- 5 Mart 2026
- Yayınlayan: Kerem Kofteoglu
- Kategori: Son Yazılar
Türk uzmanlar, Beijing’deki Büyük Halk Toplantı Sarayı’nda düzenlenen törenle başlayan, Çin Ulusal Halk Meclisi’nin (ÇUHM) Çin’in farklı bölgelerinden, çeşitli etnik gruplardan ve toplumsal kesimlerden gelen 2765 temsilcinin katılımıyla açıklanan Hükümet Çalışma Raporu’nun ele alındığı yıllık toplantıyı (İki Toplantı) China Today’e değerlendirdi. (Foto: Chen Yichen/Xinhua)
“Yüksek kaliteli kalkınma, Çin’i teknolojik bağımlılıktan kurtaracak”
Prof. Dr. Seriye Sezen (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi)
Çin’de “iki oturum” olarak adlandırılan siyasal etkinlik, ülkenin parlamentosu Ulusal Halk Kongresi (UHK) ile siyasi danışma-denetim organı olan Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının (ÇHSDK) yıllık genel kurullarıdır. UHK toplantılarının önemi, hükümet raporunun, yıllık bütçe ve planların ve gündemdeki temel yasa tasarılarının görüşülmesi ve onaylanmasının yanında, üst düzey devlet yöneticilerinin atanmasından kaynaklanır. Gerek hükümet raporu gerekse yıllık planlar gelecek yılda hedeflenen ekonomik ve toplumsal göstergeleri izlenecek politikaları içerir. Bu yönüyle ülkenin bir yıl içinde izleyeceği politikaların yönünü bildirir. İki oturum süresince, bakanlar, UHK milletvekilleri ve kamu örgütlerinin yöneticileri ve ÇHSDK üyeleri yerli-yabancı basın mensuplarıyla bir araya gelirler. Bu söyleşiler de ülkenin temel politikalarına ilişkin ulusal/uluslararası kamuoyuna önemli ipuçları sunar.
Bu yılki UHK toplantısının özelliği, Çin’in gelecek beş yılda uygulayacağı kalkınma politikalarını içeren 15. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Planının (2026-2030) da görüşülecek olması. 15. Plan, “2035’e kadar sosyalist modernizasyonu temel olarak gerçekleştirme” hedefi açısından kritik öneme sahip.
Çin’in 2026 yılında yine yüzde 5 civarında ve daha çok iç tüketime dayanan bir ekonomik büyüme hedefi belirleyeceğini düşünüyorum. 15. Planın taşıyıcı ana sütunu ise, 2035 ve 2049 hedeflerine ulaşılması açısından kritik olan yüksek kaliteli kalkınma olacaktır. Bu amaçla, Çin’i ekonomik ve teknolojik bağımlılıktan kurtaracak, kendi kendine yeter hale gelmesini sağlayacak politikalara öncelik verilmesini bekliyorum.
“Dünyada güvenlik, barış ve yönetişim konularında ciddi açıklar var”
Prof. Dr. İ. Melih Baş (İstanbul Arel Üniversitesi öğretim üyesi)
Günümüz dünyasında güvenlik, barış ve yönetişim konularında ciddi açıklar var. ÇHC 15. Beş Yıllık Planında, hem kendi kalkınmasını hem de Dünya’daki kalkınma açığının kapanmasını yüksek düzeyde bilim ve teknoloji stratejisi ile sağlamayı amaçlıyor. Bu bağlamda yapay zekâ, biyoteknoloji, kuantum teknolojisi, başta güneş enerjisi olmak üzere temiz enerji gibi başlıklar ön plana çıkmaktadır. Türkiye de bu kapsamda iş birliği olanaklarını yakalamaya çalışmalıdır. ÇHC’nin dolara karşı alternatif bir para birimi ve Swift’e karşı alternatif ödeme sistemi (FinTek) konusundaki çalışmalar kapsamında da bir iş birliği olanağının mevcut olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzün önemli konularından biri de gıda güvenliği meselesidir. Hatta ülkeler bu bağlamda stoklama bile yapmaktadırlar. Ülkemizde tarımın yeniden ihyasıyla bu konuda da bir iş birliği olanağı vardır. AB’nin Hindistan ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması önümüzdeki dönemde Çin ve Hindistan arasında AB’ye ihracat konusunda bir rekabet oluşturacaktır. Tam da bu bağlamda ülkemiz AB’ye yakınlık avantajını hem üretim üssü olabilme hem de lojistik (ama özellikle yeşil lojistik) üssü olabilme olanak ve yeteneklerini ÇHC ile iş birliği kapsamında kullanabiliriz.
