarılı ülkeleri olarak gösterilen Estonya, Letonya ve Litvanya’nın vatandaşları 15 Mayıs itibarıyla bölge içinde serbestçe sehayat etmeye başladı. Bir diğer köpük, Yeni Zelanda ile Avustralya’nın Tazmanya eyaletini birbirine bağlayacak bir güzergah olabilir; bu iki bölgede de yeni vaka sayıları çok düşük. Ayrıca Çin ve Güney Kore iş insanları için bir “hızlı giriş kanalı” yarattı. Buna benzer küçük seyahat köpüklerinin sayısının önümüzdeki dönemde hızla artması bekleniyor.

Bu köpüklerin çapının büyütülmesi, ekonomik faydanın da artmasını sağlayacak. Economist dergisine göre, iki büyük bölge, süreç içinde beliren diğer küçük köpükleri de içine alarak iki dev köpüğe dönüşebilir. Bunların ilki Asya-Pasifik bölgesi. Son haftalarda Japonya’dan Yeni Zelanda’ya kadar bölgedeki bir çok ülkede yeni vaka sayıları milyon insan başına on vakanın altında seyrediyor. Eşiği biraz daha yukarı, milyon insan başına 100 vakaya çekersek, Avrupa da Baltıklardan Adriyatik’e uzanan ve Almanya’yı da içine alan bölgenin bir seyahat köpüğüne dönüşebileceği görülüyor. Asya-Pasifik köpüğü Çin ve Japonya sayesinde küresel GSYİH’nin yüzde 27’sini, Avrupa köpüğü de yüzde 8’ini oluşturuyor.

Asya-Pasifik’teki durum

Bu köpüklerin potansiyel değerini ortaya koyan temel ölçütlerden biri, ülke ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı olup olmadığını gösteren ticari entegrasyon düzeyi. Asya-Pasifik köpüğündeki ülkeler toplam ticaretlerinin yüzde 51’ini birbiriyle yapıyor. Baltık-Adriyatik köpüğündeki ülkelerde de bu oran yüzde 41. İnsanların serbestçe hareket edebilmesi, özellikle Tayland ve Yunanistan gibi turizme dayalı ülkelere de büyük yarar sağlayacak.

Söz konusu köpüklerin coğrafi sınırları ötesine taşan olumlu ve olumsuz etkileri olabilir. Günümüzde fiziksel mevcudiyete bağımlılığı gitgide azalan hizmet ticareti, toplam ticaretin büyük bölümünü oluşturuyor. Britanya, Baltık-Adriyatik köpüğünün dışında kalıyor olabilir ama Londralı finansçılar yine de bu köpük sayesinde kendilerine yeni iş imkanları yaratabilir, müşterileriyle fiziksel olarak bir araya gelemeseler bile. Ya da Asya-Pasifik’te Vietnam köpüğe dahil olurken Endonezya köpüğün dışında kalırsa, Endonezya’ya gidebilecek yatırımlar Vietnam’a yönelebilir.

Ancak bu seyahat köpüklerinin yaratılması için uygulanacak kamu sağlığı kuralları, epey can sıkıcı olacak. Ayrıca ülkelerin salgını yönetme yaklaşımlarını uyumlandırmaları gerekecek. Avrupa ve Amerika’nın tavuğu klorla yıkamanın güvenli olup olmadığı konusunda bile uzlaşamadığı göz önüne alınırsa bu uyumlandırmanın ne kadar zor olacağı anlaşılabilir.

Enfeksiyon oranları yüksek ama benzer Britanya ve Fransa gibi ülkelerin oluşturacağı köpüklerin çok ciddi komplikasyonlara yol açabileceğine dikkat çeken Economist dergisi, ideal durumu “temiz köpükler” yaratmak olarak tarif ediyor.

Bunun için de köpüğü oluşturacak ülkelerin birbirine karşı açık olması lazım. Enfeksiyon düzeyi ve test verilerini paylaşmaları, vakaları nasıl takip ettiklerini ve virüs bulaşmış olması muhtemel insanları nasıl tecrit ettiklerini açıklamaları gerekiyor. Dolayısıyla iş hükümetler arası güven meselesi haline geliyor. Ayrıca düşük enfeksiyon rakamları açıklayan Laos ve Kamboçya gibi küçük ve yoksul ülkeler, bu verilerin güvenilirliğine ilişkin şüphelerden ötürü zengin ülkeler tarafından dışlanabilir. (Çeviri: Kaan Atalay)



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.