Eleman açığından ne haber?

Son yıllarda bir yatırım furyasıdır gidiyor. Her kesimden girişimciler, otelciliğe soyunup duruyor. Eskiden inşası için kazma vurulan tesislerin büyük çoğunluğunu teşvikli yatırımlar oluşturuyordu…

Günümüzde ivme kazanan yatırım furyasına artık öz sermayeleriyle de otelciliğe soyunanlar olduğunu görüyoruz.

Türkiye’nin turizmde kazanan ve kazandıran bir ülke olduğunu gören, Ramada, Hilton, Radisson SAS, Hyatt, Swiss, Sheraton gibi zincirlerin tesis sayısı artıyor. İstanbul’daki Mövenpick Hotel, Mövenpick Hotels and Resort markasıyla Türkiye’de yeni oteller, Easy Group, iki yıl içerisinde İstanbul’a otel açmayı planlıyor.

Fransız Accor Grubu bünyesinde bulunan Novotel ve Ibis Otel markalarını Türkiye’ye getiriyor. Uzakdolu Aman Grubu Türkiye’de 3 tesis açmayı planlıyor.  Türkiye pazarına yeni giren Alman Maritim zinciri birkaç yıl içinde 5-6 tesis açmayı planlıyor.  Fransız içeceği Orangina’yı, Türkiye’ye getiren Grup Cible, İstanbul’da butik otel açma hazırlıklarını hızlandırıyor. İspanya’da Universal adıyla 12 oteli bulunan İsviçre sermayeli Universal Flugreisen AG, Türkiye’de de otel açmak için nabız yokluyor. Japon sermayeli bir grup, deterjancı Küçükbay’ın İzmir’in Pasaport semtindeki eski tütün deposunu otele dönüştürüyor.

Bu örnekleri artırabiliriz. Ancak, bu yazıdaki asıl amacım kimin nerede ne yapacağını anlatmak değil. Burada başta turizmciler olmak üzere birçok kesim tarafından es geçilen bir konuya parmak basmak istiyorum.

TUYED Ar-Ge bölümündeki arkadaşlarım, Hazine Müsteşarlığı’ndan teşvikli otellerden inşaatı başlamış veya başlayacak olan 18 ildeki yatırımları inceledi. Yeni yatırımlar için ortaya çıkan elaman açığı rakamını gördüğümde şaşırmadım desem yalan olur.

Arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre, iller bazında ortaya çıkacak elaman açıkları şöyle sıralanıyor:  Antalya’da 150 bin, İstanbul’da 45 bin, İzmir’de 22 bin, Ankara’da 6 bin 200, Aydın’da 6 bin,  Bursa’da 3 bin, Nevşehir’de 2 bin 300.  Adana, Adıyaman, Afyon, Balıkesir, Bolu, Denizli ve Kocaeli’nde ise ortaya çıkacak elaman ihtiyacı 300 ile 900 kişi arasında değişiyor. Sadece söz konusu 18 ildeki elaman açığı kaça ulaşıyor dersiniz? Hesaplamayın! Söylüyorum: Tamı tamına 265 bin kişi!… Bu arada bu rakama diğer illerdeki teşvikli yatırımlar ile teşviksiz yatırımların dahil olmadığını da hatırlatmak isterim.

Turizm eğitimi veren 17 adet Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Okulu ile 67 adet  Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi bulunuyor. Bu okullardan yılda toplam 8 bin kişi mezun oluyor. Bunlara TUREM ve çeşitli zincir otellerin kendi bünyesinde verdiği eğitimi de katacak olursanız sayı en fazla 9 bine çıkar.

Soruyorum: yatırımlar böylesine hız kazanmışken, ortaya çıkacak 265 bin nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak üzere birileri bir şeyler yapıyor mu?  Doğrusunu isterseniz ne turizmcilerin ne de kamunun bu konuyu ciddiye aldıklarını sanmıyorum. Tesisi yapalım istim arkadan gelsin???…

Peki o zaman eleman açığını nasıl kapatmayı planlıyorlar dersiniz?

Bu konuda benim aklıma iki yol geliyor.  Birinci yol her yıl yaptıkları gibi birbirlerinin elemanlarını biraz daha yüksek ücret vererek ayartmak.  İkinci yol ise –profesyonelerin bunda bir  suçu yok- tesis sahibinin “Canım ne olacak sağda-solda bir sürü işsiz, güçsüz var işe alın gitsin” mantığı…

İnsanın aklı almıyor. Dünyanın parası otelciliğe yatırılıyor, ama eleman açığını aza indirmek için kimse kılını kıpırdatmıyor. Gerçi hakkını yememek lazım AKTOB, AB’den aldığı fonlarla yılda 80 kişi eğitmek için harekete geçti. Ama bu girişimin Antalya’da ortaya çıkacak 150 bin kişilik eleman ihtiyacının ne kadarını karşılayacağını varın siz düşünün…

Eleman açığına ciddi bir çözüm aranacaksa, öncelikle turizmcilerin tümünün  bunun ayırdına şimdiden varıp, gerekli çalışmaları başlatması gerekiyor.  Yani bir anlamda yumurta kapıya gelmeden, moda deyimle öncesinden hazırlıklı (proaktif) olmaları gerekiyor. Proaktif olmayı reddelerse ne olacak?  Hemen söyleyeyim:  Provakatif olup, oradan buradan taşıma suyla değirmeni döndürmeye çalışarak, günü kurtarmaya çalışacaklar.

02-05-2005



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.