- 5 Ağustos 2021
- Yayınlayan: Kerem Kofteoglu
- Kategori: Son Yazılar
“Doğudaki Tanıtım Elçilerimiz: Çin’deki Türkler” programında konuşan Beijing Shangri-La Hotel Atmosphere Bar Head Bartenderi Volkan İbil, ‘LiquidartMan’ konseptini yarattığını hatırlattıktan sonra “Barmen, iki ürünü karıştırıp misafirine sadece içki servisi yapan biri değildir. Tam tersine her sunumunun arkasında bir hikayesi, amacı ve özgünlüğü olan yaratıcı sanatçılardır” diyor.
Kerem Köfteoğlu’nun Youtube ve Yön Radyo’da sunduğu “Doğudaki Tanıtım Elçilerimiz: Çin’deki Türkler” programına katılan Beijing’in 365 metre yüksekliğe sahip Çin Dünya Kulesi’nin 80’nci katındaki Shangri-La Hotel Atmosphere Bar Head Bartenderi Volkan İbil, Türk ve Asya lezzetlerini harmanlayıp ortaya çok özgün kokteyller çıkarıyor. Barmenliği “Bir psikolog, kimyager, show men, komedyen hatta üreten yaratıcı sanatçılar” şeklinde tanımlayan İbil, bu sanatı geniş kitlelere tanıtmak adına kendisine ait ‘LiquidartMan’ konseptini yarattı.
Bitez Garden adlı herşeyi kendisine ait kokteylin çok tuttuğunu belirten İbil bu konuda şu bilgileri verdi: “Mardin Süryanileri’nin özel tası içinde hazırladığımız bu kokteylin içine taze kekik ve çiçek kokularını serpiştiriyoruz. Bu kokteylden şimdiye kadar tüm Shangri-La otellerinde 7 bini aşkın satılarak rekor kırdı.” Her ayın üçüncü cumartesi günü Türk lezzetlerini anlattığı workshoplar düzenlediğini belirten İbil şöyle konuştu: “Yaklaşık üç ay önce, Çinlileri Türk rakı adabını Aydın Boysan üstadımızın söylemlerini İngilizce’ye çevirerek anlattım çok ilgi gördü. ‘Bandırma Vapuru 1919’ adlı kokteylimiz de büyük ilgi görüyor. Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yolda çok önemli bir yer tutar Bandırma vapurundan esinlenerek hazırladığım bu kokteyli, Ata’mızın verdiği müthiş mücadelenin hikayesiyle birlikte anlatıyorum.”
Yeni lezzet sunumları hazırlıyor
Türk kahvesi cezvesinde hazırlayıp, çay bardağında tahin veya pekmezli kokteyller de hazırlamaya başladığını belirten İbil diğer çalışmalarını şöyle özetledi: “Batı ve doğunun buluşmasını anlatan yeni çalışmalarım olacak. Örneğin bir içkiyi Çinlilerin tofu dediği fasulye yaprağına sarıp yıllandırma projemiz var. Ayrıca toprak testi kaplarda tas kebabı sunumu şeklinde yeni bir kokteyl üzerinde çalışıyorum. Bir anlamda ortaya hotpot’a benzer iş çıkaracağız. Burada kontrolü bende olan özel bir laboratuvarım dışardan malzeme almaksızın herşeli burada hazırlıyorum. Arkasında mutlaka bir öyküsü olan kokteyllerimle Türk lezzetlerini tanıtmaya çalışıyorum. Her birimiz bu yarışta biraz daha öne çıkabilmek işimizi daha iyi yapıyoruz, yapmak zorundayız.”
Shangri-La Otellerinin Akademisi’nde eğitimler de veren İbil, grubun tüm otellerinde misafire verilen özel kokteyllerinin üzerinde hikayesinin yazılı olduğu bir kartla sunulmasını sağladı. “Boş zamanım olduğunda yerel halkın arasında dolaşıp yemek kültürlerini gözlemliyorum” diyen İbil konuşmasını şöyle noktaladı: “Yeni tatlar yaratmak mesleğimizin bir parçası. Bunu yurtdışındayken kendi kültürümü kullanarak yapıyorum. Böylece ülkemi daha iyi tanıtabileceğime inanıyorum.
Öğrendiklerimi de yiyece içecek sorumlulğu bende olan Shangri-La Akademi’de diğer arkadaşlara öğretiyorum. Önümüzdeki yıllarda yaptığım işi severek yapacak birçok arkadaşı eğitmek istiyorum.. Ne yazık ki barmenlik hakkında yanlış bilgiler var. Barmenin bira kapağı açan, ‘cool görünen dövmeli asi çocuklar’ın çok ötesinde olduğunu anlatmak istiyorum. Barmenliğin tüm inceliklerinin yanı sıra, onlara, Türk misafirperverliği ile turizmciliği de anlatmak istiyorum.”