Genellikle yumurta kırmadan omlet yapamayacağınız söylenir. 2020 tarihe 2008 ile birlikte, Batı’nın kapitalizm, siyasi ideoloji ve yönetişim idealleri üzerine bina edilen bir üstünlük ve arzulanırlık dünyasının zayıf yumurta kabuğunun nihayet ve kesin biçimde kırıldığı iki dönüm noktası yıl olarak geçecek.

Buna ek olarak, Çin’in Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) içindeki rolü ve sayısal yuan denemeleri daha küresel, kapsayıcı, sürdürülebilir ve refah içinde bir geleceğe giden yeni bir yolu ortaya koydu. 2008’de dünya Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) tehlikeli, işlevsiz ve yetersiz biçimde düzenlenen finansal sisteme doğrudan bağlanabilecek bir finansal kriz yaşadı.

ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell’a göre, “Finansal kriz bizim finansal sistemimizdeki birçok alanda bulunan önemli zayıflıkları ortaya çıkardı.” Ancak, Çin’in bu krize karşı tepkisindeki kararlılık, hız ve düzey sadece krizin ülke ekonomisine yapacağı en kötü etkileri hafifletmedi, aynı zamanda dünyadaki diğer ekonomiler için de hayati bir tutunacak dal sağladı.

Çin salgını hızlı kontrol altına aldı
Sonuç olarak, Çin bu kritik anda, remninbi’nin bu dönemde güçlenmesinde ve krizden önce yüzde 10’dan fazla olan büyüme oranının krizden sonra yüzde 8’den aza inmesinden de görülebileceği gibi kendi rekabet gücüne getirdiği ağır maliyetlere rağmen küresel talebi desteklemek için hayati biçimde “ağır yükü kaldırdığı” kabul edildi.

Aynı şekilde, 2020 Batı ile Çin’in siyasi ve yönetişim sistemlerinin küresel bir krize etkin biçimde karşı koyma kabiliyetlerinin büyük farklılık gösterdiği bir yıl oldu. Virüs hakkında çok az şey bilinirken Covid-19’un ilk geniş biçimde yayıldığı yer olmasına rağmen, Çin’in kararlı, hızlı ve büyük ölçekli tepkisi salgını hızla kontrol altına aldı.
Buna paralel olarak, hükümet de salgının ekonomik yansımalarını hafifletmek için hızla harekete geçti.

Sonuç olarak, Çin’de hayat büyük oranda normale döndü ve ekonomisi modern tarihteki en kötü küresel ekonomik krize rağmen 2020’de ekonomisi büyüyen tek ülke olacak. Bu arada, ABD’de salgın tüm hızıyla devam ediyor ve kamu sağlığına, ekonomiye ve halkın Amerikan hükümeti ile dayandığı ilkelere güvenine zarar vermeye devam ediyor.

Hayat normale döndü

Ama Çin sadece sınırları içinde salgını kontrol altına almakla kalmadı, ABD dâhil dünya çapında ülkelere de hayati malzemeleri tedarik ederek kendilerini güven içinde tutmalarına yardım etme konusunda da vazgeçilmez bir rol oynadı. Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’ne (PBS) göre, Çin salgından önce en büyük kişisel koruyucu ekipman (PPE) ihracatçısıydı ve maske, laboratuvar önlüğü ve koruyucu gözlük tedarikinin yaklaşık yarısını sağlıyordu.

Salgının küresel ölçekte yayılması ile birlikte, bu rakamlar hızla arttı, PBS muhabiri Patrick Fok bazı Çin PPE üretici firmalarının 2020’de satış hacimlerinde 10 katlık artış yaşadığını bildirdi. 2020’nin başında ana akım medyada demokrasilerin salgınla baş etmek için iyi donanımlı olduğu ve Covid-19’un Çin’in “Çernobil”i olabileceğini iddia eden birçok makale yayınlandı. Ancak, tam tersinin doğru olduğu ortaya çıktı ve bu kendini kandırmanın kırılgan yumurta kabuklarını parçaladı.

Salgın sadece Çin’in yönetişim sisteminin sağlamlığı ve etkililiğini ortaya koymakla kalmadı, aynı zamanda ekonomisinde teknolojinin sürüklediği dönüşümü hızlandırdı ve Çin’in insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir toplumun gerçekleşmesi için sahneyi hazırlayan bölgesel ortaklıklarını derinleştirdi.

Farklılıklar ortaya konuldu
2020’de Çin’in daha açık, kapsayıcı ve refah içinde bir dünyaya Çin’in katkısı bakımından tarihsel öneme sahip olacak iki başka olay daha yaşandı. İlk olarak, RCEP anlaşması 15 Kasım’da imzalandı. RCEP dünyanın en büyük ticaret bloku olarak, küresel ticaretin yüzde 30’unu kapsayacak, küresel üretimin benzer bir yüzdesini temsil edecek ve 2,3 milyarlık bir nüfusa sahip olacak. Bunların yanı sıra Çin’in Japonya ve Güney Kore ile ilk serbest ticaret anlaşmasını temsil ediyor. Bu dünyanın ekonomik olarak en enerjik bölümünde bütünleşmeyi güçlendirecek uyumlu düzenlemeler ve standartların oluşmasıyla sonuçlanacak.

İkincisi, Çin 2020’de aynı zamanda “sayısal para birimi/elektronik ödeme (DCEP)” diye bilinen sayısal yuan denemelerine başladı. Bunan potansiyel etkisi tamamen anlaşılmadı ama devrimsel olacak. Örneğin, DCEP merkez bankasına ekonomik faaliyetlerde daha fazla görünürlük sağlayacak ve parasal ve mali operasyonları büyük ölçüde geliştirebilecek olmasının yanı sıra kara para aklama ve terörün finansmanı gibi finansal suçlarla mücadeleyi daha kolaylaştıracak.

2020 yılı Çin’in sistemi ile Batı’nın sistemi arasındaki önemli farklılıkları ortaya koydu ve daha önce görülemez olanları birden ortaya çıkardı. Ayrıca, Çin RCEP içinde kilit bir rol oynadı, sayısal yuan kullanımı testlerine başladı, tıpkı kırılan bir yumurtanın yapıştırılamaması gibi, böylece geri döndürülemez bir sürece girdi. Ve dolayısıyla 2020’yi “omlet yılı” olarak görmeliyiz. (Kaynak: Andy Mok /CGTN )



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.