Çin’in Covid-19’daki Başarısı Sürpriz Değil

Birçoğumuz bu ay Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, 2020 ABD başkanlık seçimlerinin sonucunu etkileyebilecek bir “Ekim sürprizi”, bir kötü sürpriz yapabileceğini ya da bir olay yaratabileceğini düşündük. CGTN’den Harvey Dzodin’in yorumunu paylaşıyoruz.

Çin, Ulusal Gün ve Güz Ortası Bayramı’nı kırk yılın başı aynı gün kutladı. İkinci Covid-19 dalgası Avrupa’da birçok ülkede yenilenen kısıtlamalara ve geçen bahardaki vaka sayısına ulaşmaya başlamasına rağmen Çin neredeyse hayata ve olağan şeylere geri döndü. Grip mevsimi gelmeden önce bu çifte yumruğun yakında yeniden kırılma noktasının da ötesinde sağlık merkezlerini zorlaması bekleniyor.

ABD’deki durum daha da vahim. Worldometer’ın verilerine göre dünya nüfusunun yüzde dördüne sahip ABD, küresel vaka sayılarının neredeyse dörtte birine ve ayrıca 200 binden fazla can kaybıyla dünyadaki ölümlerin yüzde 20’sinden fazlasına sahip. Washington Üniversitesi Sağlık Ölçütleri ve Değerlendirme Enstitüsü, ABD’deki ölüm sayısının bundan on üç hafta sonra 363 bini aşacağını tahmin ediyor. Çin? ABD nüfusunun dört katı olan Çin’de 90 binden fazla vaka görüldü ve 4 bin700 can kaybı oldu.

“Ne ekersen onu biçersin” diye eski bir söz vardır. Çin ve ABD’de yapılan kamuoyu yoklamaları, iki ülke halkının hem kişisel deneyimlerden hem de mevcut bilgilerden ülke politikalarının etkisinin farkında olduğunu açıkça gösteriyor.

Pew Araştırma Merkezi’nin sonuçları
Birçok Amerikalının aile üyelerini, arkadaşlarını ve iş arkadaşlarını kaybettiği ABD’de The Economist / YouGov tarafından 20-22 Eylül tarihleri ​​arasında ülke çapındaki seçmenler arasında yapılan en son anketler, Trump’ın virüsü ele alma şeklinin yüzde 40 onaylandığını, yüzde 57 reddedildiğini ortaya koydu. Hatta Cumhuriyetçilerin yüzde 19’u ve muhafazakârların da yüzde 22’si onaylamadı. Benzer şekilde federal hükümetin salgını idare etme şekline yüzde 65 olumsuz, yüzde 32 olumlu yanıt çıktı. Bu sonuçlar da, Pew Araştırma Merkezi tarafından 17 Temmuz-2 Ağustos tarihleri ​​arasında yüzde 62’si ABD’nin virüse verdiği tepkinin diğer zengin ülkelerden daha az etkili olduğunu söyleyen Amerikalı yetişkinler arasında yapılan değerlendirmenin sonuçlarıyla paralellik oluşturdu.

ABD’nin, Çin’in Covid-19’u idare etme şekline yönelik saldırı yağmuru, gaddarca ve bazıları bariz bir şekilde ırkçı olsa da, dünyanın ABD’nin salgına verdiği tepkiyi Çin’inkinden daha yüksek derecelendireceğini düşünürdünüz. Bununla birlikte Pew tarafından 10 Haziran-3 Ağustos tarihleri ​​arasında 14 zengin ülkede yapılan ankette, Amerika’nın dışındaki katılımcılar ABD’nin tepkisini kendi ülkeleri, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa Birliği (AB) ve Çin’inkinden (Japonya hariç) daha olumsuz olarak derecelendirdi.

Peki, özellikle Covid-19’un ilk birkaç ayında fedakârlık yapmak zorunda kalan Çin vatandaşları için ne dersiniz? Halkın hükümetin sağlık krizini idare etme konusundaki olumsuzluğunun hâlâ arttığı ABD’nin aksine, Çin hükümetinin tepkisi ve ülkenin neredeyse normale dönmesi aslında halkın hükümete desteğini güçlendirdi. Hükümetin koronavirüsle nasıl başa çıktığı konusunda nisan ayında 31 Çin vilayetinde yaklaşık 20 bin Çin vatandaşının katılımıyla yapılan anonim ankette, soruları yanıtlayanların yüzde 90’ından fazlası ulusal liderlerinin salgını nasıl yönettiğinden memnun olduklarını söyledi.

Aslında neredeyse katılımcıların yarısı merkezi hükümete olan güveninin arttığını bildirdi. Kanada York Üniversitesi’nden bir kamuoyu uzmanı olan sosyoloji profesörü Cary Wu göre; şaşırtıcı bir şekilde (salgın) aslında insanların hükümetleri için memnuniyetini ve desteğini artırdı.

Ekin ayında gelen sürpriz

Bu çalışma, Çin halkının liderlerine olan güveninde bir artış olduğunu gösteren, San Diego’daki California Üniversitesi Çin Veri Laboratuvarı tarafından bir ay sonra yapılan bir çalışma ile doğrulandı. Hem merkezi hem de yerel yönetimlere olan ortalama güven seviyeleri geçen yıl düzenli olarak arttı. Örneğin, 10 puanlık bir ölçekte, merkezi hükümet için hâlihazırda yüksek olan ortalama güven seviyesi Haziran 2019’da 8,23’ten bu şubatta 8,65’e, mayıs ayında 8,87’ye yükseldi. Belediye yönetimleri için de benzer bir yükseliş eğilimi oldu.

Amerika’nın Sesi tarafından mayıs ayında Singapur’un önde gelen sosyal araştırma ajansı Blackbox Araştırma ve uluslararası çevrimiçi panel uzmanı Toluna tarafından ortaklaşa 23 ülkede yapılan araştırmayla daha fazla doğrulama sağlandı. Bu araştırmada 23 ülkenin vatandaşlarının, ülkelerinin Covid-19 kriz yönetimi çabalarına yönelik duyguları ölçüldü. Dört temel performans göstergesi ulusal siyasi liderlik, kurumsal liderlik, topluluk ve medyaydı. En yüksek puanı 86 ile Çin alırken, onu 77 ile Vietnam izledi. En yüksek on ülkenin sekizi Asyalıydı. ABD, Avustralya ve dört Batı Avrupa ülkesinin tümü – İtalya, Almanya, İngiltere ve Fransa – küresel ortalamanın altında puan aldı.

Başkan Trump bize kendi ekim sürprizini yaşatırken, ABD ile birçoğunun salgınla ve devam eden ölümcül sonuçlarıyla hâlâ mücadele ettiği bir dönemde Çin’in neden Covid-19’u başarılı bir şekilde engellediği sürpriz değil. (Kaynak: Harvey Dzodin /CGTN)



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.