Haliç kıyısında mini Türkiye turu!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Kültür AŞ., İstanbul´a gelen turisti daha fazla tutacak bir projeye imza atıyor. “Miniaturk” adıyla yürütülen proje, Osmanlı ve Türk sanatına ilişkin 105 eserin küçük kopyalarının sergilenmesini içeriyor. Sergilenecek eserler, yerli-yabancı turistlere mini bir Türkiye turu yapma imkanı sunacak. Haliç kıyısında 65 bin metrekarelik bir alana yayılan, yılda bir milyon ziyaretçi çekmesi hedeflenen ve toplam maliyeti 15 trilyon liraya ulaşan Miniaturk ocak ayı sonunda hizmete açılıyor.

İstanbul´da, gelen turistin kalış süresini uzatıp, para harcamasını sağlayacak bir proje hazırlanıyor. Projeyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi´ne bağlı Kültür AŞ yürütüyor. “Miniaturk Mini Türkiye Parkı” adıyla yürütülen proje, Türkiye´nin önemli tarihi eserlerinin mini birer kopyasının sergilenmesini içeriyor.

Haliç kıyısında toplam 65 bin metrekarelik bir alana yayılan Miniaturk´te Osmanlı-Türk sanatına ilişkin önemli eserlerin minyatürlerinin yanı sıra, restoranlar, kafeler, alışveriş birimleri, sergi ve gösteri alanları bulunuyor.

Yılda bir milyon kişiye Türkiye´nin tanıtımını yapacak olan  Miniaturk´ün, şirketlere de ürün ve markalarını tanıtma fırsatı sunacağı  söyleniyor. Kültür AŞ Genel Müdürü Cengiz Özdemir, bu imkanı şirketlere, kurumsal, imtiyaz ve eser sponsorluğu olmak üzere vereceklerini belirtiyor. Her biri 10 yıllık bir süreyi kapsayan sponsorluklarda bedeller ise türüne göre 30 bin dolardan başlayıp, 2 milyon dolara kadar çıkıyor.

34 mini park

Ziyaretçilere, cüceler ülkesinde gezen birer dev duygusu verdiği söylenen mini kent park fikri ilk olarak 1929´da ortaya atıldı. Sonraki yıllarda aralarında dünyanın en ünlü merkezleri olarak kabul edilen Hollanda´daki Madurodam, Brüksel´deki Mini Avrupa, Avusturya´daki Minimundus, İtalya´daki Italia in Miniatura mini parklarla birlikte sayıları 34´e ulaştı.

Yurtdışınaki söz konusu merkezleri gezen turizmciler, yıllardır, benzer bir parkın Türkiye´de de kurulması gereğini dile getirdi. Uzmanlar, tarihi ve kültürel açıdan zengin kaynağa sahip olan Türkiye´de sergilenecek eserlerin bolluğuna dikkat çekiyor.

Nitekim Özdemir, Miniaturk´te sergilenecek 105 eserin 90´ının Türkiye´ye ait olacağını hatırlattıktan sonru şu bilgileri veriyor: “Mini Türkiye Parkı´nda ülkemize ait eserlerin yarısını İstanbul´dakiler, diğer yarısını ise Anadolu´daki eserler oluşturuyor. Örneğin Anadolu´dan sergilenecek eserler arasında Konya´dan Mevlana Türbesi, Ankara´dan Anıt Kabir, Antalya´dan Aspendos, İzmir´den Artemis Tapınağı´nı, Urfa2dan Balıklı Göl´ü ve Kayseri´den Döner Kümbet´i sayabiliriz. İstanbul´dan sergilenecek eserler arasında ise Kız Kulesi, Galata Kulesi, Kapalıçarçı, Soğuk Çeşme Sokağı, Sultanahmet Meydanı ilk amla gelenler.”

Ecyad Kalesi

Miniaturk´te Türkiye´deki eserlerin yanı sıra, yurtdışında bulunan yıkılmış Osmanlı mimarisinden ünlü eserleri de sergilenecek. Bu bölümde sergilenecek eserler arasında Suudi Arabistan yönetimi tarafından Mekke´de yıktırılan Ecyad Kalesi´nin bulunduğunu vurgulayan Özdemir sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ayrıca, Budapeşte´deki Gül Baba Türbesi, Kudüs´teki Mescid-i Aksa, Kosova´daki Sultan Murat Türbesi, Mostar Köprüsü ve Hicaz Demiryolu Medine İstasyonu gibi 15 eseri daha sergileyeceğiz. Maketlerin önemli bir kısmı Türkiye´de yapıldı. Türk sanatçıların bu alanda ulaştığı uzmanlığı gören bazı Avrupalı mini park işleticilerinden maket siparişleri bile geliyor.”

