- 8 Ekim 2024
- Yayınlayan: Kerem Kofteoglu
- Kategori: Son Yazılar
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 75. yıldönümü dolayısıyla China Today Türkiye için bir makale yazan Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin “Geçen 75 yıl boyunca, Çin Komünist Partisi, Çin halkını birleştirerek zorlukları aşmaya ve zorlu mücadeleler vermeye öncülük etmiş; hızlı ekonomik gelişim ile uzun vadeli sosyal istikrar mucizelerini yaratmıştır” diyor.
Çin’in Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin‘in yazısını dikkatinize sunuyoruz: “Çin, bu süreçte ayağa kalkma, refah ve güçlenme aşamalarını geçmiştir. Çin’in yeni döneme girmesinden bu yana, Xi Jinping’in liderliğindeki Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin güçlü yönetimi altında, 1,4 milyardan fazla Çinli vatandaş dayanışma içinde çalışarak, ekonomik ve sosyal kalkınmada tarihi başarılar ve değişiklikler kaydetmiş ve sosyalist modern bir ülkenin inşası için yeni bir sayfa açmıştır.
Çin’in gelişimi giderek güçleniyor. Yeni döneme girilmesinden bu yana, Çin, kapsamlı bir şekilde orta halli müreffeh bir toplum inşa etti. Yaklaşık 100 milyon kırsal yoksul nüfus yoksulluktan kurtarıldı ve bu, dünya genelindeki yoksulluğun azaltılmasına %70’ten fazla katkı sağladı. Çin’in GSYİH’si iki katına çıkarak 120 trilyon yuanı aştı ve yıllık %6’nın üzerinde orta-yüksek hızda bir büyüme oranına ulaşarak, dünyanın ekonomik büyümesine üst üste birçok yıl %30’u aşan bir katkı sağladı. Bu yılın başından bu yana Çin ekonomisi toparlanma eğiliminde olup, zorluklara rağmen istikrarlı bir ilerleme kaydetti. Yılın ilk yarısında Çin’in GSYİH’si yıllık bazda %5 artarak 61,7 trilyon yuan oldu. Bu büyüme oranı, ABD, Avro Bölgesi ve Japonya gibi büyük ekonomilerden önemli ölçüde daha yüksektir. Çin ekonomisi, esnek, potansiyel dolu ve dinamik yapısıyla sürekli olarak ivme kazanmaya devam edecektir. Çin’in dünyanın ikinci büyük ekonomisi, ikinci büyük tüketici pazarı, imalat sektöründe ve mal ticaretinde en büyük ülke ve döviz rezervlerinde en büyük ülke olma konumunu güçlendirerek gelişmeye devam edecektir.
Çin’in yüksek kaliteli gelişimi
Çin’in yüksek kaliteli gelişimi sağlam bir şekilde ilerlemektedir. Yeni döneme girilmesinden bu yana, Çin, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı sağlamak amacıyla, veri ve gerçekliğin entegrasyonunu, yeşil ve düşük karbonlu kalkınmayı vurgulayan kaliteli yeni üretici güçleri kullanarak yeni kalkınma kavramını ortaya koydu. Çin’in toplam sosyal Ar-Ge yatırımı, 2012 yılında 1,03 trilyon yuan iken 2023 yılında 3,3 trilyon yuan’a yükseldi. Küresel İnovasyon Endeksi sıralamasında, Çin’in konumu 2012’deki 34. sıradan 2023’te 12. sıraya yükseldi. Teknolojik inovasyon, yeni üretici güçlerin gelişimini sürekli destekleyerek, Çin’in ekonomik yapısı dijitalleşmeye, üst düzeye ve yeşil bir yöne doğru sağlam adımlarla ilerlemektedir. Bilgi teknolojisi, biyoteknoloji, üst düzey ekipman ve çevre dostu stratejik gelişen endüstriler hızla büyümektedir. Bulut bilişim, büyük veri, blok zinciri, yapay zeka ve diğer dijital teknolojiler, geleneksel sektörlerle derinlemesine entegre olmaktadır. 2023’te “üç yeni” ekonominin (yeni endüstriler, yeni formatlar ve yeni iş modelleri) katma değeri, GSYİH’nın %17,73’üne denk geldi. 2013’ten 2023’e kadar Çin’in büyük ölçekli yüksek teknolojik imalat sektörünün katma değeri yıllık ortalama %10,3 arttı. Yıllık ortalama %3’lük bir enerji tüketimi artışı ile ekonomik büyümenin 6%’sının fazlasını oluşturan Çin, enerji yoğunluğunu en hızlı azaltan ülkelerden biri oldu. Temiz enerji endüstrisinde öncü olan Çin, yeni enerji araçları, lityum piller ve fotovoltaik ürünlerin ihracatında rekor seviyelere ulaşarak küresel yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmaktadır.

