- 10 Mart 2023
- Yayınlayan: Kerem Kofteoglu
- Kategori: Son Yazılar
Çin bir demokrasi mi, değil mi? Tarih bu soruyu çoktan cevapladı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) 1949’da kurulması, ülkenin binlerce yıl süren feodal otokrasiden halk demokrasisine geçişte büyük adımlar attığını ortaya koyan bir gelişmeydi.
LI JUNRU /CHINA TODAY TÜRKİYE –Çin halkı zor günler yaşarken onları bu sıkıntılardan kurtarmak için bir araya getiren Çin Komünist Partisi (ÇKP) oldu. Şimdi Çin’deki rakamlara işaret eden sözde demokrasiler o zaman neredeydi? Çin halkını katleden dönemin otokratik gerici yönetimine destek için finansman ve silah sağlayarak işleri daha da kötüleştirdiler. Bu ülkelerin demokrasileri ve politikacıları Çin’deki demokrasi hakkında yorum yapacak kapasiteye nasıl sahip olabilir? Bu meselede söz sahibi olan 1.4 milyar Çinli’dir.
Çinde feodal sisteme son veren 1911 Devrimi’nden sonra Batı demokrasisi denendi, ancak başarısız oldu. ÇHC’yi kurarken, daha önce yaşanan sıkıntılardan gerekli dersi çıkaran Çin halkı, Batılı çok partili sistemi, iki partili sistemi veya parlamenter sistemi takip etmedi. ÇKP de devrimci pratiği sırasında Sovyet siyasi sisteminin kusurlarını tespit etti. Bundan dolayı, ÇHC’yi kurduğunda ve sosyalist dönüşümü gerçekleştirirken eski Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkelerinin siyasi sistemini kopyalamamayı tercih etti.
Marksizmin temel ilkelerini Çin bağlamına uyarlayan Çinli Komünistler, kendi demokratik siyasi gelişim yollarını keşfetmeye kararlıydı. ÇKP, Çin’i demokratik halk diktatörlüğünün sosyalist ülkesi yaptı. Çin’e özgü karakteristiklere sahip bir demokrasi için halk kongreleri sistemini, ÇKP liderliğindeki çok partili işbirliği ve siyasi danışma sistemini, bölgesel etnik özerklik sistemini ve topluluk düzeyinde kendi kendini yönetme sistemini içeren bir dizi sistem kurdu. ÇKP, oluşturduğu yurtsever birleşik cepheyle güçleri mümkün olan en geniş şekilde birleştirmeyi başardı.
ÇİN’E ÖZGÜ BİR SİSTEM
ÇKP, Çin’e özgü karakteristiklere sahip bir demokratik siyasi sistemi kurma, iyileştirme ve pekiştirme sürecinde, halkı tüm süreçli bir halk demokrasisi yaratmaya yönlendirdi. 21 Eylül 2014’te Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın (ÇHSDK) kuruluşunun 65. yıldönümü kutlamalarında, ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, Çin’in demokratik sistemini ayrıntılı olarak ele aldı. Çin’in sosyalist sisteminde halk meselelerinin halk tarafından tartışıldığını ve tüm toplumun istek ve taleplerinin en büyük ortak bölenini bulmanın halk demokrasisinin gerçek anlamı olduğunu söyleyen Xi, sonrasında çok derinlikli bir değerlendirme yaptı: “Halkın sadece oy kullanma hakkı olup geniş katılım hakkı olmadığında ve halk sadece oy verirken uyanıp oylamadan sonra tekrar uykuya daldığında, demokrasi bir formaliteden ibarettir.” İşte, tüm süreçli halk demokrasisi fikrinin özünde yatan şey de bu.
Xi, 2 Kasım 2019’da Shanghai’da bir sivil merkezi ziyaret ederken bu fikri resmileştirdi. Xi, “Siyasi gelişim için Çin’e özgü karakteristiklere sahip sosyalist bir yol izliyoruz ve halk demokrasisi, tüm süreçli olarak uygulanan bir demokrasidir” değerlendirmesini yaptı.
Mart 2021’de bu temel siyasi kavram yasaya dahil edildi. Xi, ÇKP’nin kuruluşunun 100. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen büyük toplantıda yaptığı konuşmada, kalkınmada insan merkezli yaklaşımı uygulama ve tüm süreçli halk demokrasisini ilerletme çabalarına vurgu yaptı.
Xi, 13 Ekim 2021’de düzenlenen halk kongrelerinin merkezi konferansında tüm süreçli halk demokrasisinin ne olduğunu sistematik bir şekilde açıkladı. Tam süreçli halk demokrasisi için eksiksiz bir dizi sistem ve prosedür bulunduğunu ve demokrasinin siyasi meselelere ilişkin tüm karar alma sürecinde gerçekten desteklendiğini belirten Xi, “Bu, en kapsamlı, gerçek ve etkili sosyalist demokrasidir” tespitini yaptı.
MEDENİ VE SİYASİ HAKLAR
Medeni ve siyasi haklar, Çin’e özgü karakteristiklere sahip insan hakları teorilerinin incelenmesinin her zaman odağında yer alır, özellikle Çin’e insan haklarıyla ilgili yöneltilen bazı önyargılı suçlamalarla mücadelede. Tüm süreçli halk demokrasisi kavramı, Çin’e özgü karakteristiklere sahip insan hakları teorilerine dair incelemelerin özellikle Çin’deki medeni ve siyasi haklar meselelerini kapsayacak biçimde genişletilmesi için özel ve önemli bir ilham sağlayabilir.
