Renkli bir karakteristiğe sahip Beijing Operası maskeleri 1894 civarında ortaya çıktı. Mançu etnik grubundan ve Gui soyadını taşıyan bir adam, Beijing Operası’nı tutkuyla seviyordu. Çin kültürünün özünü teşkil eden Beijing Operası’ndan türetilen güzel bir sanat eseri.

(DENG DI / China Today Türkiye) –Bir gün, bir tapınak fuarında kilden heykelcikler gördü ve o anda kendisine çamuru yüz şeklinde kalıp yapmak için kullanma ilhamı geldi. Kalıbı yaptıktan sonra güneşte kuruttu ve ana hatları çizip Beijing Operası aktörlerinin sahnedeki yüz makyajlarına uygun olarak renklendirdi. Gui, icadıyla Beijing’deki Beijing Operası hayranları arasında ün kazandı ve sonrasında “Boyalı Surat Gui” olarak anıldı.

Elbette, renkli Beijing Operası maskeleri Beijing Operası doğduktan sonra ortaya çıktı. Ancak ondan önce de Beijing’de Nuo Büyücülük Oyunu maskeleri ya da benzeri diğer el sanatları gibi boyalı kil heykelleri yaygın olarak görülüyordu.

Çin kültüründe sahnedeki geleneksel yüz makyajı esas olarak iki tür erkek oyuncuya uygulanır: Jing (güçlü karakterli erkekler) ve Chou (palyaçolar). Farklı aktörler farklı yüz makyajı kullanır; boyalı yüzler sanatsal işlevler taşır. İzleyicilerin karakterlerin aklını okuması için bir yoldur. Bu yüzden yüz makyajına karakterlerin “akıl resimleri” denir.

Beijing Operası meraklıları arasında sevilen bir sanat biçimi olarak renkli Beijing Operası maskeleri, gerek yurtiçi gerek yurtdışında Çin kültürünün bir sembolü olarak kabul ediliyor. Güzellik ve çirkinlik bir maskede birleştiriliyor. Bir kişinin özellik ve nitelikleri belirli renkler ve çizgilerle tasvir ediliyor.

Renk kullanımı ve seçimi de başlı başına bir sanat. Estetik işlevlerden ayrı olarak, farklı renkler farklı desenlere uygulandığında bunların bileşimi farklı rollerin kişiliklerini ortaya çıkarıyor. Kavrayışlı seyirciler için yüz makyajı, karakterin bir kahraman ya da kötü adam, zeki ya da aptal, sevilen ya da nefret edilen biri olduğunu anlamanın en doğrudan yolu.

Açık söylemek gerekirse, Beijing Operası yüz makyajında kullanılan renklerin anlamları şu şekilde özetlenebilir: Kırmızı genellikle Üç Krallık Dönemi’nde sadakatiyle ünlenen general Guan Gong gibi sadık ve cesur karakterleri temsil eder. Siyah, genellikle Kuzey Song Hanedanlığı’nın efsanevi dürüst memuru Bao Gong’da bulunabilecek doğruluk ve özveriyi gösterir. Beyaz, genellikle Üç Krallık Dönemi’nde Wei Hanedanı’nın kurnaz devlet adamı ünlü Cao Cao karakteri ile temsil edilen kötü anlamına gelir ve altın genellikle ölümsüzleri betimlemek için kullanılır. Gözler ve yüzler nasıl insan ruhuna açılan pencereyse Beijing Operası izleyicileri için de yüz makyajı, görsel merkez olması itibarıyla izleyicilerin estetik duygularını uyandırmakta büyük öneme sahip. Yüz makyajı, son tahlilde, Beijing Operası gösteri sanatının daima organik bir parçası olsa da algılanma ve takdirinde görece bağımsız bir estetik öneme sahip. Sonuçta, bu maskeleri tam manasıyla anlamak, ancak farklı kostümlerle sahne alan oyuncuları izleyerek mümkün olabilir.

MAHARETLI YÜZ MAKYAJI

Boyalı opera maskeleri, başlangıçta, Beijing Operası sahnesindeki oyuncuların yüz makyajının kilden taklitleriydi. Üç boyutlu opera maskelerinin ortaya çıkmasından önce, yüz makyajı çizimleri yaygın şekilde görülüyordu. Üretim teknikleri ve çeşitleri itibarıyla renkli Beijing Operası maskeleri bir çok değişiklik geçirdi. Bunların üç esas tipi var.

Birinci tip maske, ne uzun sakalı ne de miğferi olan bir kel kafalı. Sadece gözler, burun, ağız, kaşlar ve kulaklara çizilen farklı renklerde basit desenler içeriyor. Yıllar içinde geliştikten sonra, bu maske tipi bugün hala klasik bir tip olmaya devam ediyor.

İkinci tip, kilden sakalı ve başlıkları olan renkli maskeler. Kilden sakal rengarenk boyanır ve yüz basit bir başlık ile süslenir.

Üçüncü tip maske bir takım olarak karşımıza çıkar. Bir Beijingg Operası oyunundan genellikle muhtelif karakterlerin yer aldığı tipik bir sahne ya da ilgi çeken kısımlar seçilir.

Başlık takan renkli Beijing Operası maskeleri 1980’lerde ortaya çıktı. Başlıklar, sahne karakterlerinin taktığının küçültülmüş bir versiyonu olmakla birlikte aralarında etkileyici olanlar el sanatı haline geldi. Üretimi hem zaman hem enerji alıyor, ancak bitmiş ürünler gayet zarif ve güzel.