Geçtiğimiz günlerde Çin takvimine göre girdiğimiz At Yılı, ‘enerji, sadakat ve azmi’ simgeler. Başta söz ettiğim üçüz açık için Güney-Güney dayanışması bağlamında ÇHC ve Türkiye arasında iş birliği olanakları var. Yeter ki, niyet olsun; o zaman kısmet olur!
“Bu yılki toplantılarda sürdürülebilir büyüme öne çıkacak”
Emre Kişioğlu (DTİK Asya Pasifik Çin Temsilcisi)
Çin’de her yıl Mart ayında düzenlenen “İki Toplantı”, ülkenin ekonomik önceliklerinin, sanayi politikalarının ve kalkınma hedeflerinin şekillendiği en önemli politika platformudur. Bu yılki toplantılarda sürdürülebilir büyüme, ileri teknoloji üretimi, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm başlıklarının öne çıkması bekleniyor. Türkiye’nin de bu kararları, sanayi iş birlikleri ve karşılıklı yatırım fırsatları açısından Çin ekonomisinin gelecek dönem yol haritasını yansıtan önemli bir referans olarak değerlendirmesi faydalı olacaktır.
“Daha dengeli ekonomik iş birliğine katkı yapabilir”
Dr. Ahmet Faruk Işık (Ata Group – Çin Ofisi, Stratejik İlişkiler Direktörü)
Ata Holding’i temsil eden bir yabancı yatırımcı olarak, Çin’in 15. Beş Yıllık Planını, yüksek kaliteli büyüme, teknolojik ilerleme, yeşil dönüşüm ve küresel değer zincirleriyle daha derin entegrasyona devam eden vurguyu işaret eden önemli bir çerçeve olarak görüyoruz. Türkiye’nin bakış açısından, Plan, tamamlayıcı endüstriyel güçlerin kullanılabileceği ileri imalat, dijital ekonomi, lojistik, sürdürülebilir enerji ve tarımsal gıda tedarik zincirleri gibi alanlarda ikili iş birliği için yeni fırsatlar yaratacaktır. Özellikle, Çin’in uzun vadeli kalkınma öncelikleri ile Türkiye’nin üretim, bölgesel bağlantı ve altyapı alanlarındaki yeteneklerinin uyumu, önümüzdeki yıllarda daha dengeli ve katma değerli ekonomik iş birliğine katkıda bulunabilir. Bu nedenle, bu Planın uygulanmasının, gelişen küresel ekonomik ortamda iki ülke arasında pratik ortaklıkları daha da destekleyebileceğini ve karşılıklı yarar sağlayan yatırım ve ticareti teşvik edebileceğini düşünüyoruz.
Yabancı şirketlerin bakış açısından, Çin yeni Beş Yıllık Planının ilk yılına girerken, 2026 İki Oturumu istikrar öncelikli büyümeyi (yaklaşık %4,5-5) vurgulayacaktır. İleri düzey imalat, dijitalleşme ve yeşil endüstrilere yönelik hedefli destekle birlikte “yüksek düzeyde açılım” söyleminin devam etmesini bekliyoruz. Geniş kapsamlı teşvikler yerine, özellikle sübvansiyonlar ve kapasite fazlası konusunda küresel düzeyde inceleme yapıldığı bir ortamda, politikalar muhtemelen seçici teşvikler ve mali disiplini önerecektir. Yabancı şirketler için, mevzuata uygunluk (veri, güvenlik, yerelleştirme) katı olmaya devam edecek, ancak daha öngörülebilir hale gelecektir. Genel olarak, özellikle Çin’in endüstri ve teknoloji öncelikleri ile uyumlu şirketler için fırsatlar devam edecektir.
“İki Toplantı’da ekonomik modelin kapsamlı bir muhasebesi
yapılacak”
Umur Tugay Yücel (Siyaset Bilimci – Dış Politika Uzmanı)
Çin’de her yıl düzenlenen ve Çin Komünist Partisi (ÇKP) ile Çin hükümetinin en önemli karar organlarını içeren bu iki büyük toplantı, ülkenin siyasal yönelimlerinin belirlendiği temel platform niteliğindedir. Bu iki toplantıda hem ülkenin yasa yapma mekanizmasına dair kararlar alınır hem de öneriler geliştirilerek hükümete rehberlik sağlanır. Xi Jinping liderliğinde ÇKP vizyonu doğrultusunda Çin’deki farklı toplumsal kesimlerin buluştuğu bu yapı karar alma, uygulama ve istişare süreçlerinin eşgüdüm içinde yürütüldüğü kurumsal bir zemin sunmaktadır.