Örneğin, geniş kapsamlı danışma, tüm süreçli halk demokrasisinin tanımlayıcı bir özelliği. Kamuoyu sistem sayesinde siyasi karar alma sürecinin bir parçası olabiliyor. Kanun, parti veya hükümetin ancak siyasi danışmadan sonra herhangi bir karar almasını şart koşuyor.
Bu amaçla, ÇKP 18. Ulusal Kongresi’nden sonra, siyasi danışma için kapsamlı ve çok katmanlı kurumsallaşmış bir sistem oluşturuldu. Sistem, siyasi partiler, halk kongreleri, devlet daireleri, ÇHSDK yerel komiteleri, halk örgütleri, taban örgütleri ve toplumsal örgütlere siyasi meselelere öneri ve görüşleriyle katkıda bulunmaları için kanallar sunuyor. Böyle bir istişari demokrasi sistemiyle, ÇKP ve hükümet, karar alma sürecinde öncelikle toplumun çeşitli kesimlerinden gelen görüşleri öğrenebiliyor ve mümkün olduğunca geniş bir fikir birliğine varabiliyor.
Ekonomik ve sosyal kalkınma için 14. Beş Yıllık Plan’ın hazırlanışı, buna iyi bir örnek teşkil ediyor. Çeşitli demokratik partiler ve Tüm Çin Sanayi ve Ticaret Federasyonu’yla danışma toplantıları yapıldı. Genel Sekreter Xi, girişimcilerin, partisiz temsilcilerin, ekonomik ve sosyal alanlardaki uzmanların, bilim adamlarının, eğitim, kültür, sağlık ve spor alanlarındaki uzmanların, yerel parti ve hükümet başkanlarının ve taban temsilcilerinin tavsiyelerine kulak vermek için bir dizi sempozyuma şahsen başkanlık etti. Çok sayıda netandaşın görüş ve önerilerini dinlemek için özel bir online kanal oluşturuldu. Bu sayede ülkenin üst düzey tasarımında kamuoyunun görüş ve talepleri dikkate alındı. İstatistikler, devlet işleriyle ilgili 1 milyondan fazla online önerinin geldiğini gösterdi. Çeşitli sempozyumlarda ve online platformlarda dile getirilen görüşler, en üst düzeydeki politika ve kararların önemli bir dayanağı haline geldi. Bu nedenle, Çin demokrasisi, insanların tüm karar alma sürecine kapsamlı bir şekilde katılabileceği bir danışma demokrasisi olarak tanımlanabilir.
Tüm süreçli halk demokrasisi, en yalın ifadeyle, seçim demokrasisini danışma demokrasisiyle birleştirir. Devlet görevlilerinin seçiminden karar verme, yasama, yönetim ve denetime kadar tüm demokratik süreç boyunca insanlar demokratik haklarını hukuka uygun bir şekilde kullanabilir.
HALKA DEVLET İŞLERİNDE SÖZ HAKKI
Bu demokratik haklar, seçme ve seçilme hakkı, devlet ve toplum işlerini bilme, bunlara katılma, bunlar hakkında görüş açıklama ve bunları denetleme hakkı, devlet organlarını ve devlet görevlilerini eleştirme ve önerilerde bulunma hakkının yanı sıra ifade, basın, toplanma, yürüyüş, gösteri ve dini inanç özgürlüklerini içerir. Tüm süreçli halk demokrasisi, halka devlet işlerinde söz hakkı tanıyarak halkın kullandığı medeni ve siyasi hakları güvence altına alır.
Tüm süreçli halk demokrasisi, yalnızca insanların medeni ve siyasi haklarını kullanmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onların ekonomi, siyaset, kültür, toplum ve ekolojik uygarlıkla ilgili haklarını da güvence altına alır. İnsanların devlet yönetimine, sosyal işlere ve ekonomik ve kültürel faaliyetlere kapsamlı bir şekilde katılmasını ve demokratik haklarını günlük yaşamlarında tam olarak kullanabilmesini sağlar. Bu demokraside herkesin birden fazla rolü bulunur. Devlet işlerine, toplumsal yönetişime ve gündelik yaşama fikir ve önerileriyle katkıda bulunabilir, siyasal ve toplumsal yaşamın her alanında sesini duyurabilir.
Son yıllarda Çin’de, “halkın sesine duyarlı olma” demokratik kavramına uygun bir biçimde, devlet ve toplum işlerinin yönetimine halkın doğrudan katılması için bir mekanizma da oluşturuldu. Bazı yerel yönetim birimleri, “halkın şikayetlerinin gecikmeden işleme koyulmasını” sağlayan mekanizmalar oluşturdu ve bu mekanizmalar yasalara dahil edildi. Bu tür yasalar ve mekanizmalarla insanların temel insan hakları güvence altına alınıyor. Yerel düzeyde ve taban düzeyinde de benzer bir çok vaka bulunuyor. Bu anlamda, tüm süreçli halk demokrasisi, Çin’in insan hakları davasının gelişimini kapsamlı ve yaygın bir şekilde destekliyor.