Özdemir, kombine bilet satışı gerçekleştirerek Miniaturk´e kara ve denizden ulaşım imkanı sağlayacaklarını söylüyor. Miniaturk´un ocak ayı sonunda hizmete açılacağını belirten Özdemir, “Bu açılışla bir anlamda Miniaturk projesinde aksayan bir yan varsa görüp düzeltme imkanına kavuşacağız´ diyor.

Birliğe kabul

Miniaturk projesiyle Haliç´in eskiden olduğu gibi, yeniden kültür-sanat havzasına dönüşeceği ileri sürülüyor. İstanbul´u bir Avrupa kenti haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Özdemir, bunun mümkün olduğunu kaydediyor. “İstanbul´un diğer Avrupa kentlerinden eksiği değil, fazlası var” dedikten sonra şunları ekliyor:

“İstanbul´un sahip olduğu potansiyel yüzünden bu konuda mütevazı olamıyorum. Miniaturk, yaratıcı fikir ve projelerin gelişmesinde önemli bir rol üstlenecek. Miniaturk´u ziyaret edeceklere çok farklı bir atmosfer hazırlıyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalardaki ciddiyetimizden dolayı daha parkımız açılmadan merkezi Belçika´da bulunan Minyatür Kentler Birliği´ne üyeliğimiz onaylandı. Birlik üyelerine bu yılki genel kurulu İstanbul´da yapmayı teklif ettik. Bu teklifin kabul göreceğini ve ülke turizmine önemli bir açılım yapacağına inanıyoruz.”

Lale filmi

Kültür AŞ. yönetimi, İstanbul´u uluslararası arenada tanıtmak amacıyla bir belgesel filmin çekimini gerçekleştiriyor. “Lale Doğu´nun Işığı” adlı 52 dakikalık belgesel filmde, lalenin Kazakistan´dan başlayıp, Türkiye´de soluklanmasından sonra Hollanda´ya gidişi sinematografik dille anlatılıyor.

Belgesel film bittiğinde Hollanda´dan uluslararası pazara dağıtılacak. Filmin çeşitli ülkelerin televizyonlarında oynatılacağını belirten Özdemir, bunun ülke tanıtımına olumlu bir katkı yapacağını vurguluyor. Yönetmenliğini Hikmet Yaşan Yenigün, müziklerini Fahir Atakoğlu´nun yapacağı filmin galası önümüzdeki günlerde gerçekleştiriliyor.

Cirosu 20 trilyon lira

Bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Kültür AŞ., 1989´da kuruldu. Günümüzde bünyesinde Cemil Reşit Rey Konser Salonu, Muammer Karaca Tiyatrosu, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Mecidiyeköy Kültür Merkezi, Yerebatan Sarnıcı ve Cemal Reşit Rey Stüdyoları bulunan şirkette toplam 216 kişi çalışıyor. 2002 yıl sonunda 20 trilyon liralık ciroya ulaşan Kültür AŞ.´nin bu yılın sonu için ciro hedefi ise 25 trilyon lira olarak belirleniyor. Kültür AŞ. Genel Müdürü Cengiz Özdemir, İhale Yasası´nda yapılan değişiklikten dolayı artık kamu ihalelerine giremeyeceklerini hatırlattıktan sonra şunları kaydediyor:

“Yeni düzenlemelerden dolayı ihalelere giremeyeceğiz. Bu yüzden belediye dışındaki işlere yoğunlaşacağız. Buna rağmen ciromuzda bir düşüş beklemiyorum. Bu arada yan tarafımızda bulunan Tekel´in eski binasına da talip olduk. Burayı İstanbul İhtisas Kütüphanesi gibi kullanıp, zamanla röle arşivi ve araştırma merkezi haline getireceğiz.”

Yayın Yeri ve Tarihi: Ekonomist, 2004            



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.

Bir cevap yazın