2026 “İki Toplantı” süreci ekonomik modelin kapsamlı bir muhasebesinin yapılacağı ve bir sonraki plan döneminin ideolojik ve yapısal çerçevesinin çizileceği önemli bir eşik olacaktır. Özellikle büyüme hızından ziyade büyümenin kalitesi, teknoloji yoğun üretim ve iç pazarın güçlendirilmesi öncelikli başlıklar olarak öne çıkacaktır. Çin yönetimi, ekonomik büyüme ile toplumsal istikrar arasındaki dengeyi korumaya yönelik mesajlar vermeye devam edecektir.
Toplantılarda küresel sistemdeki belirsizlikler ve ABD ile stratejik rekabet, Çin’in “kontrollü reform ve güçlü devlet” yaklaşımını daha da güçlendirmesi beklenmektedir. Çin’in küresel rol iddiası daha açık ve iddialı bir dille ortaya koyulacaktır. Türkiye açısından değerlendirildiğinde Çin’in altyapı, lojistik ve yeşil enerji alanlarındaki yeni açılımları Türkiye için hem yatırım hem de teknoloji transferi fırsatları barındırmaktadır. Orta Koridor’un Kuşak ve Yol Projesi ile uyumlu şekilde geliştirilmesi Ankara-Pekin hattında stratejik bir iş birliği zemini oluşturabilir. Ayrıca Çin’in tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışı Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesini öne çıkarabilecek bir fırsat alanı yaratmaktadır. Ayrıca Çin’in çok kutupluluk söylemi ve küresel güney önceliği Türkiye için alternatif bir ortaklık imkânı sunacaktır.
“Alınacak kararlar küresel ekonominin gelecekteki istikrarı için belirleyici olacak”
Tunç Akkoç (Harici Medya Yayın Yönetmeni)
Çin’in meşhur ‘iki toplantı’ olarak bilinen en önemli siyasi etkinliğinde, Çin’in önümüzdeki döneme dair siyasi, ekonomik, askeri hedeflerinin belirlenmesi bekleniyor. Bu yılki UHK oturumunun önerilen gündemi, hükümet çalışma raporunun görüşülmesini, ulusal ekonomik ve sosyal kalkınmaya ilişkin 15. Beş Yıllık Plan (2026-2030) taslağının incelenmesini ve 2025 yılı ulusal ekonomik ve sosyal kalkınma yıllık planının uygulanmasına ilişkin rapor ile 2026 yılı ulusal ekonomik ve sosyal kalkınma planı taslağının tetkik edilmesini içeriyor. Yıllık oturumda ayrıca, 2025 yılı merkezi ve yerel bütçelerin uygulanmasına ilişkin rapor ile 2026 yılı merkezi ve yerel bütçe taslaklarının incelenmesi bekleniyor.
Ancak en dikkat çekici gündem maddesi, kuşkusuz 2026-2030 dönemini kapsayacak olan 15. Beş Yıllık Plan taslağının görüşülmesi ve onaylanması olacak. Bu plan, Çin’in 2035 yılına kadar “sosyalist modernizasyonu temel olarak gerçekleştirme” hedefi doğrultusunda atacağı adımların yol haritasını çiziyor. Halihazırda 400 milyonu aşan orta gelir grubunun daha da genişletilmesi ve hane halkı gelirinin yükseltilmesi için yeni politikaların devreye sokulması bekleniyor.
Sonuç olarak bu toplantıda alınacak kararlar, yalnızca Çin’in değil, küresel ekonominin gelecekteki istikrarı ve büyüme dinamikleri açısından da belirleyici olacaktır. Ülkemizdeki siyasilerin, gazetecilerin ve uzmanların da toplantıyı ve kararları yakından takip etmesinde fayda var. Çin’in yeni büyüme hedefleri, Türkiye’nin ihracat potansiyelini de doğrudan etkileyecektir. Ayrıca, 2026 yılı, Çin-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümü. Yıl boyunca artması beklenen karşılıklı üst düzey ziyaretler ve iş forumları, iki toplantıda alınacak kararlar çerçevesinde şekillenecektir.