Tibet’teki Ma’ke Orman Çiftliği yeşil kalkınmaya öncülük ediyor

Çin’in kuzeybatısındaki Qinghai eyaletine bağlı Golog Tibet Özerk İli, Çin’in en yüksek rakımlı orman çiftliği olan Ma’ke Nehri Orman Çiftliği’ne ev sahipliği yapıyor. Geleceğe sahip çıkan köylüler yeşil kalkınmaya destek veriyor.

Orman çiftliği, 1990’lardan önce Qinghai eyaletinin başlıca kereste tedarikçilerinden biriydi. Çin 1998’den itibaren ülke genelinde doğal ormanları korumak için projeler geliştirmeye başladı. Ma’ke Nehri Orman Çiftliği’nin de bu nedenle görev tanımı değişti. Çiftlik çalışanları ve  çiftliğin yakınında yaşayan insanlar elektrikli testerelerini bıraktı ve fidan ekmek için küreklerini kaptı. Yeşil varlıkların değerlendirilmesiyle ekolojinin korunması arasında bir denge tesis etmeyi amaçlayan sürdürülebilirliğe dayalı yaklaşım, bu insanların yaşam koşullarının iyileşmesini sağladı.

49 yaşındaki Zhu Fuhai, Ma’ke Nehri Orman Çiftliği’nde bir orman bölgesinin şef yardımcısı. 1998’den önce odunculuk yapan Zhu, “1993’te çiftlikte tomrukçuluğa başladım. O zamanlar kamyonlar her gün kereste taşımak için dağlara giderdi” diye hatırlıyor o günleri.

Geçmişteki tomrukçuluk faaliyetlerinin izlerini bugün bile görmek mümkün. O dönemdeki yoğun ağaç kesiminden ötürü Ma’ke Nehri’nin iki yakasında ağaçlar seyrek ve kısa; boyları bir metreyi geçmiyor. Zhu’nun verdiği bilgiye göre, o fidanlar 10 yıl önce ekilmiş, Yüksek rakım ve soğuk iklimden ötürü çiftlikte bitkiler çok yavaş büyüyor; dolayısıyla bitki örtüsünün hasarı atlatması ve toparlanması uzun zaman alacak. Ormanların yok edilmesi, bitki örtüsünün zarar görmesinin çok ötesinde sonuçlar yaratıyor. Zhu’nun belirttiği gibi, bölgede 20 yıl önce sık sık şiddetli taşkın ve toprak kayması gibi doğal felaketler yaşanıyordu.

Değişim 1998’de başladı

Değişim, 1998’de, Qinghai eyaletinin bu doğal ormanda tomrukçuluk yapılmasını yasaklamasıyla başladı. Ma’ke Nehri Orman Çiftliği, doğal orman kaynaklarını korumayı hedefleyen bir pilot program başlattı. Çiftlikte kâr amaçlı ağaç kesimine son verildi ve ormanın korunması birinci öncelik haline geldi. Odunculuğu bırakan Zhu da kariyer değişikliğine giderek orman korucusu oldu. Ma’ke Nehri Orman Çiftliği’nde yaşananlar, son yüz yılda Çin’in bazı bölgelerinin benimsediği, ekonomik büyümeye aşırı önem veren kalkınma modelinin somut bir ifadesi. Doğal kaynakların aşırı kullanımı neticesinde insanlıkla doğa arasındaki ilişki bozuldu.

2012’de yapılan 18. Çin Komünist Partisi (ÇKP) Ulusal Kongresi’nden bu yana Şi Jinping merkezli ÇKP liderliği çok sayıda ayrıntılı tedbirle ekolojinin korunmasını teşvik ediyor. Çin, eşgüdümlü çevre korumayı güçlendirerek ve yanlış planlanmış muazzam boyutlu kalkınmadan kaçınarak Yangtze Nehri Ekonomik Kuşağı’nın gelişimini hızlandırma taahhüdünde bulundu. Hava, su, toprak kirliliğine engel olma ve çözüm bulma kararlılığı içindeki ülke yönetimi, “Güzel Çin” hedefine ulaşmak için dev adımlar atıyor. 2018’de ekolojik medeniyet kavramı, Çin anayasasına dahil edildi.