Çin, dış dünyaya daha özgüvenli ve açık bir şekilde yaklaşmaktadır. Dışa açılma, Çin tarzı modernleşmenin en belirgin simgesidir. Yeni döneme girilmesinden bu yana, Çin, daha proaktif bir dışa açılma stratejisi izleyerek dünyaya yönelik yüksek standartlı serbest ticaret bölgelerinden oluşan bir ağ kurmaktadır. 140’tan fazla ülke ve bölgenin başlıca ticaret ortağı haline gelen Çin, mal ticaretinde dünya genelinde birinci sırada olup yabancı yatırım ve dışa yatırım konusunda da ön sıralardadır. “Kuşak ve Yol” Girişimi, dünya tarafından takdirle karşılanan bir uluslararası kamu ürünü ve dünyanın en büyük uluslararası işbirliği platformu haline gelmiştir. “Kuşak ve Yol” Girişimini ortaklaşa inşa etmek amacıyla 150’den fazla ülke ve 30’dan fazla uluslararası kuruluşla 230’dan fazla anlaşma yapan Çin’in dost çevresi giderek genişlemektedir. 2013-2023 yılları arasında, Çin ile “Kuşak ve Yol” Girişimi’ne katılan ülkeler arasındaki toplam ithalat ve ihracat hacmi 21 trilyon doları, Çin’den söz konusu ülkelere yapılan toplam doğrudan yatırım ise 270 milyar doları aşmıştır. 25 Avrupa ülkesindeki 223 şehri kapsayan Çin-Avrupa yük treni seferleri, Avrupa ve Asya’nın büyük bir kısmını kapsamaktadır. Bu yılın ilk yarısında, Çin’in ithalat ve ihracat hacmi ilk kez 21 trilyon yuanı aşmıştır.
Büyük devlet sorumluluğu
Çin, uluslararası alanda büyük bir devlet olarak sorumluluğunu göstermektedir. Yeni döneme girilmesinden bu yana, Çin’e özgü büyük devlet diplomasisi her yönüyle çığır açan tarihi başarılara imza atmıştır. Barışçıl kalkınma yoluna bağlı kalması ve yeni uluslararası ilişkilerin inşasını teşvik etmesiyle Çin, karşılıklı saygı, adalet ve kazan-kazan işbirliğini içeren devletler arası ilişkiler için yeni bir yol açmıştır. Çin, insanlığın ortak kader topluluğunu teşvik etmekte, tüm insanlık için ortak değerleri savunmakta ve tüm ülkelerin barış, kalkınma ve işbirliği yönündeki evrensel taleplerine yanıt vermektedir. Bu yaklaşımıyla Çin, çağın trendlerine ve insanlığın ilerlemesine öncülük eden belirgin bir bayrak olmuştur. Çin, Küresel Kalkınma İnisiyatifi , Küresel Güvenlik İnisiyatifi ve Küresel Medeniyet İnisiyatifi’ni art arda ortaya koyarak ortak kalkınma, güvenlik paylaşımı ve karşılıklı medeniyetsel değişim ruhunda geniş bir uluslararası mutabakat sağlamıştır. Eşit ve adil bir küresel çok kutupluluğu ve evrensel olarak yararlı ve kapsayıcı ekonomik küreselleşmeyi savunan Çin, gerçek çok taraflılığı destekleyerek küresel yönetişim sisteminin daha adil ve makul bir yöne gitmesini sağlamaktadır. Çin, insanlığın karşı karşıya olduğu ortak sorunların çözümüne kendi bilgeliği ve çözümleriyle katkıda bulunmakta ve dünya barışının ve güvenliğinin korunmasında yapıcı bir rol oynamaya devam etmektedir.
