- 24 Kasım 2020
- Yayınlayan: Kerem Kofteoglu
- Kategori: Son Yazılar
Dünya, mümkün olan en kısa zamanda Covid-19 salgınının üstesinden gelme ve küresel ekonominin iyileşmesi için ortak bir istek etrafında birleşti. Konuyla ilgili China Daily’den Zeng Peiyan’ın yorumunu paylaşıyoruz.
İlk olarak, dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlar daha yakın iletişim, iş birliği ve politikaların uyumlaştırılması mecburiyetinin yolunu açtı. Covid-19 insanlık için daha önce benzeri görülmemiş güçlükler yarattı. İnsan sağlığı ile yaşamı insanların iletişimini kesmesiyle tehdit altına girdi, endüstriyel zincir ciddi biçimde etkilendi ve finansal piyasalar çalkalanmaları tecrübe etti, çünkü küresel kamu sağlığı krizi, ekonomik kriz ve sosyal kriz birbirine girdi.
Uluslararası kuruluşlara göre, bu yıl küresel ekonomi yüzde 4,4 daralacak, uluslararası ticaret yüzde 9,2 gerileyecek ve yabancı doğrudan yatırım yüzde 30-40 düşecek. Ülkeler ekonomiyi toparlamak için güçlü teşvik önlemleri alırken, ortalama borç Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) oranı yüzde 9’a yükseldi. Bazı ekonomiler, para ve mali politikaların sınırlarının zorlanmasıyla borçlarının rekor seviyelere yükseldiğine tanıklık etti. Birbirine bağlı, küresel bir dünyada koronavirüs salgınıyla mücadelede ya da ekonomik toparlanma amacıyla bütün ülkeler için tek seçenek koordineli önlemler almaktan geçiyor. Şu anda dünyanın en önemli önceliği, diyaloğu kurmak ve geliştirmek, farklı seviyelerde danışma mekanizmaları oluşturmak, salgının kontrolü ve tedavisinde birlikte çalışmak ve makroekonomik politikaların uyumlaştırılması. İnsanların hayatını her şeyin üstüne koymalı ve küresel ekonominin hızlıca toparlanması için reform yapmalıyız.
Tek taraflılık hiçbir yere götürmez
İkincisi, çok taraflılık ile reform taahhüdümüze bağlı kalmalıyız ve hızlı bir şekilde küresel yönetim sistemini düzeltmeliyiz. İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) küresel kamu mallarının düzenleyicileri olarak nispeten etkin bir küresel yönetim sistemi oluşturulmasına yardım ettiler. Dünyamız genellikle sükuneti, ilerlemeyi ve refahı sürdürdü. Maalesef, bazı güçler zamanın eğiliminin tersine hareket etti. Onlar ekonomilerinin gücünü ikiye katlamaya çalıştılar, uluslararası taahhütlerinden kasten uzaklaştılar ve çok taraflılık için sorun teşkil ediyorlar. Ayrıca onlar yaptırım uyguladılar, gümrük tarifelerini artırdılar, canları istediğinde, piyasa kurallarının altını oyan ve sağlam küresel büyümeyi engelleyen ticaret bariyerleri diktiler.
Tek taraflılık hiçbir yere götürmüyor. Çok taraflılık, küresel yönetim açığının üstesinden gelmek için en doğru yol. Sıkı bir şekilde çok taraflılığı kurallara dayalı uluslararası düzeni onaylamalıyız, diyalog, danışma ile reform yoluyla mevcut sistemde eksikliklerimizi gidermek ve sorunları çözmek için yapıcı şekilde çalışmalıyız. Bütün tarafların kaygıları, sadece güçlü olanların değil, tam olarak giderilmeli. Özellikle büyük ülkeler, birlikte daha fazla kamu malları sağlamalı, hukukun üstünlüğü ile dünya düzenini savunmak ve desteklemek için önayak olmalı.
Dijital dönüşümü ilerletmeliyiz
Üçüncüsü, eski büyüme faktörlerini yenileriyle değiştirmeyi hızlandırmalıyız ve dünya ekonomisinin dijital dönüşümünü ilerletmeliyiz. Her kriz aynı zamanda, teknolojik ve endüstriyel dönüşüm için tarihi bir fırsattır. Bir dereceye kadar Covid-19 dünya ekonomisinin dijitalleşmesini hızlandırmak, iklim değişikliği sorununu halletmek ve çevreci kalkınmayı ilerletmek için bir fırsat penceresi sunuyor. Dünya çapında 4 milyar internet kullanıcısıyla ve üretimle, hayat giderek çevrimiçi olarak devam ediyor, telefon vasıtasıyla tedavi, online eğitim ve e-ticaret bariz güçlü yönlerini gösteriyor. Yapay zekâ, 5G teknolojisi, büyük veri ve endüstriyel internet gelişiyor. Dijital ekonomi, Yeni Ekonomik Forum’un odaklandığı Covid-19 sonrası dönemde çevreci toparlanma için önemli bir öncü olacak.
Kalkınma ve güvenliğe eşit derecede önem vermeliyiz, dijital yenilikler konusunda uluslararası ilişkileri derinleştirmeliyiz, dijital altyapıyı güçlendirmeliyiz ve mümkün olduğu kadar erken uygun ve etkili küresel dijital bağlantı için kurallar belirlemeliyiz, böylece teknolojik yenilenme ekonomik kalkınma için daha geniş alan açacaktır.
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in söylediği gibi, “Dünya, bir yüzyılda köklü değişikliklerin hiçbir zaman görülmediği zorlu bir dönemden geçerken Covid-19 salgınıyla mücadele ediyor. Yine de barış ve kalkınma zamanın gidişinin temelini oluşturmayı sürdürecek.”
Halen durum karmaşık ve zorlu olabilir, ancak ülkeler birlikte durur ve hareket ederse, ekonomik küreselleşme eğilimi ve çok taraflılık ilerlemeye devam eder. İnsanlık, Covid-19 salgını karşısında galip gelecek ve dünyamız daha iyi bir yer olacak.