Kazan-Kazan yaklaşımı

Yöre köylüler ve çobanları için gelir kaynağı olarak tomrukçuluktan vazgeçmek kolay bir şey değildi; hepsinin ailelerini geçirdirmenin yeni yollarını bulması gerekiyordu. Yerel ormancılık kurumlarının müdürü Han Caibang, bölgede tomrukçuluğun yasaklanmasının ardından temel gelir kaynaklarının ortaya kalkmasıyla giderek daha çok insanın yoksulluk çekmeye başladığını hatırlatıyor.

Dolayısıyla önlerindeki en büyük zorluk, bir taraftan ormanı korurken bir taraftan da halkın zenginleşmesini sağlamaktı. Han’ın ifadesiyle bu sorunun “Yanıtı sadece ormanda bulunabilirdi”. Yerel yönetim, köylüler ve çobanların ormanda kuzu göbeği mantarı ve Tibet çayı yetiştirmesine öncülük yaptı; böylece orman arazisi insanların geçimi için ciddi bir gelir kaynağı haline geldi.

Yerel yetkililerin bir diğer girişimi, yöre köylülerini orman korucusu olarak işe almak oldu. Tam zamanlı orman koruma ekibinin yanı sıra orman devriyesi, ağaç bakımı, yaralanan yaban hayvanlarının tedavisi gibi iş sorumlulukları bulunan yarı zamanlı bir ekip oluşturuldu. Ekiptekilerin aylık maaşı bin 800 RMB olarak belirlendi. Han’a göre, “Amaç, insanlara sabit bir aylık gelir sağlamanın ötesinde halkın orman koruma bilincini geliştirmekti.”

Geleceğe sahip çıkılıyor

Gatai, orman çiftliğinin yakınlarında yaşayan Tibetli bir köylü. “Aşırı ormansızlaştırma öylesine çığrından çıkmıştı ki ormanı ev inşa etmek ve yemek pişirmek için kullanıyorduk” diyor ve ekliyor: “Şimdi ise orman iyi korunduğu takdirde daha iyi bir geleceğe sahip olacağımızın ayırdına varıyoruz.

” Ekolojik korumanın önemine dair bilincin artması, halkla sürekli iletişim içinde olmanın bir sonucu. Şu anda köy sakinleri sırayla ormanlarda devriye görevi yapıyor. “Yöre halkının çabaları sayesinde çiftlikteki orman kaynakları gayet iyi korunuyor ve insanların da geliri artıyor” diyen Han’a göre, “Orman koruma faaliyeti, ancak yöre halkının bu çabadan istifade etmesiyle sürdürülebilir kılınabilir”.

Yeşil kalkınma

Golog’un Banma ilçesinde ekolojinin iyileşmesiyle orman çiftliğinde görülen yaban hayvanlarının sayısı da artmaya başladı. Banma ilçesi yaban makakları için ideal bir yaşam alanı. Geçmişte sayıları gayet az olan makaklar insanlardan da çok korkuyordu. Ancak, yerel ormancılık kurumlarının müdür yardımcısı Ma Zhanbao’nun verdiği bilgiye göre, son yıllarda makaklar dağlardan aşağı inmeye ve yemek bulmak için sık sık köye uğramaya başladı. Süregiden Covid-19 salgını insanların doğayla ilişkilerini gözden geçirmeye zorluyor—yüksek nitelikli gelişim ve insanlıkla doğa arasında uyum hedefine ulaşmak sadece yeşil bir kalkınmayla mümkün olabilir.

Çin Başbakanı Li Keqiang’ın mayıs ayında sunduğu hükümet çalışma raporunda, Çin’in enerji koruma ve çevre koruma sektörlerinin gelişimini hızlandıracağı, yaban hayvanlarının izinsiz avlanması ve ticaretine uygulanan cezaları sertleştireceği, ekolojik korumayı teşvik etmek için kilit ekosistemlerin korunması ve ihyasını amaçlayan projeler yürüteceği açıklandı. Ma’ke Nehri Orman Çiftliği’nin ulaşmaya çalışacağı hedef artık daha net.

(Kaynak: Li Yuan, China Today)

 



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.