GELENEKLER AŞILDI

Renkli Beijing Operası maskelerinin gelişimi, zanaatkar nesillerin yenilikçiliği ve desteğinden ayrı düşünülemez.

“Beijing’in ilk tapınağı” olarak bilinen Changchun Tapınağı, Beijing’deki Xicheng bölgesinin Manevi Kültürel Mirası Koruma Merkezi’ne ev sahipliği yapıyor. Beijing’in ona yakın manevi kültürel miras programının stüdyoları burada bulunuyor. Renkli Beijing Operası maskesi yapım ustalığının beşinci kuşak mirasçı ve yayıcısı Lin Hongkui, duvarlarında çeşitli renkli Beijing Operası maskelerinin asılı olduğu stüdyosunda çalışmakla meşgul.

Lin, yüz makyajı boyamayı ve üslup tasarımını annesi Tong Xiufen’den öğrenmiş. Bize renkli Beijing Operası maskeleri ressamlığının katı bir şekilde Beijing Operası oyuncularının yüz makyajının izinden gittiğini söylüyor. Kalıpları yapmak için önce uygun bir Yixing kil karışımı seçiliyor. Daha sonra kalıplar beyaz pigmentlerle fırçalandıktan sonra yüzün siyah dış hatları çiziliyor. Son adım, simetrik ve canlı desenler oluşturmak için kalıpları farklı renklerle doldurmak.

Lin üniversitede multimedya teknolojisi eğitimi gördü. Mezun olduktan sonra Beijing’de istikrarlı ve düzgün bir iş buldu. Boş zamanlarında, renkli Beijing Operası maskelerinin yapımında ve tanıtımında anne-babasına yardım ediyordu. 2008’den sonra iki tarafta da koşuşturmaya son verdi, işini bırakmayı tercih etti ve kendini ebeveynlerinin sanatını sürdürmeye adadı.

Şimdi, ressamlık yapmak yerine zamanının çoğunu sanatı tanıtmakla geçiriyor. Stüdyosu Beijing Operası maskelerini okullara götürmek için Beijing’deki üniversiteler ve ilkokullarla işbirliği yapıyor. Sık sık yurtdışında, Avrupa ve Amerika’daki kültürel temaslara katılmaya davet ediliyor. Son yıllarda, zamanının neredeyse yarısını iş seyahatlerinde geçiriyor. Bu yılki Bahar Şenliği tatilinde kültürel temas faaliyetlerine katılmak üzere New York, Danimarka, Norveç ve İzlanda’ya gidecek.

YENİLİKLERLE GELİŞTİRİLDİ

Lin’in kafası pek çok fikirle dolu. Y kuşağından biri olarak, bu sanata gençlerin bakış açısıyla kendi yeniliğini getirdi. Onun gözünde, Beijing Operası’nın renkli maskeleri de dahil olmak üzere geleneksel Çin sanatı, sıradan insanların hayatından doğdu ve canlılıkları da oradan geliyor. Dolayısıyla, geleneksel kültürün bayrağı yalnızca çağı kucaklayarak ve bu sanatı mevcut toplumun tercihleri ve ileri teknoloji ile zekice birleştirerek gelecek nesillere teslim edilebilir.

Lin, uygulamada önemli yenilikler de geliştirdi. O ve üniversitedeki sınıf arkadaşları, yüz maskelerini boyamak için her adımda ayrıntılı bir rehberlik sunan bilgisayar yazılımı tasarlayarak öğrencilerin boyama becerilerini öğrenmesini kolaylaştırdı. Gençler, bu sürece ne kadar katılırlarsa, sanatı o kadar derinlemesine anlayacaklar. Bunun yanı sıra, Lin maskelere gençlerin dikkatini hemen çeken sevimli karikatür bedenler de ekliyor.

Bir sanat eseri olarak, renkli Beijing Operası maskeleri sahnedeki bazı karmaşık erkek karakterleri, gerçekçilik ile sembolizmi birleştiren abartılı ve yaratıcı bir yöntemle vurguluyor. Küçük bir maske karakter hakkında neredeyse her şeyi ortaya koyuyor; bu da gayet gerçeküstü bir şey. Diğer taraftan hayranlarına göre, seyre değer bir gösteri aynı zamanda. Gözünü kapadığında bir maskeseverin zihninde Bao Gong, Guan Yu ve Maymun Kral gibi Beijing Operası karakterlerinin tümü canlanıyor. Sahnedeki canlı yüz makyajı zanaatkarların yardımı ile maskelere sabitlendiğinde bu geleneksel beceri Çin bilgeliğiyle devam ediyor.

2009’da renkli Beijing Operası maskeleri Beijing Manevi Kültürel Miras Projesi listesine dahil edildi. Bu tanınma sanata büyük onur verdi ve ilginin daha artmasını sağladı; ayrıca sanatı devralacak gelecek nesillere de ilham verdi.



Yazar: Kerem Kofteoglu
1963’te Mardin’de doğdu. İlk ve lise eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Dünya gazetesinde Reklam Bölümü'nde işe başladı. Sonra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı takip eden muhabirlerden biri oldu. Daha sonra sırasıyla Hürriyet Gazetesi’ne bağlı haftalık Ekonomist Dergisi ve Sabah grubunun Para dergisinde çalıştı. Bir dönem Turizm Yazarları Derneği’nin (TUYED) Başkanlığını yürüten Köfteoğlu, halen çeşitli dergilerde serbest gazetecilik yapıp, bazı kurumlara basın ve turizm danışmanlığı hizmeti veriyor.