Türkiye’de Çinceye artan ilgi: 17 yıllık bir eğitim hikayesi

ANKARA, 27 Şubat (Xinhua) — Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nin Çin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim görevlisi Zhang Yuan, yaklaşık 17 yıldır Türkiye’de yürüttüğü akademisyenlik görevi sırasında verdiği derslerle iki ülke arasındaki kültürel ve akademik etkileşime katkı sağlıyor. Hacı Bayram Veli Üniversitesi Çin Dili Ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Zhang Yuan(en sağda) öğrencilerin ödevlerini inceliyor, 26 Şubat 2026. (Fotoğraf: Mustafa Kaya/Xinhua)

Zhang perşembe günü Xinhua’ya verdiği röportajda, son yıllarda Türkiye’de Çinceye ve Çin’deki yükseköğretim imkanlarına yönelik ilginin belirgin biçimde arttığını söyledi. Bu değişimi Çin’in teknoloji, temiz enerji ve yapay zeka alanlarındaki hızlı gelişimine bağlıyan Yuan, öğrencilerin artık Çin’i yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, bilimsel ve teknolojik yeniliklerin önemli merkezlerinden biri olarak gördüğünü belirtti.

Akıcı Türkçesiyle dikkat çeken ve öğrencilerin sevdiği bir eğitimci olan Zhang, “Türkler fiziksel açıdan Avrupalılara benziyor olabilir, ancak kültürel açıdan Türkler ve Çinliler arasında dikkat çekici bir benzerlik var” diyor.

Misafirperverlik, aile bağlarına verilen önem ve yabancılara karşı sergilenen sıcak yaklaşımın, iki toplumun ortak özelliklerinden olduğunu belirten Zhang, “Türkler çok misafirperver, Çinliler de yabancıları sever” diyerek bu benzerliğe özel bir vurgu yapıyor.

Türkiye’de Çince öğretmeye başladığı ilk yıllarda öğrencilerin Çin’e daha mesafeli yaklaştığını dile getiren Zhang, o dönemlerde çoğu kişi Çinceyi “zor bir dil”, Çin’i ise “uzak bir Asya ülkesi” olarak algılıyordu diyor.

Son yıllarda, özellikle son beş yılda bu algının belirgin biçimde değiştiğini belirten Zhang, Çin’in teknoloji, temiz enerji ve yapay zeka alanlarındaki hızlı gelişmelerinin Türk öğrencilerin ilgisini güçlü şekilde çektiğini söyledi. Yuan, öğrencilerin artık Çin’i yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, küresel dengeleri etkileyen bir aktör ve bilimsel ile teknolojik yeniliklerin önemli merkezlerinden biri olarak gördüğünü ifade etti.

Bu değişimin Çince öğrenme motivasyonuna da olumlu yansıdığını belirten Zhang, geçmişte iş bulma ya da kişisel merakın ön planda olduğunu, bugün ise öğrencilerde daha bütüncül bir bakış açısının hakim olduğunu söyledi. Çinli eğitimci, ekonomiyle ilgilenen öğrencilerin kültüre de ilgi duyduğunu, uluslararası ilişkiler alanında eğitim görenlerin ise dili öğrenmeden Çin’i anlamanın mümkün olmadığını düşündüğünü ifade etti.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi Çin Dili Ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Zhang Yuan, üniversitedeki ofisinde Xinhua’ya röportaj verdi, 26 Şubat 2026. (Fotoğraf: Mustafa Kaya/Xinhua)

Akademik işbirliklerinin yalnızca kurumlar arasında kalmadığını, zamanla insanlar arasında kalıcı dostluklara dönüştüğünü vurgulayan Zhang, gerçek köprülerin kültürel ve akademik alanlarda kurulan diyaloglarla inşa edildiğini söyledi.

Öğrencileri arasında Çin’e giderek çalışmak isteyenlerin bulunduğunu belirten Zhang, Çin’in artık küresel ölçekte önemli bir pazar haline geldiğini ifade etti. Ancak bu ilginin yalnızca ekonomik gerekçelerle değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden eğitimci, iki ülke arasında dostane ilişkilerin gelişmesi için halkların birbirini yakından tanımasının önemine dikkat çekti.

Zhang’ın kültürel yakınlaşmaya katkılarından bir diğerini çeviri çalışmaları oluşturuyor. Türkçeden Çinceye kazandırdığı eserler arasında Yunus Emre’nin düşünce dünyasını ele alan çalışmaların yanı sıra Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed üzerine bir biyografi ve Mustafa Kemal Atatürk’ü konu alan bir eser yer alıyor. Bu çeviriler sayesinde Çinli okurlar Türkiye’nin tarihine ve düşünce mirasına daha yakından erişme imkanı buluyor.

Zhang, Anadolu mutasavvıfı Yunus Emre ile Çinli filozof Konfüçyüs arasındaki düşünsel benzerliklerin kendisini şaşırttığını belirterek, iki düşünürün insan sevgisi, erdem ve toplumsal uyum üzerine benzer fikirler geliştirmiş olmasının insanlığın ortak değerlerini yansıttığını söyledi.

“Bu iki filozofun düşünceleri birbirine oldukça yakın. Coğrafi mesafeye rağmen benzer fikirler geliştirmiş olmaları beni derinden etkiledi” diyen Zhang, kültürel etkileşimin ülkeler arasında anlayışı güçlendirdiğini ifade etti.

Üniversitedeki derslerinde öğrencileriyle kurduğu etkileşimin kültürel diplomasi açısından önemli olduğunu belirten Zhang, gerçek bağların büyük toplantılardan ziyade sınıflarda kurulduğunu söyledi.

Öğrencileriyle kurduğu diyalogların iki toplum arasında insandan insana köprüler oluşturduğunu belirten akademisyen, öğrenilen diller ve paylaşılan hikayeler sayesinde Türkiye ile Çin arasındaki mesafenin her geçen gün daha da kısaldığını söyledi.



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.