Bu yıl Temmuz ayında, Çin Komünist Partisi 20. Merkez Komitesi’nin 3. Genel Kurul Toplantısı başarıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, “Reformun kapsamlı şekilde daha derinleştirilmesi ve Çin tarzı modernleşmenin daha hızlandırılmasına ilişkin karar” alındı. Bu kararla, 300’den fazla önemli reform misyonu ortaya konularak, reformun daha kapsamlı şekilde derinleştirilmesi ve Çin tarzı modernleşmenin teşvik edilmesine yönelik genel düzenlemeler yapıldı; böylece Çin tarzı modernleşmeye güçlü bir ivme ve kurumsal güvence sağlandı. Aynı zamanda, Çin’in Türkiye dahil olmak üzere diğer ülkelerle karşılıklı yarar sağlayan işbirliklerinin derinleştirilmesi ve ortak kalkınmanın sağlanması için yeni fırsatlar yaratılacaktır. Barışçıl kalkınma yolunu izleyen Çin tarzı modernleşme, dünya barışı ve kalkınmasını destekleyerek gelişmekte, aynı zamanda da kendi gelişimi ile dünya barışı ve kalkınmasını sürdürmekte ve insanlığın ortak kader topluluğunun inşasını teşvik etmektedir.

Bu yıl, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 53. yıldönümüdür. Yarım asırdan uzun bir süreye dayanan Çin-Türkiye ilişkileri uluslararası değişikliklere rağmen zorlukları aşarak sürekli ilerleme kaydetmektedir. Günümüzde, iki ülke liderlerinin rehberliğinde Çin-Türkiye ilişkileri istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam etmektedir. İki ülke arasındaki karşılıklı siyasi güven giderek pekişmekte, somut işbirlikleri güçlü bir şekilde sürdürülmekte, “Kuşak ve Yol” girişimi sağlam adımlarla ilerlemekte ve Çin ile Türk halkları arasındaki karşılıklı anlayış derinleşmeye devam etmektedir.
Geleceğe yön verdiler
4 Temmuz 2024 tarihinde, Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ilişkilerin gelecekteki gelişimi için yön verdiler ve yeni bir ivme kazandırdılar. Xi, Çin ve Türkiye’nin önde gelen gelişmekte olan ülkeler ve “Küresel Güney” üyeleri olduğunu, kendi ulusal kalkınmaları ve yeniden canlanmalarını sürdürme ile uluslararası ilişkilerin normlarını koruma konularında geniş bir fikir birliğine sahip olduğunu vurguladı.
Xi, her iki tarafın, temel çıkarların korunmasında birbirini desteklemesi, karşılıklı siyasi güveni sürekli olarak güçlendirmesi ve karşılıklı fayda sağlayan yüksek nitelikli işbirliğini teşvik ederek Çin-Türkiye stratejik işbirliği ilişkisini daha da geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Erdoğan ise Türkiye’nin, Çin ile ilişkilerini geliştirmeye büyük önem verdiğini, tüm alanlarda karşılıklı fayda sağlayan işbirliğini kararlılıkla teşvik etmeyi hedeflediğini, tek Çin ilkesini kararlılıkla desteklediğini ve Çin’in egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu belirtti.
Geleceğe baktığımızda, Çin-Türkiye ilişkilerinin vizyonuna olan güvenimiz tamdır. Çin, Türk tarafı ile birlikte, iki ülke liderleri arasında varılan önemli fikir birliğini uygulayarak, karşılıklı siyasi güveni pekiştirmeye, stratejik uyumu güçlendirmeye, kazan-kazan işbirliğini teşvik etmeye, Çin-Türkiye stratejik işbirliği ilişkilerinin çok yönlü, derin ve üst düzeyde gelişmesini desteklemeye ve iki ülke halklarına daha fazla fayda sağlamak için çaba göstermeye hazırdır.”